Cami gezmeleri İstanbul'da doğdu
Eskiden mahyalar günlük yapılırdı. Teravihten çıkanlar, diğer camilerdeki mahyaları görmeye giderdi. Ramazanda cami gezme geleneği böyle doğduKONUKLARDAN ÖYKÜLER - Sunay Akın (Yazar)
Ramazan ayında cami cami gezilir. Neden? Bizim inancımızda geceleri, hava karardıktan sonra türbe, kabir ziyaretleri yasaktır. Biliyor musunuz ramazan ayında cami cami gezme geleneği de İstanbul'da doğmuştur. Bunun nedeni de şudur:
Resimli mahyalarda bir resim, bir geceliğine yapılırdı. Yani her gece başka bir resim yapılırdı. Yani o resmi o gece gördün gördün, ertesi gün o resim artık yok. Kaçırdın. Bu yüzden teravih namazından sonra insanlar cami avlularına toplanır, kandillere ateş yürür ve resmi görürlerdi.
Suya ateşten resim
Sonra merak ederlerdi az ötedeki camide ne resim var diye, kalkıp oraya giderlerdi. Sabaha kadar gezilirdi. Bugün hâlâ devam eden cami gezme geleneği, ramazan gecelerinde, resimli mahyalardan günümüze kalan bir uygulamadır. Ama bugün o gezenlerden kaçı bunu biliyor ki?""Yağmurlu gecelerde mahya kurulamazdı. Nasıl kurulsun? Yağmur yağar, kandilin içine su girer ve ateş söner. Fakat bir mahyacı öyle bir kandil yapmış ki içine su almayan. Ve de bardaktan boşanırcasına yağmurun yağdığı eski bir ramazan gecesine ateşten resim yapmış.
Düşünebiliyor musunuz yağmurun içine ateşten resim yaptık. Ne resmi yaptık biliyor musunuz? Şemsiye resmi. Yağmurun içine, suyun içine ateşten şemsiye resmi yapacak kadar zeki, yaratıcı bir uygarlıktır bu bizim toplumumuz. Ama henüz mahya ışıklarının ne kadar değerli olduğunun kimse farkında değil.
İlk sinema hareketli mahya
Mahyacı Abdüllatif Efendi, 1870'li yıllarda Süleymaniye Camii'nin üç şerefeli minareleri arasına bir resimli mahya kurmuş. En üstteki şerefeye bağlı kandillere ateş yürüdüğünde avluda bekleyen İstanbullular, bir bakmışlar ki ateşten bir at arabası resmi. Orta şerefedeki kandillere ateş yürüdüğünde bir baktılar Galata Köprüsü. En alt şerefeler arasına gerili kandillere ateş yürüdüğünde Galata Köprüsü altında kayıklar ve balıklar olduğunu gördüler.Tinema, hareket demek
Sinema tarihini araştıran herkes bilir. İlk sinema gösterisi Lumière kardeşler tarafından 1895 yılında Paris'te Grand Café'nin bodrum katında yapıldı.Sinema Grekçe bir sözcüktür. "Tinema"dan gelir. Tinema zamanla "sinema" oldu. "Tinema"nın Türkçe karşılığı harekettir. Öyleyse ilk hareketli ışık gösterisi ne zamanmış, 1895 yılında Paris'te Grand Café'nin bodrum katında yapılan değil mi?
Ben diyorum ki hayır. 1870 yılında sözünü ettiğim Abdüllatif Efendi'nin bir ramazan gecesinde, Süleymaniye Camii'ne kurmuş olduğu bu resimli mahyaya bakanlar şunu gördüler:
At arabası köprü üstünde, kayıklar ve balıklar da köprü altında hareket ediyorlar. Öyleyse; ilk ışıklı hareket gösterisi 1870'li yıllarda, Abdüllatif Efendi'nin Süleymaniye Camii'ne kurduğu mahyalarda yapılmıştır.

