
Meral TAMER
DSP'nin gönüllüleri, CHP'nin "atananları"
Önce asistanım Özlem Ertem İstanbul'da 4 CHP ve 4 DSP ilçe merkezini çat kapı ziyaret ederek belli izlenimler edindi. Ardından da CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve DSP İstanbul İl Başkanı Mustafa Aslan'dan gelen davet üzerine Özlem'le birlikte CHP ve DSP'nin il teşkilatlarını aynı gün peş peşe ziyaret ettik. Ve o ortamların havasını, başkanların anlattıklarını sizlerle paylaştık.
Şimdi sıra bazı tespitlerimizde...
Öncelikle 2 partinin siyahla beyaz kadar birbirlerinden farklı, kurum kültürlerinin taban tabana zıt olduğunun altını çizmemiz lazım. Çok muhtemeldir ki MHP'ye ya da DYP'ye de gitmiş olsak, CHP'ye daha benzer bir yapıyla karşılaşabilirdik.
Özlem'in deyimiyle DSP'de her ilçede "kapıyı açan, tavşan kanı çayları yapan teyzelerden (bazıları başörtülü)" başlayarak bütün çalışanlar "amatör"; bunu teyit eden İl Başkanı Aslan "Teşkilatlarımızda hiç kimseyi maaş vererek çalıştırmıyoruz. Gönül işi bu. Hepsi gönüllü" diyor.
Kiraları kim ödüyor?
Özlem'in tespitlerine göre CHP ilçe teşkilatlarının çoğunda (örneğin Bağcılar, Esenler, Bakırköy, Fatih, Güngören, Bahçelievler) mülk CHP'ye ait. Dolayısıyla kira sorunu yok. Ancak Beyoğlu, Bayrampaşa, Eminönü ve Eyüp'te olduğu gibi CHP kiracıysa, kirayı İlçe Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri ödüyor. Genel merkezden ancak yılda 2 kez para geliyor.
DSP'nin ise Ankara'daki genel merkezin yanındaki küçük bir gayrimenkul dışında hiç mülkü yok. İllerden beldelere bütün teşkilatlar kira.
Aslan, "Kurucumuz Ecevit'in bıraktığı, fonda değerlendirdiğimiz 83 milyon YTL kadar bir paramız var. Bu paranın faiziyle Türkiye'deki bütün teşkilatlarımızın elektriğini, suyunu, kirasını, doğalgazını karşılıyoruz. O zaman da kimseye diyet borcumuz olmuyor. Her masrafımızı genel merkezimiz veriyor. Mesela buranın kirası 4 bin YTL, 1000 YTL de masrafları. Bize her ay 5 bin YTL yolluyorlar," diyor ve ekliyor:
"Ama çiçek gönderiyorsunuz, pankart yaptırıyorsunuz, onu tabii ben karşılıyorum. Başkansanız o kadarını da yapacaksınız."
CHP'de seçilme yok
İkimizin de dikkatini çeken bir diğer nokta CHP'de göreve "atamayla" gelinmesine karşılık DSP'de önce atamayla gelinse de, atananların bir sonraki dönemde seçilerek gelmeleri.
CHP'nin 25 gün önce atanan İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, önceki günkü yazımda da belirttiğim gibi 32 ilçe başkanından 16'sını görevden alıp yenilerini atadığını söylemiş, hatta "Çalışmıyorlarsa tabii değiştireceğim" demişti.
Ne var ki dünkü gazetelerde Haluk Koç'un Deniz Baykal'a karşı aday olacağını okuyunca, CHP İstanbul'daki bu radikal değişikliğin yerel seçimlerden ziyade Kurultay hazırlığı olduğunu anladık.
Nitekim görevden alınan Şile İlçe Başkanı avukat Gülseren Güney dikkatimizi çekti: 16 ilçe başkanı da aynı tek tip gerekçeyle görevden alınmış.
CHP sanki ana caddelerde oturanların partisiyse, DSP ara sokaklara kadar inen, mahallelere nüfus edebilen bir partiymiş izlenimi veriyor.
2 partinin belki de tek ortak yanı, kendilerine yakın buldukları bizim gibi gazetelerden hiç destek alamamaktan yakınmalarıydı.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe