
Yeşim Salkım "kötü gelin" rolünde süper
Ali Eyüboğlu
Osman Yağmurdereli aylar önce anlatmıştı bana "Sessiz Gemiler"in öyküsünü.
Dizinin daha oyuncuları bile belli değildi. Yağmurdereli, "Baba rolü için Savaş Dinçel'i düşünüyorum" demişti.
Aradan aylar geçti ve o hikâye ete kemiğe büründü.
İlk bölümü bu gece atv'de ekrana gelecek "Sessiz Gemiler"i cumartesi günü Swissotel'deki özel gösteriminde izledim.
Savaş Dinçel ile Gülsün Kamu'nun evliliklerinde 40 yılı dolduran yetişkin 5 çocuk sahibi çifti, Ayhan Kavas'ın ailenin en büyük oğlunu, Yeşim Salkım'ın ailenin büyük gelinini, Miraç Eronat'ın evin büyük kızı ve Levent Özdilek'in esareti altındaki sevgilisini, Alper Kul'un anne ve babasının avukat sandığı ama okuldan atılmış, kumara dalmış bir serseri evladı, Aysun Kayacı'nın ise gönlünü evli bir adama kaptıran ailenin en küçük üyesini oynadığı diziyi ağlaya ağlaya izledim.
Tabii biz diziyi sinema filmi gibi karanlık bir ortamda baştan sona hiç kesilmeden izledik.
İnsanlar evde aydınlık bir ortamda araya girecek onca reklam kuşağında aynı duyguyu yaşar mı bilemem...
Ya da insanlar ağlamak için oturup dizi izler mi?
Bunlar da "Sessiz Gemiler"in handikabı ya da mayınları... Yağmur Ajans'ın özel gösteriminde atv yöneticileri, reklam verenler ve gazeteciler vardı. Dizi için yapılacak anket çalışması için araştırma şirketinin bulduğu 20 denek de bizimle birlikte özel gösteriyi izledi. Onlar da bizim gibi dizi için 15 soruluk anketi doldurdu.
O anketin sonucuyla bu akşamın reytinglerinin uyuşup uyuşmayacağını bilemem.
Ancak ilk bölümde gördüğüm şu:
Bana göre bir iki istisna dışında "Sessiz Gemiler"in isabetli bir castı var.
Ama bir isim var ki onun için birkaç satır yazmam lazım.
Dizinin önemli karakterlerinden biri de ailenin büyük gelini...
"Hain ya da kötü gelin"in karşılığı neyse, bu gelin de o...
Yeşim Salkım için o rol, ben diyeyim cuk oturmuş siz deyin biçilmiş kaftan.
Bir rol bir insana bu kadar mı iyi gider, bu kadar mı iyi oturur?
Gösterimden sonra ilk tebrik ettiğim oyuncu Salkım oldu. Gerçekten de süperdi.
"Kötü gelin"i oynamadı, adeta yaşadı!
Görevini kötüye kullandı Fatura "magazin"e kaldıTrabzon Vali Yardımcısı İsmail Tezel, İçişleri Bakanlığı'nın son Kaymakamlar Kararnamesi ile Sivas İl Hukuk Müdürlüğü'ne Hukuk Müdürü olarak tayin edildi.
İsmail Tezel için bu tenzil-i rütbe tayini medyaya "Valiye magazin sürgünü" diye yansıdı.
Ancak bu sürgünün niye magazin sürgünü olduğunu anlayabilmiş değilim.
56 yaşındaki Tezel, Trabzon Vali Yardımcısıyken 30 yaşındaki edebiyat öğretmeni sevgilisi Gülcan Güneş'i yıl ortasında görev yaptığı Düzköy Çok Programlı Lise'den, Çarşıbaşı Çok Programlı Lise'ye geçici görevle tayin ettirmesiyle gündeme gelen bir bürokrat.
Bu olay medyaya yansıyınca Tezel ile Güneş nişanlanmış ancak iki ay sonra edebiyat öğretmeni nişanı atmıştı.
Devletin, bu bürokratı Trabzon Vali Yardımcılığı'ndan alıp Sivas'a Sivas Valiliği emrine Hukuk Müdürü olarak tayin etmesini "magazin sürgünü" diye adlandırmak olayı niye?
Tezel'i devlet, sadece çapkınlık yaptığı için tenzil-i rütbe ile gönderse tamam.
Burada asıl sorun, Vali Yardımcısı'nın yıl ortasında, Düzköy gibi sahilden kilometrelerce içerideki bir ilçede görev yapan sevgilisinin tayinini deniz kenarındaki Çarşıbaşı'na yaptırması.
Çünkü karda kışta Düzköy'e gidip - gelmek zor ama Çarşıbaşı öyle değil. Trabzon'dan yarım saatte Çarşıbaşı'ndasın.
Buradaki "kusur" devlet erkinin kişisel amaçla kötüye kullanılması...
Bu tayini "magazin sürgünü" diye tanımlamak, devletin, bir bürokratını kendisinden 30 yaş küçük bir memurla aşk yaşıyor diye cezalandırmış olmasına alkış tutmak demek.
Kimin kimle aşk yaşadığından devlete ne? Tezel'in aşk uğruna koltuğundan olduğu doğru. Vali Yardımcısı sadece aşk yaşamakla kalsa, sevgilisini Düzköy'den Çarşıbaşı'na indirmese bu sürgün olur muydu?
Bilmem yanılıyor muyum?
İstanbul'a göçün önüne dizilerle geçecekler!
Göç, İstanbul için başlı başına ciddi bir sorun olmayı sürdürüyor. İlk kez Recep Tayip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde telaffuz ettiği, Başbakan olunca da sürdürdüğü İstanbul'a vize uygulaması hayata geçer mi geçmez mi bilinmez.
Ancak İstanbul Valiliği, İstanbul'a göçün önüne geçmek için ciddi çareler aramaya başladı.
Valilik bu amaçla resmi kuruluşlardan görüş ve rapor istedi.
Ortaya çıkacak bilimsel çalışmanın kamuoyuna iyi anlatılabilmesi, bu projenin medyada iyi tanıtılmasına bağlı.
İstanbul Valiliği, Basın Yayın Enformasyon, RTÜK ve TRT ile de bir çalışma başlattı.
Söz konusu kurumlar, bu konuda ne yapabilecekleri konusunda fikir jimnastiği toplantıları yapmaya başladı.
İşte o toplantılardan birinde İstanbul'a göçü önlemenin en pratik ve kesin çözümü olarak şu fikir öne sürüldü:
"Türk halkı dizilerle yatıp dizilerle kalkıyor. Dizilerde İstanbul kötü bir şehir, Anadolu'daki kentler tam da yaşanabilecek güzel yerler olarak gösterilsin."
aeyuboglu@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe