|
 |
|
|
Beslenmenin sıra dışı halleri
Veganseksüel olarak anılan bir grup Yeni Zelandalı, et yiyenlerin ceset yiyici olduğuna inandıkları için onlarla cinsel ilişkiye girmek istemiyor... Vejetaryen olarak bilinen Harun Kolçak, "Pescetaryen olduğunu" söylüyor... Bunların haricinde hiç süt içmeyenler, yumurta yemeyenler, sadece balık veya tavuk tüketenler de var
BAHAR BAKIR - bbakir@milliyet.com.tr
Vejetaryen deyince aklımıza Mahatma Gandhi'den Prenses Diana'ya, Marc Levy'den Pamela Anderson'a kadar birçok isim geliyor... Vejetaryenlik kümes hayvanı, av eti, balık ve kabuklu deniz hayvanları dahil her türlü eti dışlayan bir beslenme biçimi. Ancak süt ve süt ürünleri, bal, yumurta gibi hayvanlardan elde edilen diğer ürünlerin tüketimi de vejetaryenler arasında tartışma konusu. Bu yüzden vejetaryenlik dörde ayrılmış durumda.
1- Veganlar sadece sebze ve tahıl tüketiyorlar
Veganizm vejetaryenliğin belki de en katı türü. Çünkü tüm et ve hayvansal ürünler diyette yer almadığı gibi yün, ipek, kürk de kullanılmayan ürünler arasında.
ABD'de 2006 verilerine göre erkeklerin yüzde 1,4'ü ve kadınların 1,3'ü veganken, 2005 verilerine göre İngiltere nüfusunun yüzde 0,4'ü vegan. Thom Yorke ve Moby ünlü veganlar arasında.
2- Lakto-ovo vejetaryenler süt, süt ürünleri ve yumurta ile besleniyorlar
Diğer bir grup lakto-ovo vejetaryenler. Lakto süt, ovo ise yumurta demek. Yani bu gruptaki vejetaryenlerin diyetlerinde süt ve yumurta tüketimi serbest. Ama bir şartla: İçerisinde jelatin ve maya gibi katkı maddeleri bulunmayacak.
Bu tür vejetaryenlik genelde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde daha çok yaygın.
3- Lakto vejetaryenler süt ve süt ürünlerinden vazgeçmiyorlar
Üçüncü gruptaki vejetaryenlere lakto vejetaryen deniyor. Lakto vejetaryenler süt, yoğurt, kefir, tereyağı, krema gibi ürünleri tüketiyorlar. Bu tür beslenme aynı zamanda kolesterolün düşürülmesinde de kullanılıyor.
Genelde Hindu ve Budistler uyguluyor. 1960'lı yıllarda Hare Krishna hareketiyle uluslararasılaşmış bir beslenme biçimi.
4- Ovo vejetaryenler yumurta ve sebze yiyorlar
Sonuncu grup ovo vejetaryenler. Bu gruptakiler sadece yumurta ve sebze tüketiyor, asla süt ve diğer mandıra ürünlerini kullanmıyor. Çünkü bu etik açıdan doğru bulunmuyor.
Çiğ beslenmede besinler 48 derecenin altında pişiyor
Çiğ beslenme pişmemiş, işlemden geçmemiş, genelde organik gıdalara dayalı bir beslenme türü. Bu diyette meyve, sebze, balık, et, pastorize edilmemiş süt, peynir ve yoğurt var.
Çiğ beslenmenin temelinde besinlerin 48 derecenin üzerinde pişirilmemesi, böylece besinlerdeki enzimin öldürülmemesi göz önünde bulunduruluyor. Özellikle de 1980'li yıllarda yapılan araştırmalarda çiğ beslenmenin vücuda faydalarının ortaya çıkmasıyla fazlasıyla tercih edilen bir diyet olarak gündeme geldi.
Da Vinci meyve temelli beslenenlerdendi
Saydığımız bu dört türün dışında vejetaryenlikle bağdaşlaştıran üç ayrı grup daha var. Bunların başında meyve temelli beslenenler geliyor. Bunlar üzüm, erik, kavun, karpuz gibi meyvelerin yanı sıra sebze ve kabuklu yemişlerle besleniyorlar.
Felsefelerinde bitkiler dahil hiçbir şeyin öldürülmeden tüketilmesi var. Örneğin havuç, turp, patates gibi yiyecekleri kökleri olduğu için yemiyorlar. Adem ile Havva'nın da bu tip bir beslenme anlayışına sahip olduğuna inanıyorlar. Leonardo da Vinci ve atlet Dick Gregory bu grubun üyesi.
Makrobiyotikler sebzeleri bile farklı şekilde doğruyorlar
Makrobiyotikler temel olarak tahıl, yosun, gevrek, pirinç ve baklagil yiyorlar. Özellikle de işlenmiş yiyecek ve şekerden uzak duruyorlar.
Hipokrat, Heredot ve Aristo'nun eserlerinde makrobiyotik beslenmeden basit ama denge üzerine kurulu bir hayat tarzı olarak bahsediliyor. Tıpkı Ying ve Yang gibi. Özellikle de yemek hazırlama şekilleri tam bir kurallar bütünü. Soğandan havuca her şeyin farklı bir doğrama biçimi var. Bu diyeti uygulayanlar arasında Sting, Courtney Love, Avril Lavigne ve Gwyneth Paltrow var.
Tavuk inekten daha aptalmış
Pollotaryanistler inek, domuz, koyun gibi tüm memeli hayvanların etini yemeyi reddederken tavuk ve hindi yemeyi kabul ediyorlar. Bunun başlıca nedeni de kırmızı etteki doymuş yağ oranı. O da et bu da et diyorsanız, onların açıklaması şu: "Protein için bir tür et yemek zorundayız. Ayrıca tavuklar diğer hayvanlardan daha aptal!" Bu diyet ABD'de son zamanlarda yükselişte.
Cinsel partnerlerini bile buna göre seçiyorlar
Vejetaryenlikle ilgisi olmayan farklı beslenme anlayışlarından biri pescetaryenlik. Pescetaryenler balık ve deniz ürünleri dışında hiçbir et yememeyi benimseyen bir grup. Kırmızı et yemeyi ceset yemeye benzeten bu gruptakiler kırmızı et yiyen kişilerle arkadaşlığa soğuk baktıkları gibi cinsel partnerleri olarak da kırmızı et yiyenleri tercih etmiyorlar.
|
|
|

|