
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Harvard'dan anayasa
Ali Rıza Bozkurt'u yaptırdığı "Saltanat Kayıkları" ile tanır Türkiye... Şimdi o kayıkları, devlete ve TÜRSAB'a (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) armağan ediyor.
Bozkurt, mühendistir.
Yurtdışında büyük ihaleler alarak sağlam bir varlık oluşturmuştur.
Ancak... Son 4 yıldır kendini anayasaya verdi.
Şöyle anlatıyor...
Bir mühendis olarak, Türkiye'deki sosyal ve politik aksaklıklara uzun süre kafa yordum. Sonra bu aksaklıkların hepsinin, devlet yapısındaki bozukluklardan kaynaklandığını ve o yapıyı da Anayasa'nın tariflediğini gördüm.
"Doğru bir anayasa nasıl olmalıdır?" sorusuna cevap aramaya 4 yıl önce karar verdim.
O tarihte, Harvard Üniversitesi'ne araştırmacı olarak kabul edildim. Akademik dekan, Fred Schauer ve KSG (Kennedy School of Government) dekanı Joseph Nye rehberliğinde, "Doğru bir Türk anayasası nasıl olmalıdır?" konusunda fiilen çalışmaya başladım.
4 yıl çalıştıktan sonra tek bir şey öğrendim ve anladım: "Bir anayasanın içeriğinden önce, onu kimin, nasıl yapacağı ve kimin nasıl onaylayacağı önemlidir."
Çünkü içerik de buna bağlıdır.
Yapıcılar doğru ise, içeriği de doğru olacaktır.
1+1 ev
Ali Rıza Bozkurt'un Boğaz'da yalıları vardır.
Amerika'da "malikâne" denebilecek bir evi...
Ankara'da da görkemli bir villası...
Bunlar benim bildiklerim.
Ancak Harvard'a gittiğimde onun eşiyle birlikte 1 yatak odası ve küçük bir salondan oluşan apartman dairesinde oturduğunu gördüm.
Sabahtan Harvard'a gidiyor, akşama kadar orada araştırmalar yapıyordu.
Dekanla, bölüm başkanlarıyla, profesörlerle, öğrencilerle sıkı dosttu.
Öğrenci gibi yaşıyordu.
Çalışmalarından aldığı sonuçları 124 sayfalık bir tebliğ ile Anayasa Mahkemesi seminerine sundu.
Bu tebliğ, Anayasa Mahkemesi yayınlarına alındı.
Nalıncı keseri olmaz
Bozkurt'a göre "Yasama meclislerinin yeni bir anayasa yapmaları sakıncalıdır."
Yasama Meclisi ve özellikle Yasama Meclisi'nin oy çoğunluğunu oluşturan siyasi partiler, değişikliği kendi yararlarına göre yaparlar.
Örneğin...
Liderlerin konumu...
82 Anayasası ilk haliyle "siyasi parti liderlerinin üst üste 2 dönemden fazla genel başkanlık yapamayacaklarını" öngörüyordu.
Daha sonra Merhum Turgut Özal'ın öncülüğüyle ve diğer siyasi parti liderlerinin de desteğiyle bu sınırlama kalktı.
Genel başkanlık koltuğuna oturanı yerinden kımıldatmak mümkün değil.
Genel başkanların parti içinde "seçilmiş kral" yetkileri var.
Tüm güçler elinde.
Her şey bir yana, şu son seçimler de gösterdi ki, milletvekili aday listeleri genel başkanların iki dudağı arasında...
İstediklerini, listelerin seçilebilecek sıralarına koyuyor.
Bu kadarı bile onları partilerinde "tek egemen güç" haline getirmek için yeterli.
Yeni bir anayasa hazırlandı. Bu konularda tek satır var mı?
Yok.
Geçiniz...
Bir de "ABD Anayasası" bu kısa anayasa fikrine örnek olarak gösteriliyor.
Önce... ABD Anayasası'nın hiç de sanıldığı kadar kısa olmadığını ortaya koymak gerekiyordu. Madde sayısıyla, sayfa sayısını karıştırmışlardı.
Şimdi de "ABD'de anayasa nasıl değişir?"
O düzenlemeyi sunuyorum...
Değişiklik teklifi 2 türlü olabiliyor.
1 Teklifi, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun 3'te 2 çoğunluk oylarıyla Kongre yapar. (Yasama Meclisi.)
Onay: Eyaletlerin 4'te 3'ünü (38'inin) oluşturacakları kurucu meclisler tarafından...
Veya...
Eyaletlerin 4'te 3'ünün (38'inin) eyalet meclisleri tarafından onaylanır.
2 Teklifi bir "Kurucu Meclis" yapar.
Kurucu Meclis, eyalet meclislerinin 3'te 2'sinin (34'ünün) başvurusu üzerine Kongre tarafından oluşturulur.
Onayı ise, birinci seçenekteki gibidir.
.........................
Not: Ali Rıza Bozkurt, saltanat kayıkları yaptırdı ama partilerde saltanatı değil, demokrasiyi destekliyor.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe