
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Ruanda yürüyüşü
Kadın örgütleri siyasette eşit temsil ve "kota" için İstanbul'da bugün "Ruanda yürüyüşü" yapacaklar.
İsveç'le birlikte geçen yıl, kadın milletvekili oranının dünyada en yüksek olduğu Afrika ülkesi Ruanda örneği Başbakan Erdoğan ile Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) Başkanı Hülya Gülbahar arasında polemiğe yol açmıştı.
TBMM'nin açılış resepsiyonunda "Ruanda'da bile kota var" diyen Hülya Gülbahar'a Başbakan Erdoğan, "Sen Ruanda'da mı olmak istiyorsun? Buyur Ruanda ol" şeklinde tepki göstermişti.
Ruanda yürüyüşünde kadınlar "sözde değil özde eşitlik" isteyecekler. Çalışma yaşamı ve eğitimde ayrımcılığın önlenmesi yönünde seslerini yükseltecekler.
Medeni Kanun ve TCK değişikliklerinde olduğu gibi, "Anayasa Kadın Platformu" oluşturuldu. Platform yeni anayasa sürecine aktif olarak katılmayı hedefliyor. AKP'nin anayasa taslağında kadınların da, yaşlılar, çocuklar ve engellilerle birlikte "korunmasını" amaçlayan düzenlemeye tepki büyük. Ruanda polemiği de bu çıkışın başlangıcı. KADER Başkanı Hülya Gülbahar, "Biz pozitif ayrımcılığı himayecilik olarak değil, her alanda eşitlik şeklinde anlıyoruz. Kadın erkek eşitliği anayasa değişikliğinin olmazsa olmaz ilkesi olmalıdır" görüşünde. Dünkü söyleşimizde şöyle dedi:
"Hükümet, Ruanda'yı Türkiye için demokratik toplum örneği görmek istemiyor ama iç savaştan çıkmış bir ülke her alanda ileri gitmek için nüfusun yarısını oluşturan kadını evinden çıkarıp siyasete, çalışma hayatına yönlendirmek istiyor.
Kurucu dönemlerde hep böyle olmuştur, Atatürk Türkiye'si de cumhuriyetin ilanının ardından kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi ileri haklar tanımıştır. Ancak Meclis'te temsil konusunda yıllardır yüzde 4-5'leri geçemedik. Bu haklar hep sembolik kaldı. 550 sandalyeli parlamentoda 50 kadın milletvekili var. Sadece yüzde 10. Bakanlar Kurulu'na bakın, tek bir kadın, nerede eşitlik? Ruanda'yı niye küçümsüyoruz, İsveç'le birlikte en yüksek kadın Meclis'te temsil ediliyor."
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ise "kota"nın siyasi partilere bırakılmasından yana.
Ön seçim mekanizması bile olmayan partilerdeki anlayış "pozitif ayrımcılık" değil tasfiyeciliktir.
Cumhurbaşkanı Gül, Strasbourg'da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Gülsün Bilgehan'a rastlamış. CHP tarafından "seçilemeyecek yerden" aday gösterildiği için milletvekili olamayan ve Konsey'deki başkanlık görevini aralıkta bırakacak olan Gülsün Hanım'ın durumuna, Gül, "Siz nasıl Meclis dışında kaldınız?" diye üzülmüş.
Eee, burası Ruanda değil, Türkiye!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe