
|
|
|
 |
|
|
Durgunluk sürer mi?
Satır Arası / Deniz Sipahi
Birçok kişi seçim, Cumhurbaşkanlığı süreci derken birçok yatırımını, projesini erteledi.
Tam biraz daha rahat olabiliriz dediği bir dönemde bu sefer de dış piyasalardaki dalgalanma başladı.
ABD Merkez Bankası FED’in faiz indirimi piyasalara moral verirken, uzmanlar bu sürecin devam edeceği ve her an yeni gelişmelerin olabileceğini söylüyorlar.
Hemen her gün değişik sektörlerden birçok tanıdığımızla konuşuyoruz.
Çoğunluğu durgunluktan yakınıyor.
Bir kriz ortamından söz etmiyorlar ama gelecekle ilgili bazı endişelerini dile getirmekten de kaçınmıyorlar.
Sanayideki bu sıkıntı esnaf kesiminde çok önceden başladı.
Ben kötü yönetilen, küçük de olsa yanlış stratejilerle başlangıç yapan işletmelerin zor durumda olmasından bahsetmiyorum.
Piyasa ekonomisi içerisinde bu tür işletmeler her zaman olacaktır; yanlış devam ettiği sürece de zamanı geldiğinde bunlar ya satılacak, ya da kapanacaktır.
Önemli olan genele yayılan olumsuz bir havanın olmamasıdır.
* * *
Seçim sonrasında yapılan araştırmalar çok net gösteriyor ki; AKP’ye oy verenlerin çoğunluğunun gerekçesi ekonomik nedenlerdi.
Rakamlar da bunu çok güzel anlatıyor.
AKP’ye oy veren seçmenlerin yüzde 34’ü bu partiye oy vermesinin en önemli nedeninin ekonomik durumun iyiye gitmesi olduğunu söylemiş.
Yüzde 12’si de ülke istikrarının devamlılığı için oy attığını belirtmiş.
İkisinin toplamı 22 Temmuz’da AKP’nin aldığı oya eşit.
Ekonomik gerçeklerin seçmenin oy tercihinde ne kadar etkili olduğu çok açık ortada.
CHP’ye oy veren seçmenlerin yüzde 26’sı en önemli oy verme nedeni olarak laikliğe verilen önemi seçmiş. Yüzde 16’sı ise istemediği partinin iktidara gelmesini engellemek için CHP’ye oy verdiğini belirtmiş.
CHP’nin böyle bir seçim stratejisiyle beklediği oyu alamayacağı çok net ortadayken, parti yöneticileri bu ısrarlarını devam ettirdiler.
MHP’ye oy veren seçmenlerin yüzde 30’u bu partinin milliyetçi değerleri savunmasını oy vermelerinin en önemli nedeni olarak göstermiş. Yüzde 25’i için ise en önemli neden MHP’nin terörizmi önleyeceğini düşünmüş.
* * *
Bu sonuçlar gösteriyor ki; tek başına laikliği savunmak, tek başına milliyetçiliği anlatmak seçimlerde başarıyı yakalamak için yeterli olmuyor.
Tekrar başa dönüyorum.
Konuştuğum birçok kişi seçimlerin üzerinden epeyce bir süre geçmesine rağmen piyasaları rahatlatacak adımların henüz atılmadığını söylüyor.
Daha özetle söylemek gerekirse, birkaç yıl önce iş dünyası daha cesur adımlar atarken, şimdi tercihini projeleri ertelemekten yana kullanıyor.
Tablolar da gösteriyor ki; özel sektörün borcu 120 milyar doları geçmiş durumda.
Ve herhangi bir dalgalanmanın sıkıntıyı büyüteceğini düşünüyorlar.
Bu süreç 22 Temmuz öncesinde yaşansaydı, inanın ortaya çok farklı bir sonuç çıkardı.
AKP’nin bu gerçeği bildiğini düşünüyor ve esnaftan başlayıp giderek büyük işletmelere doğru sıçrayan bu durgunluğun önlenmesi için hükümetin bazı adımlar atması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü Türkiye üretmek, büyümek ve değişmek zorunda.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|