IMF'ye sosyalist ve İstanbul âşığı patron
Fransız Sosyalist Partisi'nin önde gelen isimlerinden biri olan Dominique Strauss-Kahn, artık IMF'nin en tepe koltuğunda oturacak. Yeni IMF Başkanı'nın özellikleri arasında akademisyenliği ve İstanbul âşığı olması da var
SABETAY VAROL Paris
Uluslararası kuruluşların başına "uzman yönetici" yerine, siyasi yönü ağır basan, ülkelerinde "ağır top" sayılan kişileri getirme eğilimi, Fransız Sosyalist Partisi'nin önde gelen isimlerinden Dominique Strauss-Kahn'ın, IMF direktörlüğüne seçilmesiyle iyice netleşti.
Strauss-Kahn'ın selefi ve IMF'nin 9. direktörü olan Rodrigo Rato da muhafazakâr İspanyol Jose Maria Aznar hükümetinde 8 yıl boyunca Başbakan Yardımcılığı ve Ekonomi Bakanlığı yapmıştı.
Portekiz eski Başbakanı Jose-Manuel Barroso, AB Komisyonu Başkanı seçildiğinde dünyaca tanınmış bir isimdi. Güney Kore Dışişleri Bakanı Ban Ki-Moon da BM Genel Sekreteri olduğunda sadece 2 yıldır ülkesinde dışişleri bakanıydı. Ama bu süre Güney Kore'de bir dışişleri bakanı için rekor sayılıyor.
Strauss Kahn, IMF'de köklü reform yapmayı vaat ediyor. Gelişmekte olan Çin, Hindistan, Brezilya ve Türkiye gibi ekonomilere IMF bünyesinde daha fazla ağırlık verilmesinin gereğine inandığı biliniyor.
Türkiye'yi destekliyor
Türkiye'nin AB üyeliğini en fazla destekleyen lider düzeyindeki Fransız politikacılardan biri olan 58 yaşındaki Dominique Strauss-Kahn, ilkbahardaki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, muhalefetteki Sosyalist Parti'nin, kendi adayını belirlemek üzere düzenlediği önseçimde adaylığını koyan üç isimden biriydi.Segolene Royal'in yüzde 60 oy almasına karşılık, yüzde 20 oyla ikinci olan Strauss-Kahn, Segolene Royal'in Nicolas Sarkozy karşısında yenilgiye uğramasının ardından tüm kamuoyu yoklamalarında, "önümüzdeki dönem sol muhalefet liderliği yapabilecek" isimler arasında birinci sırada yer aldı.
Mensubu olduğu Fransız Sosyalist Partisi'nin, Cumhurbaşkanı Sarkozy'ye karşı tutarlı muhalefet planı oluşturmakta zorlandığı bir sırada, Strauss Kahn'ın politika sahnesinden çekilmesi, Paris'te sol açısından önemli bir boşluk olarak değerlendiriliyor.
İstanbul'u iyi bilen Strauss-Kahn, bir İstanbul âşığı. Sarkozy'nin tersine Türkiye'nin AB üyeliğine tam destek vermesiyle de Türkler tarafından seviliyor. Türkiye'nin dışlanmasına şiddetle karşı çıkıyor.
En başarılı bakan
1997-1999 yılları arasında Lionel Jospin hükümetinde 2 yıldan az bir süre ekonomi, maliye ve sanayi bakanlığı yapan Dominique Strauss-Kahn, kısa sayılacak bu zaman zarfında son 20 yılın en başarılı Ekonomi Bakanı olarak belleklerde iz bıraktı.Bakanlığı sırasında Fransız ekonomisinin bir numaralı belası olan işsizlik sorununda ciddi düzelme gözlendi. 300 bin kişilik yeni istihdam yaratıldı. Bunda Strauss-Kahn'ın, eski konut tadilat işlerinde KDV'yi yüzde 19'dan yüzde 5.5 oranına düşürmesinin etkisi oldu. Devlet bütçesinde de düzelme meydana geldi. Fransa, Maastricht kriterlerini yerine getirerek euro'ya girmeye hak kazandı.
Sosyalist Parti'nin "karma ekonomi" yanlısı görüşüne karşın, Strauss-Kahn'ın ekonomi bakanlığı yılları, Fransa'da en fazla özelleştirmenin gerçekleştiği yıllar oldu. Bu özelleştirmeler arasında özellikle France-Telecom dikkat çekiyor. Bakan olmadan önceki avukatlık faaliyetleri dolayısıyla, hakkında açılan yolsuzluk soruşturmaları yüzünden, başarının zirvesinde olduğu bir sırada 1999'da bakanlıktan istifa etti. Paris Siyasal Bilimler Enstitüsü'nde ekonomi dersleri veriyor.
Fas'ta doğdu, Paris'te büyüdü
Meslekten ekonomist olan Strauss-Kahn, 1949'da Fas'ın Agadir kentinde, Alsace kökenli varlıklı Musevi bir ailede dünyaya geldi. 1960'ta Agadir deprem faciası yüzünden ailesiyle Paris'e yerleşen Strauss-Kahn, Yüksek Ticaret Okulu (HEC) ve Paris Siyasal Bilimler Enstitüsü'nü (IEP) bitirdikten sonra öğretim üyesi oldu.
İngilizceden başka anadili gibi Almanca bilen ve Fransız politikacıları arasında nadir sayılan bu özelliği nedeniyle Almanlarla da çok iyi ilişkileri olan Dominique Strauss-Kahn, daha önce Nancy ve Nanterre üniversitelerinde ekonomi profesörlüğü yaptı. 1970'li yıllarda Sosyalist Parti üyesi olan IMF'nin yeni direktörü, Lionel Jospin'e yakınlığıyla bilindi.
Akademik kimliğinden taviz vermeyen Strauss-Kahn'ın derslerine giren öğrenciler onu, ilginç bakışlı, kendinden emin, sakin, elleri çok zaman pantolonunun cebinde gezen bir profesör olarak anımsıyor.

Cafe