Milliyet'ten okurlarına
Büyük bir röportaj, güncel bir dizi, saygın bir ödül
Doğan Akın
Gazetemizin yayın politikasının güncel gelişmeler ve özel dosyalarımız üzerinden irdelendiği bu köşede sık vurgulanan konulardan biri, olaylara haber değeri kazandıran ölçütlerdir. Bir kez daha altını çizelim; bir olay "önemli", "yeni", "ilginç" ve coğrafi-tematik açıdan yayının yapıldığı yöre veya ülkedeki insanlara "yakın"sa haber değeri taşır.
Habercilik açısından evrensel düzeyde profesyonel standartlar olarak değerlendirdiğimiz bu ölçütler, gazetecilikte temel hareket noktasını objektif unsurlarla tarif ediyor.
Milliyet, olaylara ideolojik şablonlarla yaklaşmaz, evrensel gazetecilik ölçütleriyle habercilik yapmaya özen gösterir. Bu tutum, Milliyet'in okurlarına karşı en temel görevini ve çetin sınavlarla geçirdiği 57 yılda daima referans gösterilmesinin gerekçesini özetler.
Habercilik merceği
Türkiye'ye benzetilmesi ciddi tartışmalara yol açan Malezya'daki siyasal rejimin evrimi ve toplumsal yaşam, habercilik merceğinden bakıldığında Türk kamuoyunun ilgisine en "yakın" konulardan biri oldu.Malezya konusundaki tartışma süreci, ABD'de gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimlerini demokratların kazanması durumunda Dışişleri Bakanlığı'nın en güçlü adaylarından olan Richard Holbrooke'un ağustos ayında PBS TV'de yaptığı açıklamalarla başladı. Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Holbrooke, geçen perşembe günü Türk halkından özür dileyerek "yanlış" olduğunu söylemek durumunda kaldığı PBS'teki konuşmasında "11 Eylül'den beri ABD dünyanın her yerinde ılımlı İslami demokrasiler istiyor. İşte, sadece iki tane var: Türkiye ve Malezya..." diyordu.
Uzak ve yakın Malezya
Siyasal İslama evrilen ve bazı eyaletlerinde şeriat uygulamaları baş gösteren Malezya'nın, ABD dış politikasını şekillendiren önemli bir aktör tarafından Türkiye'ye benzetilmesi doğal olarak geniş bir yankı yarattı. Tartışma, Prof. Dr. Şerif Mardin'in Hürriyet'te yayımlanan kimsenin "Türkiye'nin Malezya gibi olmayacağı" konusunda kesin konuşamayacağını da içeren açıklamalarıyla büyüdü.Milliyet, ülke gündemine yerleşen bu tartışma üzerine yazarlarından Ece Temelkuran'ı foto muhabiri Yurttaş Tümer'le birlikte Malezya'ya gönderdi. Temelkuran'ın "İşte Malezya" adlı yazı dizisi, "Hem yakın hem uzak" başlığıyla geçen salı günü başladı ve beş gün sürdü.
Sokaktaki insandan resmi görevlilere, rejim muhalifi kanaat önderlerinden örtünen kız çocuklarına kadar çok sayıda kişiyle görüşmeler yapan Temelkuran'ın dosyası ilgiyle izlendi.
Gazetecilik refleksi, bu kadar büyüyen bir tartışmayı yerinde tespit etmeyi gerektiriyor. Gazeteciliğin görev tanımı açısından "olay mahalli"ne gitmekten doğal bir şey olamaz. Milliyet, Malezya tartışmasında da okura karşı sorumluluğunun gereğini yerine getirmiştir.
Demirkent Ödülü Çakırözer'e
Bu köşede en sık paylaştığımız "mutfak" haberlerinin başında Milliyet'in kazandığı ödüller geliyor. Saygın gazetecilik ödüllerini, habercilik yolunda işaret ettiğimiz evrensel standartları teyit eden objektif sonuçlar arasında sayabiliriz.Nezih Demirkent Basın Ödülleri'nin altıncısı "yaygın basın" dalında diplomasi muhabirimiz Utku Çakırözer'e verildi. Çakırözer, "ülkeyi yakından ilgilendiren 1 Mart tezkeresi gibi büyük bir olayın arka planını birinci elden yaşamış bir aktörün ağzından aktararak, bilginin şeffaflaşmasına ve sağlıklı karar vermeyi kolaylaştırmasına katkılarından ötürü" ödüle değer görüldü.
Irak'ta savaşacak ABD askerlerinin Türkiye topraklarını kullanmasına izin verilmesini öngören tezkerenin 1 Mart 2003'te TBMM'de reddedilmesi, Türk-Amerikan ilişkileri tarihinde en büyük bunalımlardan birine neden olmuştu.
Perde arkasında yaşananlar tezkere sürecinde Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan Faruk Loğoğlu'nun Çakırözer'e verdiği röportajla gün ışığına çıktı.
Halen Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanlığı görevini yürütmekte olan Emekli Büyükelçi Loğoğlu'nun 11 Eylül 2006'da "Erdoğan'ın danışmanları ABD'yi yanılttı" başlığıyla Milliyet'in sürmanşetinden duyurulan ve yayımı üç gün süren açıklamaları büyük bir yankı yaratmıştı.
Hilmi Özkök'ün açıklamaları
Milliyet'in röportaj sayfalarının, yakın geçmişte önemli rol üstlenmiş şahsiyetlerin Türk basınında buluştukları temel adres işlevini gördüğünü söyleyebiliriz. AKP iktidarının ilk döneminde görev yapan bir önceki Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök de, ilk kapsamlı mülakatını Milliyet'e verdi.Ankara Temsilcimiz Fikret Bila, yanıtları merak edilen bütün soruları Özkök'e yöneltti ve son derece önemli açıklamalar aldı.
Entelektüel yaklaşımlarıyla da iz bırakan bir askeri lider olan Özkök'ün bugün yayımlamaya başladığımız açıklamalarını büyük bir ilgiyle okuyacaksınız.
dakin@milliyet.com.tr

Cafe