Sessizlik kötü oldu
Derbide seyircisiz maçın ne kadar kötü olduğunu daha iyi anladık. Tatsız, tutsuz, atmosferi yüksek olmayan bir maç izledikSeyircisiz maçın ne kadar kötü olduğunu daha önceki maçlarda fazla anlamamıştık. Ama derbide hakikaten de bu olumsuzluk kendini çok belli etti. Tatsız, tutsuz, atmosferi yüksek olmayan bir maç geçti.
Galatasaray her zamanki gibi 4-3-1-2 oynadı. Hakan Şükür ile Lincoln'ün yokluğunda orta saha tercihleri daha dirençli oyunculardan kuruldu, farkında olmadan.
Maç genelde dengeli de gözükse orta sahada Galatasaray topa daha hakim taraftı. Galatasaray golünde kaleci Hakan'ın klasik boşa çıkmasıyla (topu yumruklaması lazımdı) topu önünde bulan Hakan Balta golü yaptı. Daha sonra Galatasaray kontratakta Beşiktaş'ı 3'e 2 yakaladığı sırada Ümit'in kararsız pasında dönen topla kalesinde beraberlik golünü gördü.
İkinci yarıda maç tam dengelenmişken, Arda küçük çalımlarla gidip 2'ye bir yaptı. İbrahim Toraman topa hamlede bulundu. O kalabalıkta Serdar da kontrolsüz girince Selçuk Dereli topun yönüne bakmadan direkt penaltı noktasını gösterdi. Bence ağır karardı.
Galibiyet golünden sonra Beşiktaş'ın yükleneceğini düşündük ama olmadı. Galatasaray takımı ayağa pasla maçı bitermeye çalıştı. Ve sürekli rakip yarı alanda oynamak istediler. Galatasaray'da Song ile Servet dikkatli ve iyi oynadı. Önde de Arda, Beşiktaş savunmasını çok ama çok yıprattı. Beşiktaş adına olumlu yönde sivrilen oyuncu göremedik. Özellikle savunmada rakiplerine çok top aldırdılar. Galatasaray bu galibiyetle çok önemli bir virajı kazasız geçerek büyük avantaj elde etti.
rdilmen@milliyet.com.tr

Cafe