Sahurdan önce!
Televizyon tarihinde yaşanan ilklerden birini görüp de üzerine bir şeyler yazmamak olmaz... Hani pazartesi akşamı (ne akşamı gecesi hatta bildiğimiz ertesi) Show TV'de yayınlanan 6 Pas'ta Ahmet Çakar'ın başına gelenler üzerine... Evet! Ben de yaşanan saçmalığı görenlerden biriydim... ("Saçmalık" dedim diye telefon edip beni de uyaranlar olur mu acaba?)
Ahmet Çakar'ın hayal gücünü bilmeyen yok! Çakar, bir gün MHK Başkanı olursa Dereli ve 3 hakemi daha alıp kıra götüreceğini, onlarla orada yapacağı konuşmayla Türk hakemliğiyle bağlantılarını keseceğini söyledi ilk önce... Yani Selçuk Dereli'nin hakem olmadığını ifade etti, Hakan Can da Çakar'a katılmadığını... Sonra Ahmet Hoca, Feldkamp'ın Nazi Almanyası'nda büyüdüğü için aşırı disiplinli olduğu masalını anlattı, Burak Dilmen ve/veya Ahmet Akçan'ın görevden alınacağını iddia etti... Yani anlayacağınız Ahmet Çakar'dan beklenmeyecek sakinlikte geçiyordu program...
Sonra... RTÜK Başkanı bağlandı işte programa... RTÜK Başkanı sıfatını sürekli vurgulayan Zahid Akman dedi ki:
Pardon, ama...
RTÜK Başkanı, Çakar'ın üslubunu beğenmemiş!!! Beğenmeyebilir; fakat bu topraklarda her kesime musallat olmuş tırnak kontrolcüsü tavrıyla hareket etmenin mantığı nedir? Hep söylüyorum ait olduğum meslek grubunun pervasızlıklarına bir yaptırım olabilmeli; ama gerçekten bu durumlar can sıkıcı ötesi.1. 2.5 yıldır televizyonlarda neler yaşandı neler… Ailecek TV karşısındayken yayınlanan; aşağılanmanın, tacizin, şiddetin bininin bir para olduğu programlara bağlanma ihtiyacı hissetmeyen RTÜK Başkanı, Çakar'ın Dereli'ye "hakem değil" sözüne dayanamamış...
2. Akman "kamu yayıncılığı" diyor. Benim bildiğim kadarıyla Show TV kamu yayıncılığı yapma iddiasında olan bir kanal değil, özel bir kanal. Kendisi 2.5 yıldır RTÜK Başkanlığı yapıyor; ama daha kamu kanalıyla özel kanal ayrımını yapamamış...
3. Kanalları denetlemekle görevli bir kurumun başında olması ona bu hakkı veriyor mu? Başkan, görevini kötüye kullanmıştır. Normal bir vatandaş olarak bağlanamayacağı programa, RTÜK Başkanı sıfatıyla elindeki gücün yardımıyla hemen bağlanmıştır...
4. Ne zamandan beri, bir programa katılamayan, kendini ifade edemeyen kişilerin en azından hakkını savunacak birilerinin programda olması zorunluluğu vardır? Bundan sonra Çakar, "Ancelotti hoca değil" derken Ancelotti'nin avukatını yayında bulundurmak zorunda mıdır?
5. "Beşiktaş'ın bir sıkıntısı varsa müracatını yapmalı" diyen Akman, kendisi niye aynısını yapmamış, RTÜK'ü çalıştırmak yerine; öncesinde "gerekli müeyyideyi uygulayacağız" diye tehdit etme ihtiyacı hissetmiştir? Bu durum, Akman'ın sıkıntısı Beşiktaş'tan fazladır anlamına mı gelmektedir?
7. Bu yaşananlardan, uyarıların bundan sonra canlı olacağı ve yorumcuların yayına bir yetkiliyi alıp yorum yapacakları sonucuna mı varmalıyız? Basın özgürlüğü ve düşünce özgürlüğü bu olanların neresindedir?
8. Hepsinden önemlisi, iki maçta puan kaybedenlerin kellesini isteyen meslektaşlarım bu durum karşısında nasıl bir tavır alacaktır. Ve RTÜK'ün de üstünde yer alan mercilere soruyorum: Zahid Akman belli ki sahur vakti canı sıkılmış bir kamu kurumu başkanı. Bu konuda Akman'ın sıfatlarını almak gerekmez mi? Mesela sadece sahur vakti canı sıkılmış olarak kalması... Pardon burda işler böyle yürümezdi di mi!
Holosko'nun parmağı!
Ligin 6. haftasında yani 21 Eylül'de oynanan Manisaspor - Trabzonspor maçının 54. dakikasında Holosko, Manisa'yı 1-0 öne geçiren golü atar. Golün ardından tel örgülere tırmanarak gol sevinci yaşayan sarı kartlı Holosko, ikinci sarı kartını görerek kırmızı kartla oyun dışında kalır. Doğal olarak cezası bir maçtır ve hafta içinde Gaziantep Büyükşehir Belediye ile yapılan Kupa maçında cezasını çeker...
Buraya kadar her şey normal... Ancak Holosko soyunma odasına giderken hakeme orta parmağını gösterir... Aldığım bilgilere göre bu maçın gözlemcisi Bülent Yavuz, Holosko'nun parmağını raporuna yazar... Ancak nedendir bilinmez, TV görüntülerinde de olan, gözlemci raporunda da yer alan parmak hareketinden dolayı tedbir bir maç sonra -İstanbul Belediye maçından sonra-, yani 10 gün sonra konur. Bilin bakalım Holosko'nun oynamayacağı maç hangisidir? Fenerbahçe...
Bir soru daha sormama izin verin lütfen! Manisa'nın Trabzon maçından sonraki maçı İstanbul Belediye ile değil de Fenerbahçe ile olmuş olsaydı, Holosko'ya tedbir yine 10 gün sonra mı konurdu, yoksa yetkili merciler "yüksek" görev bilinciyle hareket eder tedbiri elden bırakmayıp hemen mi tedbir alırdı?..
Af buyurun, sorularım bitmek bilmiyor! Belki ben bilmiyorum, bu işlerde usül farklıdır. Fakat bir futbolcunun iki ayrı cezası mı olur? Neden bizim ligimizin işleri çok çetrefillidir? Ve neden Tahkim'in karar verdiği bir maç hala tescillenmemiştir, beklenen başka bir şey mi vardır? Yoksa büyüklere endeksli bir ayrıcalık kontenjanı mı vardır süper ligimizin?
Biz böyle bir ortamda maçları seyretmeye devam edelim, bu maç olmaz bi dahaki maça bakalım, puan ya da puanlar almaya gelelim, gol ya da goller bulalım... Kimin şampiyon olacağını merak edip duralım...
Aaa, çok ayıp!
Kazım Kanat: Sevgili Kemal Belgin. Ciddi olmak için diyorum, Sayın Belgin.
Kemal Belgin: Evet.
KK: Sallama! (Santra - ATV)
Zavallı Abicik!
Adnan Aybaba: Samet Aybaba'nın en büyük şanssızlığı nedir, biliyor musun?
Cem Papila: Sensin.
AA: Benim, onun kardeşi olmam. (Telegol - Kanal 1)
Defansif kaç tane?
Dakika 83. Kezman'ın bu maçtaki ilk ofansif gol girişimi bu! (Sabri Ugan, CSKA Moskova - Fenerbahçe maçı, Star TV)
Zico da çok merak ediyormuş!
Moskova maçı için ben yine bir kadro yazdım geçen seferki gibi. (Levent Tüzemen - Ve Gool, TV8)
Feldkamp, Feldkamp!
Derwall, kızıyla gelen Hakan'a kızıyor. (Osman Tamburacı - Verkaç, Fox TV)
Hişt, sakin olun!
Altan Tanrıkulu: Kalli kaç yıldır takım çalıştırmıyor.
Osman Tamburacı: Çalıştırmazsa çalıştırmasın. Sen kaç yıldır bisiklete binmiyorsun? Unuttun mu? (Verkaç - Fox TV)
Kavga yok, kavga yok!
Osman Tamburacı: Söyleyeceklerim bitmedi.
Ersan Çelik: Senin söyleyeceklerin hiç bitmeyecek gibi bu akşam. Aynı şeyleri söylüyorsun Sevgili Osman Tamburacı. Kalli hakkında iyi yaptı diyorsun, başka bir şey demiyorsun.
OT: Müsade edersen, ben diyeceklerimi bir bitireyim ondan sonra sen konuşursun Ersan. Buraya aldığım bir yığın notum var, çünkü dünya kadar soru var.
EÇ: Ama hep aynı şeyler. Kalli haklı diyosun, başka da bir şey demiyorsun.
OT: Polemik olduğu zaman cevap vermek durumundayım, siz de beni bekleyiniz. Benden sonra siz konuşursunuz.
EÇ: Biz bekleriz, sahura kadar bekleriz, problem yok.
OT: Teşekkür ederim, çok naziksiniz! (Verkaç - Fox TV)
Sen öyle san!
Bu hakemlerle bu lig bitmez. (Beşiktaş Genel Menajeri Sinan Engin)
yakantop@gmail.com

Cafe