- İstersem yerim!
- Yemezsen yeme!
Çocuğunuz yeme direnci gösteriyorsa ne yapacaksınız? Önce, onun yememe nedenini tespit etmeli ve ona uygun çözüm üretmeye çalışmalısınız
SEMA ASLAN
Bazen kendimi yakar top oynar gibi hissediyorum. Duymasın ama Defne İnci bir top, onu havaya atıp bazen babasının, bazen anneannesinin, bazen de babaannesinin adını sesleniyorum. Ve Defne İnci, kimin adını sesleniyorsam, onun elinde kalıyor. Ben de gündemimdeki işi yapmakla meşgul oluyorum.
Böyle anlarda hem mutluyum hem mutsuz. Gündemimdeki işlerle nihayet ilgilenebildiğim için mutlu oluyorum, evet. Fakat bebek öyle bir şey(miş) ki, onsuz bir dakika geçmiyor, geçmemeli gibi. Sanki bebeğimi birkaç saatliğine de olsa bir başkasına bıraktığımda, onunla ilişkim kesintiye uğruyor. Tesadüf mü, bilmiyorum ama birkaç kez böyle ayrılıkların sonunda eve döndüğümde Defne İnci'yle bir türlü göz teması kuramamıştım; gözlerini benden ısrarla kaçırmış, hep başka taraflara bakmıştı.
Fakat bazı anlarda büyük rahatlık, onun bir başkasıyla birlikte olması. Benim kendi planlarım açısından değil, yine onunla ilgili planlarım açısından. Şöyle ki: Diyelim Defne İnci yemeğini yemiyor (ki yemediği oluyor elbette) ve diyelim ben onun yememesini önemsememeyi beceremiyorum. Bir, iki, üç, pes! Mama saatleri her ikimiz için de gelmesini istemediğimiz, kâbusu hatırlatan saatlere dönüşmeye başlamadan evvel çözüm bulmalı: "Mamasını ben yedirmeyeyim, sen ilgilenir misin?"
Böylece ben üzülmemiş oluyorum ama Defne İnci yemiş oluyor mu? Hayır. Aşçısı ve hizmetkarı değiştiği halde, tepkisi ve tavrı değişmiyor. Meyve püresi hâlâ en sevmedikleri arasında birinci sırada.
Peki neden? Peki, ne yapmalı?
İşbirliği yapmalı
"Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz?" (Goa Yayınları) isimli kitabın yazarı pedagog Elif Koca ile görüştüm. Bebeğimin doktoru, Defne İnci'nin gelişiminin normal ilerlediğini söylüyor fakat ben hanımefendinin yemeği reddeden tavrından rahatsız; bir önceki ay, toplamda alması gerekenin çok altında kilo almış olmasından dolayı da endişeliyim.Elif Koca bedensel sağlığı yerinde olduğu halde yeme davranışına direnen çocuğun öncelikle ne gibi bir sorunu olduğunu araştırmak gerektiğini söylüyor. En basit neden, henüz acıkmamış ve ihtiyacı dışında yemeğe zorlanmış olması. Elbette sevmediği yiyeceklerden kaçınıyor da olabilir (Defne İnci'nin yoğurda pek itirazı yok mesela). Bir de biraz daha büyük bir çocuksa, başka sorunlar da olabileceğini söylüyor Koca: Kazanç elde etmek (ah bu çocuk milleti yok mu!) ya da anne-babayı cezalandırmak için yemiyor olabilirmiş çocuk. Veya duygusal bir sorunu olabilirmiş. Biz yetişkinleri de yemeden içmeden kesen sorunlar yok mu sanki?
Peki, çocuğunuz yeme direnci gösteriyorsa ne yapacaksınız? Önce, onun yememe nedenine kanalize olmalı ve çözüm üretmeye çalışmalısınız. Fakat bebeklerden / çocuklardan her ne kadar "bebek milleti / çocuk milleti" diye söz ediyor olsak da, onların da bireysel farklılıkları var.
"Yememe davranışı gösteren binlerce çocuk olabilir. Bunlardan yüzlercesinin sorunu aynı olsa bile çözüm için aynı yol o yüzlerce çocuğa uygun olmayabilir. Sorunun çözümü için çocukla işbirliği içinde olunmalıdır. Onu incitmeyecek bir çözüm yöntemi geliştirilmelidir" diyor Elif Koca.
Pratik çözüm önerileri
Gelelim, pratik çözüm önerilerine. Yemek saati belirlemek, iyi bir yol; hem bir koşullama yaratabilirsiniz hem de bebeğinizin öğünlerini takip edebilirsiniz. Yine, bireysel farklılıklara dikkat! Her bebek aynı zaman aralığında acıkmıyor olabilir.Bebeğiniz ek gıdalara geçiş nedeniyle de sorun yaşıyor olabilir. Bizim beslenme sorunumuz, tam da bu döneme denk geliyor söz gelimi. Sanırım, esnek olmak gerekiyor. Bebeğimin muhallebiyi sevmediğini fark ettiğimde, muhallebiden vazgeçtim; meyve püresini her gün başka meyvelerle deneyerek, bazen tek bir meyve şeklinde vermeye çalışıyorum.
Seçenek sunmanın doğru bir yöntem olduğunu belirten Elif Koca, bebeklerin tat alma duyularının henüz gelişmediğini söyleyince şaşırıyorum. "Sebzeler elbette sağlıklı besinler ve yenmesi gerekiyor ancak bilmeliyiz ki enginarı yerken bizim aldığımız tadı çocuğumuz alamıyor. Hâl böyle olunca yerken zorlanacağına hazırlıklı olmak, miktarını fazla tutmayarak çocuğa yardımcı olmak ve sevdiği başka bir gıdayla öğünü desteklemek krizleri önleyecektir." Allah Allah!
Çaresiz bırakan gerçek
Kızımın yoğurt saati mi geldi, ben de alıyorum önüme bir adet meyveli yoğurt. Bir kaşık kızıma kendi yoğurduğundan, bir kaşık bana meyveli yoğurdumdan. Göstere göstere hem de! Örnek alsın diye. Bu da doğru bir yöntemmiş.Elif hanımla görüşmemizde beni çaresiz bırakan gerçek şu oldu: Çocuğunuza, onun yemek yemesinin sizi ne kadar mutlu ettiğini hissettirmeyin, çocuğunuz yemek yemeyi bir kazanç kapısı haline getirmesin! "Her ebeveyn çocuklarının sağlıklı olmasını ister. Ama 'Bana Action Man alırsan yemeğimi yerim, yoksa yemem' gibi sözler duyduğum pek çok çocuk sayabilirim. Yeme davranışından çocuğun çıkar elde etmesini engellemek, hatta bu sürece hiç girmemek gerek."
Çocuğu kandırmak da yok. Vay halimize!

Cafe