Müslümanlara karşı ayrımcılık önlenmeli
İSPANYA DIŞIŞLERİ BAKANI MIGUEL ANGEL MORATINOS MİLLİYET İÇİN YAZDI
'Fırsat eşitliğinden hepimiz yararlanmalıyız, zira bu, bir arada yaşamanın temel prensibini teşkil eder. Çalışma hayatı, konut veya eğitim alanında ayrımcılık sadece bazılarının fanatizmine hizmet eder. Hak ve özgürlüklerin kısıtlanması Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar arasında topluluk ve aidiyet duygusuna zarar verir. Farklı kültürlerin mevcudiyeti tüm toplumları zenginleştirir.'
İslam dini mensuplarına karşı ayrımcılık ve hoşgörüsüzlüğü önlemek ve bütün dini inançların uyum içinde yaşandığı sağlıklı bir ortak yaşam iklimi yaratmak, bugün etik bir zorunluluktur. Bu bağlamda, yarın AGİT Başkanlığı çerçevesinde Cordoba'da düzenlenen Müslümanlara karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılık konulu konferansın açılışını yapacağım.Bu, AGİT çerçevesinde bu konuyla ilgili olarak düzenlenen ilk uluslararası konferanstır. Konferansa Kuzey Amerika, Avrupa ve Orta Asya gibi örgüt üyesi devletlerin ve Akdeniz ile Asya'dan ortak devletlerin heyetleri katılacaktır. Yani, milyarlarca Müslümanın yaşadığı bir coğrafi bölgeden bahsediyoruz.
AGİT, Müslümanlara karşı ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükten duyduğu endişeyi göstermiştir. AGİT dönem başkanı olarak bu yıl boyunca İspanya'nın öncelikleri arasında insani boyutun geliştirilmesi ve derinleştirilmesi olmakla birlikte, antisemitizm, inanç ve ırk kaynaklı diğer ayrımcılıklar konusuyla da ilgilenmiştir.
Bir arada yaşamak
İspanya, bu sorunla yüzleşmek ve bizim değerlerimize ve insanlık onuruna en temel saygıya uzak bir durum karşısında harekete geçmek için 2007 yılı boyunca dönem başkanlığından istifade etmek istemiştir. Son yıllarda birçok ülkede gözle görülür bir demografik değişim meydana geldiğini ve bugün Avrupa Birliği'ndeki Müslüman sayısının milyonlarla ifade edildiğini göz önüne alırsak, bu konferansın önemi daha da ortaya çıkmaktadır. Sadece İspanya'da yüz binlerce Müslüman bizimle birlikte, biz de onlarla birlikte bir arada yaşamaktayız.2005 yılında, yine Cordoba'da ve AGİT çerçevesinde, İspanya antisemitizm üzerine bir konferans düzenlemiş ve Avrupa'yı böylesine alçaltan bu zayıf ideoloji karşısında çabasını ve inisiyatifini ortaya koymuştur.
Konferans, bir arada yaşama ve diyalog prensiplerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Farklı dinler ve kültürler arasında hoşgörü ve buluşma, karşılıklı olarak birbirini daha iyi tanımaya ve aynı zamanda kendi dinimizden olmayanların yabancı ve uzak görülmesini önlemeye katkıda bulunmalıdır. Klişeler ve eski önyargılara karşı mücadele etmek ve çoğul toplumlarımızda birliği artırmak elzemdir. İslamı uyguladığı veya İslama uygun bir hayat tarzı olduğu için kişilere ayrımcılık yapılmasını önlemeliyiz.
Konferansın açılışını, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ni temsil edecek olan, Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi ile birlikte yapacağım, ki bu da bu konferansın uluslararası toplumda uyandırdığı ilgiyi yansıtmaktadır.
Münazaralara, başta AGİT ülkelerinde yaşayan Müslümanlar olmak üzere, siyasi, akademik, sosyal ve diplomatik çevrelerden kişiler katılacaktır. Görüşlerini dinlemenin son derece önemli olduğu kanaatindeyim.
Fırsat eşitliği
Uluslararası bakış açısından ve toplumlarımızı nasıl etkilediğini değerlendirmek açısından Müslümanlara karşı hoşgörüsüzlüğün ve ayrımcılığın sonuçlarını ele alacağız. Fırsat eşitliğinden hepimiz yararlanmalıyız, zira bu, bir arada yaşamanın temel prensibini teşkil eder. Çalışma hayatı, konut veya eğitim alanında ayrımcılık sadece bazılarının fanatizmine hizmet eder.Müslümanlara karşı hoşgörüsüzlük ve ayrımcılığa karşı araçlar olarak iletişim organları hakkında konuşacağız. Fikirlerin ve ortak tavırların gelişmesinde görüş yaratıcıları olarak yayın organlarının rolü nedeniyle bu hususun son derece önemli olduğunu düşünüyorum. İfade özgürlüğüne saygı çerçevesinde önyargısız ve tarafsız bir şekilde yazma ve haber verme görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir.
Eğitim bağlamında, Müslümanlara karşı hoşgörüsüzlük ve ayrımcılığı aşmak için sistemlerimizin ayrımcılık yapmamayı ve hoşgörüyü teşvik etmesi gereklidir. Bu, bütün toplumlar tarafından paylaşılan ortak bir amaç olmalıdır. Eğitim aracılığıyla tarafsız bir İslam imajını teşvik etmeliyiz. Bazı toplumlarda Müslüman öğrencilere karşı yapılan ayrımcılık birçoğunu okulda başarısızlığa ve dışlanmaya sürüklemektedir.
Diğer toplumların deneyimlerini de dahil ederek Müslümanlara karşı hoşgörüsüzlük ve ayrımcılığa karşı aktif cevaplar arayacağız. Kültürler ve dinler arası anlayışı teşvik etmenin farklılıklara saygıyı kolaylaştırdığı kanaatindeyim.
Ülkelerin iç mevzuatları hoşgörüyü teşvik etmek ve ayrımcı davranışların peşine düşmek gerekliliğini mutlaka göz önünde bulundurmadır. Ait oldukları toplumlarda çok aktif ve yapıcı bir görev üstlenen Müslüman örgütlerin sayısının her geçen gün artması konusunu da değerlendirmeliyiz.
Aidiyet duygusu
Entegrasyon eksikliği ve kimlik sorunları birer sosyal risk unsurudur. Öfke duygusuna, köktencilik hayal kırıklığına ve umutsuzluğa sürükler. Bizzat Müslümanlar muğlaklıktan ve tezat ifadelerden kaçınmalı ve ait oldukları toplumların hayatlarına adapte olmalıdır.Bizim toplumumuz hoşgörü ve saygıya, ifade ve düşünce özgürlüğüne ve genel olarak uygulanan ve yararlanılan diğer değerlere dayanmaktadır.
Bunlar bütün toplumlar tarafından benimsenmesi gereken prensiplerdir. Hak ve özgürlüklerin kısıtlanması Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar arasında topluluk ve aidiyet duygusuna zarar verir. Hepimiz birer vatandaşız. Farklı kültürlerin mevcudiyeti tüm toplumları zenginleştirir.
Konferansın gerçekleştirileceği yer olan Cordoba, çağımız için hayati bir meselede en iyi uygulama ve fikirlerin şekillenebileceği son derece sembolik bir şehirdir.
Miguel Angel Moratinos
Dışişleri ve İşbirliği Bakanı

