
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Doğramacı çok değişmiş
Eski YÖK Başkan İhsan Doğramacı 1915 doğumlu. Yani 92 yaşında. Yeni bir kitabı yayımlandı. Adı: Türkiye'de ve Dünya Yükseköğretim Yönetimi. Ne büyük bir enerji.
Kitapta enteresan fikirler var. Doğramacı'yı hiç tanımasak, YÖK yasasını onun hazırladığını bilmesek, üniversiteleri nasıl yönettiğini görmesek, bu kadar şaşırmazdık. Doğramacı, yeni kitabında, dün ne dediyse, ne yaptıysa tam tersini söylüyor. Değişim dedikleri bu olsa gerek. Tek eksik; üniversitelerde türban tümüyle serbest bırakılsın, kızlarımızın öğrenim hakkı engellenmesin cümlesi. Ama satır aralarında ve hedef gösterilen yolda sanki o da ima ediliyor.
Hoca Bey, dünyaya yönelik genel bir durum tespiti yaptıktan sonra önerilerini sıralıyor. Benzer bir kitap da "çömezi" Kemal Gürüz tarafından hazırlandı. Henüz yayımlanmadı. Yakında piyasaya çıkar. Çok daha donanımlı...
'YÖK'le şaha kalktık'
Doğramacı, kitabında önce tespitlerde bulunuyor. Sonra da önerilerde. Tespitlerinden bazıları şöyle:
İşadamı rektör
Şu sıralar, Çankaya ile çok sıkı bir diyalog içerinde olan Hoca Bey, öneriler kısmında ise ileride çok tartışılacak şu görüşleri dile getiriyor:
YÖK Başkanı'nın üçlü kararnameyle atanması uygundur. Rektörün, YÖK tarafından kurulacak komisyonlar aracılığıyla ilgili üniversite ziyaret edilerek öğretim üyelerinin gayri resmi görüşü alındıktan sonra, tercihen üniversite dışından atanması ve adaylarda akademik kariyer koşulu aranmaması uygun olacaktır.
Deneyimli bir diplomatın veya valinin rektör atanmaması için hiçbir neden yoktur. (Vah Hocam vah! YÖK'ün ilk yıllarında sizin atadığınız rektörleri çok iyi biliyoruz. Oldu olacak üniversiteye girmek için liseyi bitirme zorunluluğunu da kaldıralım. Dünyada böyle diye Türkiye'de de böyle olabileceğini mi sanıyorsunuz?)
Özetin özeti: Yaş 90'ı aşınca, sanki her şey çok daha farklı görünüyor. Evren darbelere, Demirel siyasi krizlere karşı çıkarken, Doğramacı da tek tip üniversiteye kızıyor. Daha neler göreceğiz!..
aguclu@milliyet.com.tr

Cafe