Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kötü imla iyisini kovar

Hem Türkçe hem de yabancı sözcüklerde yarattığımız çarpıklıkların dili nasıl bozduğu testusuna buyur ola bu hafta


Atatürk'ün öncülüğünde İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda 1932'de toplanan Birinci Türk Dil Kurultayı'nın açılış günü olan 26 Eylül, bu hafta iki gün Dil Bayramı olarak kutlandı. Niçin kutlama dendiğini anlayamadım. "Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir" diyen ve Türk dilinin geliştirilmesine azami önem veren Atatürk'ün erken ölümü ve ardından gelen II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş yıllarında emperyalizmin kuşatmasına yeniden uğramış Türkçe, kalp krizi geçirircesine teklemeye başlamadı mı?
Bir ülkede halkın gözünde biri değerli diğeri değersiz iki tür para tedavülde ise bunlardan değersiz olanı piyasaya hakim olur diye açıklanan bir yasa var. "Kötü para iyi parayı kovar" diye özetlenen bu yasa İngiltere kraliçesi I. Elizabeth'in para danışmanı Thomas Gresham'ın adıyla anılıyor. Daha önce bir testusta kötü bürokrat iyi bürokratı kovar biçimiyle çağrıştırdığım Gresham yasası Türkçeye de uygulanabilir mi?
Özellikle yabancı dillerden alınan misafir sözcüklerin yazılışında Türkçe dilbilgisiyle de çatışan kötü imlayla oluşturulmuş sözcükler doğrularının yerine geçiyor. Yıllardır Türkçenin sorunlarını dikkatle izleyen hocam Aydın Germen'e göre burada yabancı dil bilmeyenlerin özenti içinde ve çoğu kez sınıf ve kültür atlama telaşıyla yaptıkları yanlışlardır söz konusu olan. Yalnız Türkçe sözcüklerde değil, yabancı sözcüklerde de yarattığımız çarpıklıkların dili nasıl bozduğu testusuna buyur ola bu kez de...

1- İstanbul Fransızcasından bir örnek: Krem şantiye nedir?
a. 3 ton çakıl taşı, 1,5 ton mıcır ve 4 kilo çimento ile yapılan krem
b. Diğer adı krem şanti
c. Fransa'da Chantilly kentinden adını alan "creme Chantilly" pastacılıkta şeker ve sütün çırpılmasıyla elde edilen vanilya kokulu sos; Türkçede "krem şantiyi" diye okunur
d. İnşaat işçileri sendika lideri

2- İstanbul Fransızcasını anlatmaya "Kağıda ve petrole sübvanse yok" cümlesi yeter. "Organize, realize" gibi misafir sözcükler Fransızcada sıfat görevi yaparken, Türkçede birden isim olarak kullanılmaya başlandı. "Sübvanse", sübvansiyon anlamında kullanılıyor. Kısaca ne demek? Not: Turgut Özal'a mal edilen "sübvanse", hocam Aydın Germen'e göre 1950'lerde Demokrat Parti milletvekillerinin marifetiymiş.
a. İstek b. Estek
c. Köstek d. Destek

3- Hödük savrukluklar yüzünden dilimizi istila eden pek çok yabancı sözcüğün Türkçe karşılıklarını unutuyoruz. Buna örnek aşağıdakilerden hangisi?
a. Toplumsal mutabakat veya oydaşma yerine konsensus
b. Başarım yerine performans
c. Basın yayın yerine medya
d. Hepsi

4- Legal sözcüğünün karşılığı hangisi?
a. Yasal b. Hukuki
c. Kanuni d. Hepsi

5- Makine, devletin resmi belgelerinde bile makina diye yanlış yazılıyor. Lütfen, promosyon promasyon; sürpriz süpriz diye kullanılmasın. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi doğru yazılmış acaba?
a. Abandone
b. Dekarasyon
c. Kapora
d. Kareografi

6- Türkçe kirleniyor. Sorun yabancı sözcükler değil. Yabancı olsun, yerli olsun, sözcükleri doğru ve yerinde kullanmak gerek. Örneğin, alttakilerin doğrusunu bulun lütfen.
a. Egsos b. Egzost
c. Eksos d. Egzoz

7- Osmanlıcayı bilmeden ağdalı konuşmaya özenenlerin yaptıkları yanlışlardan dört örnek var aşağıda. Doğrularını kestirebilecek misiniz?
a. Teşvik-i mesai
b. Birfiil
c. Leyh ve aleyh
d. Madden

Yanıtlar: 1) c, 2) d, 3) d, 4) d, 5) a, 6) d, 7) teşrik-i mesai, bilfiil, leh ve aleyh, maddeten.


PAZAR
"Dedemle anneannem uzaylılar gibiydi!"
"Kimseye 'Abi seni yemeye çalışıyor' dedirtmeyeceğiz"
Hokkabaz değil jonglör!
Bu tabakları bir ayda 1 milyon kişi görecek
Merdiven çıkarken göğsünüz ağrırsa...
Kuğunun son şarkısı
Ramazan sofraları
Poitiers'ye dönüş
Kötü imla iyisini kovar
Hey gidi günler!
Terazilere öneriler
Dülger ızgara güzeldi
Anayasa tarihimizin iki dönüm noktası
Mahalle maçında kızlar oynamaz
Çiklet atıcıları
Duman kokulu bira





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet