MECLİS'TE YENİ DÖNEMİ CUMHURBAŞKANI GÜL AÇTI
KORKMAYALIM
Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye Malezya olur mu?" ve "mahalle baskısı" tartışmaları sürerken başlayan yeni yasama yılı açılışında, "Yaşanmış travmaların tortusu niteliğindeki korkularımızı yenmeliyiz" dedi
ANKARA Milliyet
TBMM'nin 23. Dönem 2. Yasamı Yılı'nın açılışı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuşmasıyla yapıldı. Gül, 25 sayfa tutan TBMM'nin yasama yılı açılış konuşmasında, Osmanlı'dan günümüze Atatürk dönemi dahil bütün kuşakların hedefinin Türkiye'nin milli birlik-bütünlük içinde gelişmesi, modernleşmesi ve serbestleşmesi olduğunu kaydetti.
Zaman zaman duraksamalar yaşansa da ortak hedefin değişmeyeceğini dile getiren Gül, "Değişmeyecek olan bir unsur da bu hedefe ancak demokrasi ve hürriyet ortamında, laiklik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri temelinde ulaşılabileceği yolundaki ortak anlayışımızdır" dedi.
Dışlama yok
Canlı bir anayasa tartışması yaşandığını, hükümetten sivil topluma kadar herkesin uzlaşma arayışında olduğunu belirten Gül, hiç kimsenin bir diğerini dışlayıcı bir niyet veya tutum içinde bulunmadığını savundu.Yeni anayasa tartışmalarının geçmiştekilerden ders ve ilham olarak yapılmasının doğal olduğunu kaydeden Gül, "Ancak yeni düzenlemelerin öncekilerden çok daha ileride olması ve çağımıza uygun bir anlayış ve uzak görüşlülükle hazırlanması halkımızın beklentisi olacaktır" dedi.
'Eksantrik görüşe tahammül'
Yeni anayasanın kapsayıcı bir yaklaşımda olması gerektiğini vurgulayan Gül, şunları söyledi:"Temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını teyit eden bir nitelikte olması, yeni düzenlemelerin gücünü ve sürdürülebilirliğini artıracaktır. Demokratik ülkelerde, kimilerince aşırı, marjinal ve hatta eksantrik sayılan görüşlerin, -şiddet içermemek şartıyla- ifade edilmesi, bunları savunan kişi ve grupların mevcudiyetine tahammül edilmesi olağandır. Hatta bu demokrasinin gereğidir."
"Türkiye'nin 200 yıllık demokrasi mücadelesi sonucunda tedricen rahatladığını ve sorunlarını açıkça tartışan, böylece birbirini daha iyi anlayan, hoşgörüsü gelişen bir ülke haline geldiğini" anlatan Gül, sorunların ancak böyle bir ortamda, gizlemeksizin, doğru biçimde ve cesaretle teşhis edilebileceğini kaydetti. Gül şöyle dedi:
'Korkularımızdan sıyrılalım'
"Buna rağmen, kimi zaman tarihimizde veya yakın geçmişimizde yaşanmış olan çalkantıların ve travmaların tortusu neteliğindeki bazı kaygı ve korkular günümüzde de gündeme gelebilmektedir. Benzer duygular, en ileri toplumlarda dahi çeşitli şekillerde görülebilmektedir. Önemli olan millet olarak bunlardan sıyrılmayı başarabilmemizdir. Milletimizin bunun için gerekli diyalog anlayışına, iyi niyete ve olgunluğa sahip olduğuna kuvvetle inanıyorum."Türkiye-AB ilişkilerinde gelinen noktanın zorlama olmadığını, halklarından tam yetki almış olan Türk ve Avrupa hükümetlerinin aldığı kararlara dayandığını dile getiren Gül, sürecin sadece Avrupa'yı değil, İslam coğrafyası başta olmak üzere geniş bir coğrafyayı etkileyecek bir vizyon olduğunu kaydetti.
'TSK ile gurur duydum'
Gül, devlet-millet bütünleşmesini yoğun hislerle yaşadığı Güneydoğu gezisinde son yıllarda ki siyasi ve ekonomik reformlardan bölge halkının da yararlanmış olduğunu gördüğünü söyledi.Gül, "Terörle mücadele kararlılığının yanı sıra topyekûn bir sosyoekonomik kalkınma anlayışı, demokrasiye inanç ve bağlılık esas olmalıdır. Böylece sağlanacak başarı, diğerlerine şiddetle bir yere varılamayacağını en iyi şekilde anlatacaktır" dedi.
TBMM'deki kadın sayısının 55'e ulaşmasından memnuniyet duyduğunu belirten Gül, ancak bunun mütevazı bir iyileşme teşkil ettiğini ve yetersiz olduğunu kaydetti.
Uluslararası terörle mücadele, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ve enerji güvenliğinin sağlanmasına dönük büyük projelerin hayata geçirilmesi gibi konularda Türkiye'nin katkısına aracılık etmeye kararlı olduğunu söyleyen Gül, "Cumhurbaşkanı olarak odaklanacağım konulardan birini de Irak meselesi teşkil edecektir" dedi.

Cafe