
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
1 Mart kazası
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, ABD'nin Irak'ı işgali sırasında Türkiye üzerinden "kuzey cephesi" açılmasını önleyen 1 Mart tezkeresiyle ilgili sürecin "askeri boyutu"nu Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'ya anlatırken, AKP'nin "grup kararı" almayışına bağladığı durumu "anayasal kaza" olarak nitelendirmiş.
Özkök Paşa, askerin tutumunu "Meclis'in üzerine irade koyamazdım. Baskı yapıyor, derlerdi" diye açıklıyor.
2003 yılında reddedilen tezkere Türk-ABD ilişkileri ve Türkiye'nin Kuzey Irak'ta önemini yitiren "kırmızı çizgiler"i yönüyle dört yıl sonra yeniden tartışılıyor.
1 Mart'ta yaşanan gerçekten bir kaza mıydı, yoksa AKP hükümetine güvensizlikten de kaynaklanan, içerideki "iktidar savaşı"nın dış politikaya yansıması mıydı?
Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ABD'nin talebini desteklediğini ve gemilerdeki askerlerin sınırdan geçişine olanak tanıyacak bir "mutabakat muhtırası" hazırlayarak "Olsun bu iş" diye beklediklerini anlatıyor.
TBMM tezkereyi reddedince bu plan suya düşüyor!
Hilmi Paşa ABD'nin Kuzey Irak'ta Kürtlere verdiği desteği de 1 Mart olayına bağlıyor:
"Şimdi ABD'yi geçirtme, adamların gemilerini dalgalarda haftalarca salla, bilmem ne yap, şimdi bizi dinlemiyor. Eee, niye dinlesin ki! Büyük devletlerin şöyle bir refleksi vardır, sıkışık zamanımda bana yardım eden kişilere ben sahip çıkarsam, başka sıkışık zamanlarda bana yardım edenler olur. Bunun tersi olursa, onu pişman etmek gibi bir davranış içine girer.
Biz müttefikiz. Bu yapılsın dedik. Bunun karşılığında da bütün mesele Irak'taki oluşumları kontrol etmekti. ABD'ye yardım etmek ve onunla beraber. Yapmayarak bu şansı tamamen kaybettik.
Milli Piyango bileti alırsanız, ikramiye çıkma şansı var ama almazsanız hiç şansınız yok! Şimdi Kürtler kendileriyle işbirliği yaptı ve onları destekledi."
Özkök, tezkerenin reddini stratejik bir kayıp olarak görüyor.
Ancak, işgalin dördüncü yılında bile ABD'nin Irak'ta saplandığı bataklığa nedense değinmiyor. Bush yönetimi Irak'ı parçalayarak bugünkü durumu yarattı.
Kaldı ki, Türkiye İncirlik üssünü kullandırmakla ABD ve İngiltere'ye fazlasıyla destek verdi! Eski Genelkurmay Başkanı, TBMM kararını etkilemeyerek "demokratik iradeye" saygılı bir yol izlese de Milli Güvenlik Kurulu'nun Türkiye'nin ulusal güvenliğini doğrudan ilgilendiren "savaş" öncesi neden görüş açıklamadığına değinmiyor.
1990'da Özal döneminde Birinci Körfez Savaşı'nda olduğu gibi, 2003'teki Irak işgalinde de ordu "siyasi kaygılar"la ne istediğini netleştirmedi.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe