
|
|
|
 |
|
|
İşbirliği binası Ege Varlık’ın
Satır Arası / Deniz Sipahi
Önce bir hatırlatma... 1996 yılında çalışmalara başlanan İzmir Ekonomi Üniversitesi 2001 yılında kuruldu ve beklenilenin üzerinde bir başarı yakaladı.
Kontenjan sıkıntısı yaşamayan üniversite, özellikle Avrupa Birliği, tasarım, moda gibi özel alanlarda Türkiye çapında büyük bir başarı yakaladı. Kuruluşunun ikinci, üçüncü yılında 5 binin üzerinde bir öğrenci sayısına ulaşılınca mütevelli heyeti üniversiteyi büyütme kararı aldı.
Yer arayışları başladı ve sonunda Güzelbahçe’de 1300 dönüme sonradan tamamlanacak arazi satın alındı. İlk hedef 10 bin, ardından 20 bin öğrenciye ulaşmaktı. Tam projeler hazırlanırken; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun master plan çerçevesindeki uyarısı geldi.
Kocaoğlu, üniversitenin kampus kurmak için Güzelbahçe Belediye Meclisi’nce alınan ''plan değişikliği kararı''nın, öneri niteliğinde olduğunu, kesin kararın Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilebileceğini söyledi.
Büyükşehir bürokratları proje üzerinde çalıştılar, planlama tekniği açısından konuyu incelediler ve başlangıçta verilen sözlü onaya rağmen şöyle bir karar açıklandı.
''İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Güzelbahçe’de aldığı arazi sadece tarım için kullanılabilir...''
Üniversite yönetimi şok olmakla birlikte zaman içinde yeni arayışlara da girdiler. Mevcut bina içinde büyümenin yollarını aradılar, ek binalar yapıldı.
Sonrasında da Balçova’da bulunan ve yarım kalan İşbirliği Holding’in binasıyla ilgili görüşmeler hızlandırıldı.
Aslında bu girişim de yeni tartışmaların alevlenmesine neden oldu. Çünkü İşbirliği Holding de İzmir Ticaret Odası önderliğinde kurulmuştu. İTO Meclisi’nde sert tartışmalar yaşandı.
İTO Meclis Üyesi Vasfi Çakıroğlu’nun içinde oda faaliyetleri, gayrimenkulleri ve İşbirliği Ticaret Merkezi’nin İzmir Ekonomi Üniversitesi’ne devriyle ilgili iddialarını araştıran Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü İsmail Yücel’in 10 sayfalık raporu mecliste tansiyonu bir anda yükseltti.
Meclis Üyesi Osman Oral, ''İşbirliği Holding’e ait bina satışı nasıl gerçekleşti. Bina İEÜ’ye nasıl geçti. Bu satış ile 10 milyon YTL kazanıldı'' diye sorunca İTO Başkanı Ekrem Demirtaş’ın yanıtı şöyle oldu.
''İşbirliği binasının İEÜ’ye devriyle ilgili konu şu an hazırlık soruşturması aşamasında. Dolayısıyla hukuka intikal etmiş bir konu üzerinde konuşmak suçtur. Suç işlememek için bu konuda konuşmuyorum. Ancak 10 milyon YTL lafı ediliyor. 10 milyon YTL’yi kim aldı? O binayı 40 milyon YTL’ye satacağız. Böylece üniversitenin borcu sıfırlanacak.''
Bu tartışmalar yapılırken İşbirliği binasıyla ilgili ihale yapıldı. İhalede muhammen bedel 30 milyon dolardı. Ancak alıcı çıkmadı. Böyle olunca yasal olarak ihale bedeli üzerinden satış yapma imkanı doğdu. Önceki gün de bu satış gerçekleştirildi.
Bina 31 milyon 500 bin dolara EGS Park ve Konak Pier’in üst kullanım hakkını icra yoluyla alan Ege Varlık A.Ş.’ye satıldı. Ege Varlık’tan şartname gereği teminatları alındı ve 40 gün içinde ödemenin tamamını yapması istendi.
Ege Varlık’ın sahibi İzmirli ama daha çok ABD’de iş yapan Kasım Pırlant. Pırlant genellikle avukatları aracılığıyla konuşuyor ve ''İzmir’e yatırımlarının devam edeceğini'' söylüyor.
İzmir Ekonomi binayı 18.5 milyon dolara almıştı.
Şimdi 31 milyon 500 bin dolara satıyor.
Doların bir iki haftadır YTL karşısındaki değer kaybı 40 milyon YTL’ye ulaşılmasını engelledi, rakam 37.5-38’te kaldı. Aradaki fark İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin borçlarına gidecek. Üniversitenin borçsuz olması elbette çok önemli, gelecekte atılacak adımlar için mütevelli heyetinin elini güçlendiren bir unsur.
Ama asıl tartışılması gereken bir kentin ekonomik ve sosyal hayatında üniversitelerin yeri değil mi?
İzmir Ekonomi Üniversitesi bu yolda hiç mi katkı sağlamamıştır, hiç mi başarılı olmamıştır?
Açıkça söylüyorum, Ekonomi Üniversitesi bu kentin eğitim alanında daha çok yatırım yapması gerektiğini bizlere kanıtlamıştır. Benim tercihim İşbirliği binasının en başta konuşulduğu gibi buranın bir mimari yarışmayla yeniden yapılması; bu sayede de İzmir’in ve Ekonomi Üniversitesi’nin örnek bir yapıya kavuşmasıydı. Olmadı...
Bana göre İzmir’in eğitim alanındaki vizyonunu genişletmeliyiz. İzmir’in çıkış noktalarından biri de üniversite kenti olmaktan geçiyor. Peki kamuoyunun en fazla merak ettiği konulardan biri...
Bu alışverişten sadece üniversite mi karlı çıkmıştır?
Öyle gözüküyor. Ya Ekrem Demirtaş?
Ekrem Demirtaş bu konuda pek konuşmak istemiyor ama bu satıştan şahsına düşecek hissenin karşılığını üniversiteye bağışladığı konuşuluyor.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|