
Fikret BİLA
Yön
Sıcak takip mi, soğuk takip mi?
Irak İçişleri Bakanı Cevat Bolani'nin Ankara ziyareti sırasında iki ülke arasında bir terörle mücadele işbirliği anlaşmasının imzalanması öngörülüyordu. Bu anlaşmanın Türk güvenlik güçlerinin PKK'ya karşı sıcak takip yapmasına da olanak sağlaması bekleniyordu.
Ancak imza aşamasına geldiği belirtilen anlaşma, dün akşam saatlerine kadar kilitlendi. Kilitlenmenin nedeni "sıcak takip"ti. Bağdat, sıcak takibin Irak hükümetinin iznine bağlanmasında ısrarlıydı. Oysa, BM Sözleşmesi zaten sıcak takip olanağı tanıyor. Bunun her olayda Bağdat hükümetinin iznine bağlanmasının, takibin "sıcak" olmaktan çıkıp, "soğuk" takibe dönüşmesine yol açacağı açık. Bu nedenle de Ankara, eskiden olduğu gibi genel anlaşmaya dayanarak, bu yetkiyi kullanmanın daha doğru olacağını savunuyor.
Kürt yönetimi
Tabii, sorun sadece "sıcak takip"in nasıl yapılacağında değil. Bundan da önemlisi Bağdat hükümetinin yapacağı anlaşmanın Kuzey Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi'ni bağlayıp bağlamayacağı...
Hatta bağlasa bile Barzani yönetiminin buna uyup uymayacağı.
Barzani'nin, Türk askerinin "sıcak" veya "soğuk", Kuzey Irak'a girmesine karşı olduğu biliniyor. Bu nedenle Bağdat'tan alınacak izinle bile olsa "sıcak takip" olayına karşı çıkacağını tahmin etmek zor değil.
Nitekim dün Kürt yönetiminden bu yönde açıklamalar geldi.
Bölgesel Kürt Parlamentosu Başkan Yardımcısı Kemal Kerküki ve Peşmerge Savunma Güçleri Sözcüsü Cabbar Yawer, "Irak Kürdistan hükümetinin onayı olmadan PKK konusunda Türkiye ile bir anlaşma imzalanamaz" açıklamasını yaptılar.
Irak Anayasası
Bu konuda bir diğer önemli durum da yeni Irak Anayasası'nın Türkiye-Irak sınırının korunmasını Bölgesel Kürt Yönetimi'ne vermiş olması. Bu hüküm gereğince sınırdan Barzani'ye bağlı peşmergeler sorumlu.
Durum bu olduğu sürece, Barzani yönetiminin, Bağdat hükümeti Türkiye ile anlaşma imzalasa bile, kendini bağlı saymayacağı, anlaşmanın gereklerini yerine getirmeyeceği söylenebilir.
Henüz Bağdat'ta Kuzey Irak'ta da egemen olan bir hükümet varlığından söz etmek zor. Kendi aralarında egemenlik mücadelesi olan Bağdat ile Kuzey Irak arasında bu konuda görüş birliği sağlamak da kolay değil.
Türkiye cephesi
Türkiye cephesinden bakınca, Irak'la terörle mücadele işbirliği anlaşması imzalamak elbette olumlu bir adım olarak görülüyor. Ancak, sıcak takibin her olayda izne bağlanması ve Kuzey Irak'ta Kürt yönetiminin muhalefeti bu anlaşmayı uygulanabilir olmaktan çıkaracaktır.
Ayrıca sıcak takibin özelliği teröristleri anında takip edebilmek, gerekirse sınırı da geçebilmektir. Bu sağlanmadıkça sıcak takibin anlamı kalmaz.
Burada ortaya çıkan sorun geçtiğimiz dönemde Türkiye'yi önemli ölçüde oyalayan "özel temsilci" mekanizması gibi bir sonuç doğurmasıdır.
Ankara'nın uygulaması olmayacak bir anlaşmayla oyalanması, istenilen sonucu vermeyecektir.
Terörle mücadelede Irak'ın da ABD'nin de samimi olmaları ve imza attıkları belgeleri Kuzey Irak'ta da uygulatabilmeleri gerekir.
fbila@milliyet.com.tr

Cafe