
Demirel, Anayasa ve Ankara Hukuk
Evren'den sonra önceki gün de 9. Cumhurbaşkanı Demirel ile görüştüm. Konu, yine yeni anayasa çalışmalarıydı. O da Evren gibi çok çarpıcı söylemlerde bulundu. AÜ Hukuk Fakültesi'nde gerçekleştirdiğimiz Genç Bakış'ta da çok çarpıcı diyaloglar gerçekleşti.
Söz şimdi Demirel'de:
Türkiye birkaç ay arayla yeni bir cumhurbaşkanlığı seçimini kaldıramaz. Cumhurbaşkanını Meclis'in seçmesiyle halkın seçmesi arasında fark yok. Halk seçerse, Gül 12. Cumhurbaşkanı olur. Kalsa, 7 sene sonra halkın önüne çıkıp seçilme hakkı var ama illa ki beni halk seçsin derse, bu hakkını bitirir. Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında sürtüşme için daha çok erken. Aynı partiden de olsa bu 2 makam arasında sürtüşme olur. Anayasalar genellikle büyük olaylardan sonra olur. 60'da, 80'de öyle oldu. Peki, şimdi ne oldu da değişikliğe gidiyorsunuz? Siz de (AKP) 82 Anayasası ile geldiniz. Asker yaptı diye değiştirmeye gerek yok. 25 senedir yürürlükte. Birçok maddesi de değişti. Eğer siz (hükümet için) anayasa yaparsanız bu parti anayasası olur. 82 Anayasası yüzde 92 oy almış bir anayasa. Siz yerine yüzde 60 oy almış bir anayasa getirirseniz, tartışılır. Neden değiştirdiniz denir! Halkın büyük çoğunluğunun oy vereceği anayasa yapıyoruz diyorsanız, halkı cezbedecek ne koyuyorsunuz? Anayasalar durup dururken değişmez. Size engel olan ne var ki değiştiriyorsunuz? Neden tümünü değiştiriyorsunuz da bazı maddeleri değiştirmiyorsunuz? Zaten yüzde 90'u aynı olacak. Devletin mekanizmasında uzun boylu değişiklik yapamazsınız. Üç önemli sual vardır: Neden bunu yapıyorsunuz? Neden şimdi yapıyorsunuz? Neden bu şekilde yapıyorsunuz? Bu soruların cevabı verilmelidir. Anayasayı değiştirmekle işsizliğe, yoksulluğa, kalkınmaya, sanayileşmeye çare bulamazsınız. Oysa toplumun asıl çözüm beklediği konular onlar. Türban için anayasa değiştirilmez, eğer bunun için yapıyorsanız tutmaz. Bu ortamda yeni bir anayasa getirmek siyaseten büyük bir yanlıştır. Halkın beklentisi işsizlik, yoksulluktur, anayasa değiştirmek değildir. Bu anayasa, siyaset reformu getirecek mi? Türkiye türban sorununu atlatamaz. Bu bir simge çünkü. Simge olduğu sürece Türkiye'yi ikiye bölmekten başka bir şey yapmaz. Kuran "oku" diye başlıyor. Tayyar Altıkulaç ve Ali Bardakoğlu'nun kızları okumak için başlarını açtı. O yerin kuralı neyse onu yapacaksınız. Türban serbest bırakılırsa üniversitelerde büyük sıkıntı olur. 70'li yıllarda üniversitelerin okunamaz olmasından ıstırap duyduk. İdeoloji kavgası vardı. Üniversiteler her şeyi konuşmalı ama kavga etmemeliydi. Üniversite sorunu, halledemediğimiz sorunlardan biriydi. Üniversitelere yeniden ideoloji kavgası getirmemek lazım. Hele din eksenli olursa çok tehlikeli olur. Kavga üniversitelere sıçrarsa yeniden kaynar ve yönetilmez duruma gelir. Bugünkü Türkiye'de kim, neden şikâyetçi? Herkes orucunu tutuyor, isteyen namaz kılıyor. Zorlama olmamalı. 70 bin camide ezan okunuyor. Din öğretiliyor. 2.5 milyon öğrencinin yarısı kız. Bunlardan türban takmak isteyen 7-8 bin kişi. Dışarıdakiler elini çekse iyi olur. Atatürk cumhuriyetinin en büyük başarısı, din ve devleti ayırması, ama bu ayrılıktan sonra kimse gâvur olmamıştır. İbadetinizde, inançlarınızda neyi yapamıyorsunuz, bana onu söyleyin. Moderniteye ters düşen geleneklerdir, din değildir. Malezya'ya benzer miyiz kaygısı bence Türkiye'nin geriye gittiğinin göstergesidir. Türkiye'nin Malezya'dan öğreneceği bir şey yoktur. Türban konusunda mahalle baskısı oluşmaz diyemem. Bu işleri yapan yüzde 10'dur. Bu her yerde böyledir. Yüzde 10'un karşısında durulmaz. Yüzde 46 iyi bir oran, iyi bir güç. Ama seçim sonucunda kral seçilmemiştir. Devlet çoğulcu devlettir, yüzde 46'yı çok iktidarlar aldı. Ben de aldım. Ama kurumların (üniversite, asker, yargı, meclis, hükümet, muhalefet) karşısında duramamıştır. Askeri rejimden en çok ben şikâyet ederim, ama gerçek budur. Türkiye'nin kırmızı çizgileri olması lazım, bunlarla oynamamak gerekir. 82 Anayasası beni 10 yıl mahkûm etti, 10 yılımı yedi. Ama yine de kalkıp halkıma tek bir şey söylemedim. Asker senin askerin, 12 Eylül'ü neden alkışladın demedim.
Özetin özeti: Üniversite izlenimleri de yarın!
aguclu@milliyet.com.tr