Tencereyle kahve yaptım
KONUKLARDAN ÖYKÜLER - Ayten Gökçer (sanatçı)
7 yaşındayken oruç tutmak istedim, tabii ailem "Bu yaşta olur mu?" diye mani olmak istedi. İkiye kadar ancak tutabildim. İkide acıktım. Annem anladı. "Olur mu öyle şey, hemen otur, canın ne istiyorsa ye" dedi. Sonra annemler gittiler. Evde tek başıma kaldım.
O güne kadar annemlerin içtiği kahveye hep imrenmiştim. Yemeğimi yedim. Sonra da küçük bir çorba tenceresine evde kimse yok diye kahve yapmaya kalktım. Şekerleri, kahveyi ve suyu doldurdum tencereye.
Haydi iç bakalım
Tam kabardı, çat kapı ablamlar geldi. "Ne yapıyorsun sen?" dediler.Kekeleyerek "Ka.. ka... kahve yapıyorum" dedim.
"Kime yapıyorsun?" diye sordular.
"Anneme misafir gelecekmiş" dedim. "Ramazan günü bu saatte hangi misafir gelir?" dediler ve anladılar tabii ki. Başladılar gülmeye. Bari küçük bir cezvede yap. Çocukluk işte, küçük bir tencerede.
"Hadi bakalım, nasıl içeceksin bunu görelim" dediler. Biraz içtim, tatlı olmuştu, güzeldi.
"Ben buna ekmek doğrayacağım" dedim ve ekmekle yedim. Sonra genç kızlığımda hiç kahve içmedim. Fakat daha sonra ayda iki kere, yine şekerli kahve içiyorum ve hep o çocukluğumda tencereyle yaptığım kahveyi hatırlıyorum.
Tek başına oruç açılmazdı
Eski ramazanlar çok güzeldi. En önemlisi herkes buluşur, komşular gelir, uzak akrabalar gelir, hep birlikte yemek yenirdi. Çok sık olurdu davet, bir iftar sizde, bir iftar bizde, bir iftar ablanızda, bir iftar komşuda. Hiç kimse tek başına iftar açmazdı. Çocuklara şekerler verilirdi. Sütlü tatlıları hiç unutmuyorum...Hayırlı ramazanlar olsun her zaman. Ramazan Bayramı'nı seviyorum, ama Kurban Bayramı'nı sevmiyorum. Çünkü hayvan kesmek kadar yanlış bir şey olamaz. Onun yerine insanlar fakirlere yardım etsin. Hayvan hayatına son vermek, son derece yanlış bir şey.

