Pakize Suda, Hıncal Uluç, Reha Muhtar... Hepsi mantıksız! Ama aşık değil!
Aşk hakkında yazılanları okurken, hipotetik mantık mağduru olmayın! Mantıklı olun!www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Aşk dediğimiz şey gayet hesaplı kitaplı bir iştir! Aşkın mantıksızlığı bir efsanedir, üstelik de çok işe yarar. Bütün efsanelerin yaradığı işe yarar. Sürünün, gözünü var olmayan bir yüceliğe çevirip o yücelikten ufacık bir pay almak çabasıyla güzelce güdülmesine yarar. İmkansız aşk, umutsuz aşk, öldüren aşk, mantıksız aşk...
Nereden mi icap etti? Son zamanlarda aşk yazarlarının mantıksızlığıyla çok eğleniyorum da ondan.
Hıncal Uluç "Aşkta mantık yoktur" klişesiyle yaşlı erkeklerin genç sevgili merakını meşrulaştırırken, "Peki ya kadınların hakkı yok mu?" diye meselenin üzerine atlayan Pakize Suda, Balçiçek Pamir gibi bazı kadın yazarlar da işi "mantıksızlık hakkı"na indirgeyiverdiler.
Reha Muhtar başta olmak üzere adını hatırlayamadığım diğer aşk yazarlarından ve de "part time" aşk meşk yazanlardan özür dilerim... Hepsi "aşkın mantıksızlığını" baştan kabul ettikleri için ortaya bu kadar abuk sabuk sonuç çıkıyor.
Felsefe tarihinin başından beri insanları istediğiniz sonuca yöneltmenin en kolay yolu "hipotetik mantık"tır. Yani, son derece muğlak fakat artık gündelik dile sirayet etmiş, dolayısıyla insanların pek de sorgulamadığı bir cümleyi hipotez olarak ortaya sürersiniz, sonra da kabul ettirmek istediğiniz düşünceyi bu hipoteze bağlarsınız.
Bakın, mantık her yerde. Değil mi "Hıncal Abi"?
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Aşk hakkında yazılanları okurken, hipotetik mantık mağduru olmayın!Aşkla ilgili bunca efsane, edebiyat, sanat eseri olması boşuna değil. Çünkü sanat "şeylerin hali"ne ters düşen, imkansızı mümkün kılan ve bunu yaparken de olabildiğince gerilim, çatışma, şiddet, kan ve gözyaşı saçan durumlara ihtiyaç duyar. Aşkın mantıksızlığı sanatın kullandığı bir "teknik"ten ibarettir. Doğru bakarsanız arkasındaki mantığı, yani hasedi, yetersizliği, eğretiliği, boşunalığı hemen ele verir. Ve işin kötüsü, genellikle tek kişiliktir.
"Aşk yaşıyoruz" diyen çiftler eğer mutlularsa, aşkın primine ihtiyaç duymayan karşılıklı bir sevgi yaşıyorlardır. Popüler kültürün kurbanı olarak yaşadıklarını aşkla karıştırıyorlardır. Mesela fazla Sezen Aksu dinliyorlardır.
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Aşk çok işe yarar elbette ama "yaşarken" değil de anlatırken... Sırtınızı efsanelerin efsununa, edebiyatın denenmiş başarılarına dayar, oradan aldığınız enerjiyi kablo gibi etrafa iletirken belki birilerini çarparsınız... Eğer köşe yazarıysanız daha da işe yarar, okuyucularınız artar. Aşk olsun!Aşk, ilişkinin tuzağıdır. Okura karşı biraz sorumluluk duyun. Ne de olsa, edebiyatçı, sinemacı ya da şarkıcı değilsiniz.
İyi oyunlar herkese...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Her erkeği kendime aşık etmek istiyorum!"
Yakışıklısını, çirkinini, hepsini ama hepsini, her erkeği kendime aşık etmek istiyorum! Onlar benimle oynadılar ben de oynamak istiyorum! Lütfen kendini benim yerime koy İlhan abla, bana cevap yaz ne olur!Çiğdem S.
* * *Çiğdem, bütün erkekleri kendine aşık edip de ne yapacaksın güzelim ya... Ne sıkıcı! Ha bire yapış yapış adam kaynayacak yani çevren... İki laf edecek birini bulamayacaksın. Hem seninle oynadıklarını da nereden çıkarıyorsun. Şu "Kullandı beni", "Benimle oynadı" laflarını da hiç anlamam zaten. Sen zaaflarına kaptır kendini, sonra elin adamını suçla. Onlar seninle oynamamış, sen oynayamamışsın. Sana tavsiyem bir kere de karşındaki ne istiyor diye onun huyuna gidecek davranışların peşine düşüp kaybolma da, sen nasıl bir sevgili istiyorsan onun ayarını yap karşındakinde. Bak o zaman sen kendi hayatın için güzel bir oyun kurarsın. Aşkla da kafayı bu kadar bozma. Rahat ol.
Erkek Köşesi!
Kadınlar neden aşk sözcüklerinden etkilenir?
Bir kadına sarf ettiğiniz aşk sözcükleri değildir onun başını döndüren; bu sözcüklerin içinde gizli vaatlerdir. Bu sözcükler ve söyleme tonunuz, ele verdiğiniz tutkunun şiddeti ve bağımlılık potansiyeli, yani sizin zaafınızın sınırları, onun sizin üzerinizdeki kontrolünün sınırsızlığıdır. Bu iktidarın baş dönmesidir. Bu tuzağa düşmemek için, söylediğiniz her aşk sözcüğünden sonra bir mantık kesintisi yaratın, kendi beklentilerinizden söz edin. Bakalım nasıl bir tepki alacaksınız? Alışveriş...Öptüm sizi
Oray Eğin'in "Hıncal Abisi" üzerinden "Bienalleme"sini okurken, modern ve güncel beğenisinin derinliklerinde boğulduğunu hissedip kurtarmak geldi içimden. Her duruma uygun cümleler vardır hani, doğru zamanlamayla sarf edip kaçarsanız ardınızda vakumlu boşluğunuzun bıraktığı derinlik hissi kalır. Kurtarma hissim hemen geçti, bu derinlikte ancak ıslanılır çünkü. Bu arada "modern"in "güncel" olduğu bir tarihten kalma "Görme Biçimleri"ni bienal kılavuzu olarak kullandığı, yani anakronizme "cüret" ettiği için Oray Eğin bir öpücüğü hak etti! Neyse, günahını almayayım, belki de aşıktır.

Cafe