İman ve iyilik birlikte olmalı
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN
Kuran'da en çok tekrarlanan öğüt, insanların Allah'ın birliğine ve Ahiret Günü'ne inanmaları ve iyilikler yapmalarıdır. Böyle olanlar cennetlerde ağırlanacaklardır. (4Nisa57)
İyiliklerin neler olduğu da öğütlerle ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Bunlardan bir demet örnek şöyledir: "Yalnızca Allah'a kulluk edin, O'ndan başkasına ilahlık yakıştırmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakınınızdaki arkadaşa, yolcuya, hizmetinizde olan kimselere iyilik edin. Allah kendini beğenip küstahça davrananları sevmez." (4Nisa36)
Müminler, komşuları hangi cemaatte mensup olurlarsa olsunlar, inançları ne olursa olsun, onlara karşı ahlaki sorumluluğa sahiptir. Hz. Peygamber bu sorumluluğu şu sözünde özetlemiştir:
"Her kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorsa, komşularına iyilik yapsın." (Buhari, Müslim ve bütün diğer hadis kitaplarında) Yapılan iyiliklerin başında her zaman adalet ilkesi bulunmalıdır:
"Allah size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." (4Nisa58)
Tefsirciler diyor ki; emanet kelimesi, ister maddi, ister manevi olsun, her kimseye emanet edilmiş olan herhangi işleri gösterir, hem hukuki anlamda hem başkalarının tavır ve davranışlarını yargılama anlamında. İşveren olabilirsiniz, işçi olabilirsiniz, öğretmen olabilirsiniz, öğrenci olabilirsiniz, din görevlisi olabilirsiniz, cemaat olabilirsiniz, yapmanız gereken iş size emanettir, onu en iyi şekilde yapmalısınız, aksi halde emanete hıyanet ediyor olabilirsiniz. Emanete hıyanet ise affedilmeyecek suçlardandır.
Şimdi sorularınız:
Dinler her devirde doğru yolu gösterir
Şurası muhakkak ki Müslümanlık, bugünkü dünyaya pek uyum gösterememektedir. Ancak "zaman sana uymuyorsa sen zamana uy" mealinde bir hadis varmış. Bu doğru mu, biraz açıklar mısınız?
Sorudaki "Müslümanlık" kelimesini "Müslümanlar" olarak değiştirirsek, hakikate daha uygun konuşmuş oluruz sevgili okurum.
Dinlerin hepsi bütün devirlerde insanlara doğru yolu göstermek, onları bencilliklerinden kurtarıp kendilerini eleştirebilen, başkalarını da düşünebilen varlıklar haline getirmek amacına sahiptir. Dindarların hepsi zaman zaman dünyanın gidişine göre geride kalırlar, kalmışlardır, kalmaktadırlar. Onlar bu durumlarının farkında oluncaya kadar uyumsuzluklarından kurtulamazlar, üstelik hep kendileri dışındaki dünyayı yanlış, uyulmaması gereken yanı ile görür, kendilerini oyalarlar.
Kuran, Allah'ın bu gibi kimseleri kendi haline bırakacağını haber veriyor. Onlar kendi hallerini değiştirip ıslah olmadıkça Allah onları değiştirip ıslah etmeyecektir. Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy, sözü elbette vardır, ancak bu uyum işinin nasıl olacağı üzerinde çalışmak önemlidir. Bunu sadece şekilcilik olarak almak, hâl veya geçmiş, hangi zamana uymak anlamında olursa olsun, fayda sağlamayacak, uyumsuzluk devam edecektir.
Bizler bugün bir kısmımız hâle, bir kısmımız geçmişe şeklen uymaktayız ama görüyorsunuz sonuç alamıyoruz. Geçmişi de bugünü de, ikisinin arasında kendi eksik ve fazlalarımızı da görüp değerlendirebilecek bilgi ve olgunluk seviyesine erişmeliyiz, diyorum.
Meal okuma yöntemi konusunda tavsiyeler
Değerli hocam, gazetedeki köşenizde bugün bir okuyucuya verdiğiniz cevapta Kuran-ı Kerim mealini okuma yöntemi olduğunu söylemişsiniz. Lütfen bu hususta aydınlatıcı bilgi ve meal okuma usulü hakkında bilgi veren kaynak gösterir misiniz?
Meal okuma yöntemi, benim ilahiyat fakültesindeki öğretim üyeliğim sırasında öğrencilere yaptırdığım mescit uygulamalarında kısmen geliştirdiğim bir yöntemdir. Size bunun için bazı tavsiyelerde bulunabilirim. Öncelikle benim bir kitabım var, Kuran'ın 114 suresinden her birini, sure isimleri açısından, mesela sure niçin "Bakara" diye isimlendirilmiş, bu surede anlatılan en önemli olay ve bundan çıkarılacak öğüt nedir, bunları üçer sayfada anlatıyorum.
Siz her sureyi önce bu kitaptan giriş olarak okur, sonra mealdeki bütününe geçerseniz, yararlanacağınızı umuyorum. Kitabımın ismi "Elli Bin Yıllık Bir Gün." Bu isim de bir ayetten alınmadır.
Sorularınız için:
ramazansayfasi@milliyet.com.tr
Faks: 0212 - 505 62 18
Tel: 0212 505 62 91 - 0212 505 68 41

