Alan razı, veren razı...
Galatasaray öndeki adamları etkin olursa kazanıyor, olmadığı günlerde çok zorlanıyor. Ama bu düşünce uzun süre devam edemez, ettirmezlerGalatasaray biraz dişli, biraz mücadeleci, biraz da akıllı oynayan bir rakip karşısına çıkınca tutuluyor, takılıyor, iş yapamıyor. İş yapması da bu şartlar altında çok zor.
Gerilemenin çok az bir miktarını perşembe yorgunluğuna verelim, ama Galatasaray'ın önünde gözüken bir tablo var. Rakip orta sahayı fazla adamla tutmuş, fakat Galatasaray hâlâ bildiğini okuyor.
Galatasaray rakip kaleye gidemezken, kalesinde tehlikeler yaşıyor. Futbolun değişmez bir kuralı vardır; oyunu kazanmak istiyorsanız önce ikinci topları kazanacaksınız.
İkinci top nedir? Rakip defanstan gelen, orta sahaya inen, kendi defansından gelen veya kendi adamlarından seken toptur.
Galatasaray'ın bu topları kazanma şansı yok. Linderoth koca ilk yarı orta alanda üçe bir mücadele etmeye çalıştı. Arda bir çizgide, Barış bir çizgide, Lincoln önde... Kayserispor ise dörtlü orta alanı Mehmet Topuz'la destekliyor ve bütün ikinci topları kazanıyor.
Galatasaray'ın takım olarak iyi futbol oynama özelliği yok. Galatasaray'ın özelliği önde topu tutabildiği zaman ortaya çıkıyor. Burada Arda ve Lincoln devreye giriyor, Hakan ve Ümit son vuruşları yapmaya çalışıyor.
Hakan ve Ümit, Lincoln destekli oynarken kimden top bekliyor? Barış ve Arda'dan... Bu toplar gelse, goller de gelecek belki, ama etkili paslar atılmıyor. Uğur ve Volkan da bu topları gönderemedi. Bütün bunlar olmayınca ortaya nasıl bir Galatasaray çıktığını daha iyi anlayabiliriz. Bir tek etkin top Lincoln'den geldi, o da gol oldu.
Galatasaray geriden oyuna çok tehlikeli çıkıyor. Song'un böyle bir çıkışta ikili, üçlü markaj altındaki Lincoln'e oynadığı top, kayıp top olunca çabuk çıkış ve iyi bir defans arası pasıyla golü yediler. Aynı çıkışlarda Arda ve Volkan'ın da benzer top kayıpları oldu, Kayseri bunları kullanmadı.
Gollerin sayısı artabilirdi, ancak Kayserispor, Galatasaray'ın hem adından hem liderliğinden korktu. Birden sonra ikiyi, üçü bulma düşüncesini sahaya pek koyamadı. Halbuki bunu gerçekleştiribelirdi.
Hakan kazanılmalı
Galatasaray tahmin ediyorum, kaybettiği iki puana üzülmedi, kazandığı bir puana sevindi. Çünkü yaptığı oyuncu değişimleriyle bunun başka izahı yok. Galatasaray son bölümlerde forvetlerini çıkarıp, orta saha alıyor. Kayserispor ise orta saha çıkarıp, forvet sokuyor. Belki Kayserispor kazanmayı Galatasaray'dan daha fazla istiyordu.Kısacası Galatasaray orta sahasını kullanmadan sonuca gitmeye çalışıyor. Öndeki adamları etkin olursa kazanıyor, olmadığı günlerde galip gelemiyor. Ama bu düşünce uzun süre devam edemez, ettirmezler.
Galatasaray'ın mutlaka futbol oynaması ve de tempolu oynaması lazım. Ne yapıp edip, Hakan'ı da futbolun içine çekerek kazanması gerekiyor. Yoksa açıkcası başı ağrıyacak gibi görünüyor...
Oyunda güzellik az olunca insan, hakemin devreye girmesini bekliyor, oyuna tempo kazandırmasını, avantaj kurallarını iyi uygulamasını istiyor. Ama Hak getire... Olur olmaz düdükler, olmayan tempoyu daha da düşürdü. Elbirliğiyle ortaya keyifsiz bir doksan dakika çıkardılar.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe