Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hokkabaz değil jonglör!

2. Jönglörlük Festivali pazartesi günü başlıyor. Festival komitesinden Deniz Soyarslan "Bizi hokkabaz, palyaço, soytarı sanıyorlar" diyor

ELİF BERKÖZ ÜNYAY

Top, lobut, halka, kumaş, sopa, ateş çeviren jonglörler... Onlardan işin püf noktasını kapmaya çalışan gençler... İpe tırmanan bir kadın trapezci... Çello çalan bir müzisyen... Davul çalan bir grup... Ateş etrafında dans edenler... Tüm bu "kareler" 1-7 Ekim tarihinde düzenlenecek Sundance 2. Jönglörlük Festivali'nde yaşanacak.
Antalya Tekirova Sundance Camping'de gerçekleştirilecek festivale yurtiçi ve dışından 500'e yakın jonglörün katılması bekleniyor. Etkinliğin amacı profesyonel jonglörlerin ve jonglörlük öğrenmek isteyenlerin tanışıp yeteneklerini sergileyebilecekleri bir ortam yaratmak.
Festival komitesinden Deniz Soyarslan "Türkiye'de alışılmış festival formatlarının dışına çıkıyoruz. Hangi saatte hangi gösterinin olacağı o an belirleniyor. Amatör biri birden sahneye çıkabiliyor ve profesyonel jonglörle birlikte top çevirmeye başlıyor. İzleyici yok. Herkes katılımcı. Jonglörlük yapmayı bilmeyenler öğrenecekler. Genç müzisyenlerle şarkılar söylenecek. Ben de geçen yıl olduğu gibi belki yine trapez yapacağım" diyor.

Rock, caz, film festivallerine alışkınız ama jonglörlük festivali düzenlemek nereden çıktı?
Bir jonglör arkadaşım Avrupa Jonglörlük Festivali'ne gitti. Farklı ülkelerden gelen jonglörlerle tanıştı. O ortamı bize ballandıra ballındıra anlattı. Birkaç yıl sonra İngiltere'ye sualtı arkeolojisi mastırı yapmaya gittim. Ülkeye varır varmaz arkadaşımın festivalde tanıştığı jonglörlerle iletişime geçtim. Onlarla birlikte Avrupa'daki jonglörlük festivallerini gezdim. Baktım ki mastırı sadece festivallere gitmek için kullanıyorum, bıraktım okulu.

"Sirk okuluna jonglör olacağım diye girdim, trapezci çıktım"
Jonglörlük uğruna mı bıraktınız?
Evet. İngiltere'de sirk okulu Circomedia'ya girdim. Gel gör ki jonglör olacağım diye girdim, trapezci çıktım. Ancak jonglörlüğü de bırakmadım. Contact juggling (topları vücutta kaydırarak yapılan jonglörlük) yapıyorum. Ayrıca lobut da çeviriyorum.
Ben yurtdışında festival festival gezerken şu an festival komitesinde birlikte görev aldığımız arkadaşım Enis Yuğnak, Bilkent Üniversitesi'nde Türkiye'nin ilk jonglörlük kulübünü kurdu. Sonra farklı üniversitelerde yine jonglörlük kulüpleri açıldı. Jonglörlerin katıldığı buluşmalar düzenlendi. Benim Türkiye'ye dönmemle birlikte "Biz de festival isteriz" sesleri yükseldi. Sonunda yer olarak Sundance Camping'i seçtik.

Festivale talep var ki ikincisini yapıyorsunuz. İlkine kaç kişi geldi?
300'den fazla kişi. Bu yıl 500 kişiyi bulur herhalde. Katılımcı sayısı artınca süre de uzadı. Geçen yılki festival üç gün sürmüştü. Festivale katılım ücreti de uygun olunca ilgi artıyor. Yedi gün boyunca çadırlarda kamp kurmanın bedeli 55 YTL.

"Sadece jonglörlük yaparak para kazanmak mümkün"
Türkiye'de jonglörlük yaparak geçinmek mümkün mü?
Gitgide ilgi artıyor. Bu da parayı getiriyor. Sadece jonglörlük yaparak kazandığınız parayla geçinebilirsiniz. Alışveriş merkezlerinin açılışlarına, fuarlara, festivallere, şenliklere, düğünlere, şirket organizasyonlarına katılıyoruz. Bir de sayımız az olduğu için işi kaçırmak gibi derdimiz yok.

"Sahne şovu piyasası büyüdükçe bize iş çıkıyor"

Siz jonglörlüğün yanı sıra trapez de yapıyorsunuz. Hangi organizasyonlarda çalışıyorsunuz?
Yüksek tavanlı olması koşuluyla her yerde. Kenan Doğulu'nun sahne şovunda trapez yaptım. Gökhan Kırdar konserinde contact juggling yaptım. Sahne şovu piyasası büyüyor. Bu piyasa bizim gibi gösteri sanatlarıyla ilgilenenlere iş sağlıyor.

Bizi size mesleğinizi sorduğunda verdiğiniz cevap onları şaşırtıyor mu?
Kimi acıyan bir yüz ifadesiyle "Sirkte mi çalışıyorsunuz? Palyaço musun? Para kazanabiliyor musunuz?" diye soruyor. En çok sorulan "Hokkabaz mısın, soytarı mısın sen?" sorusu.

Jonglörlük yaparken çevirdiğiniz objeyi düşürdünüz diyelim. O an işi nasıl toparlıyorsunuz?
Bu koordinasyonla ilgili bir iş. Bir anlık dalgınlık, koordinasyon bozukluğu topu düşürmenize neden olur. Hiçbir jonglör bunu dünyanın sonu olarak görmez. Durumu bazen gülümsemeyle bazen de kazayı şovun bir parçası gibi göstererek kurtarır.


PAZAR
"Dedemle anneannem uzaylılar gibiydi!"
"Kimseye 'Abi seni yemeye çalışıyor' dedirtmeyeceğiz"
Hokkabaz değil jonglör!
Bu tabakları bir ayda 1 milyon kişi görecek
Merdiven çıkarken göğsünüz ağrırsa...
Kuğunun son şarkısı
Ramazan sofraları
Poitiers'ye dönüş
Kötü imla iyisini kovar
Hey gidi günler!
Terazilere öneriler
Dülger ızgara güzeldi
Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası
Mahalle maçında kızlar oynamaz
Çiklet atıcıları
Duman kokulu bira





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet