Kuran'da birden fazla kadınla evlilik emri yok!
Prof. Dr. BEYZA BİLGİN
Kuran artık meali ile birlikte okunuyor ya, daha önce sorulmamış sorular ortaya çıkıyor. Bu çok iyi bir gelişmedir. Böylece bugüne kadar emir olarak algılanmış ve kısmen de olsa böyle uygulanmış bazı ayetleri hakkında daha doğru bilgi edinmek imkânı doğmaktadır. Birden çok kadınla evlenme meselesi bunlardan biridir.
Çok eşle evli herhangi erkeğe soracak olursanız, size kendisinin Allah'ın emrini yerine getirdiğini söyleyecektir. Bu durumun sebebi, eski kanunlarımız olan şeriat düzenlemelerinde erkeklere dört eş izninin tanınmış olmasıdır. Şeriatın Kuran ayetleriyle tıpatıp örtüştüğü yaygın kanaati, şeriattaki her uygulamanın Allah emri olarak algılanması sonucunu doğurmuştur. Oysa bazı Allah öğütleri şeriata hiç dâhil edilmemiş olduğu gibi (boşamada iki şahit) bazıları da eski alışkanlıklara dönme pahasına göz ardı edilebilmiştir (kadınların şahitliği). İlgili ayetteki (4Nisa3) durum da bunlardandır.
Dört eş izni bir emir değil, bir sınırlamadır. İslam öncesi dönemde ve bu sınırlayıcı ayetlerin vahiy olunduğu, Hicret'in dördüncü yılına kadar, erkekler himayelerine aldıkları yetim kızlar ve dul kadınlarla mehirlerini vermeden evleniyor, cariyeleri de odalık olarak kullanıyorlardı. Bu ayet, yetimlerle ve cariyelerle de mehrini vermeden ve meşru muameleyi (nikâh) yapmadan evlenmeyi yasaklamıştır. (4Nisa 25;24 Nur32)
Eşleri arasında adaleti sağlayamamaktan korkanlara tek eşle yetinmeleri tavsiye edilmiş, bir diğer ayette adil hareketin asla sağlanamayacağı bildirilmiştir (4Nisa129). Allah'ın adil davranmak şartı koştuğu ve "ne kadar isteseniz de adil davranamazsınız" diye görüş belirttiği bir konudur bu. Takva sahibi erkekler böyle yollara tevessül etmemişlerdir, etmezler. Bu girişle aynı konuda soruları birikmiş birçok okuyucuma cevap vermiş oldum.
Şimdi diğer sorularınız:
Kılıçlı hutbe bir hatıra
6.10.2007 tarihli Milliyet'in Ramazan sayfasında Amasra Fatih Camii imamının hutbede elinde kılıç ile bir fotoğrafı yayımlanmıştır. Bence bir din adamının eline silah hiç yakışmıyor. İslamiyet evrensel bir dindir, savaş ve şiddeti değil, barış ve kardeşliği telkin etmelidir. Bu bir gelenek de olsa kabul edilebilir yanı yoktur. Bu konudaki görüşünüzü rica eder saygılar sunarım.
Sayın okurum, elde kılıç ile hutbe okumak bir gelenek değildir, sadece o camiye özel bir hatıradır. Kılıç egemenlik işaretidir, padişah egemenliğinin işareti olarak kılıcı oraya bırakmıştır. Hatip, o zamanın hukukunda hutbeyi padişah adına okurdu, hatibin devletten izinli olması lazımdır, bu sebeple kılıç o zaman için yadırganmamıştır. Amasra hatırasını hatıradan öteye taşımamalıyız.
Diyanet İşleri başkanlığı bu hatırayı devam ettirme konusunda konuşacaktır. Ben kılıçlı hutbeyi ilk olarak Malezya'daki ulusal camide görmüştüm (1988). Hatip bizim fotoğrafta gördüğümüz şekilde kılıcı elinde tutmuyordu da kılıç, kınında olarak kürsünün yan tarafında duruyor, hatip elini onun üzerinde tutarak konuşuyordu, aynı anlamda şüphesiz.
İmam nikâhı bir duadır
İmam nikâhının dinimizdeki yeri nedir? Yapılması şart mıdır?
Cumhuriyet öncesinde imamlar devlet adına nikâh kıydıkları ve kayıtları resmen merkezlere gönderdikleri için, bugünkü belediye nikâhı ile aynı işlemi yapıyorlardı. Yani kıydıkları nikâh resmi nikâhtı. Bugünkü durumda imamlara resmi nikâh kıyma yetkisi verilmiş değildir, o yüzden imamın kıydığı nikâhın sadece dua değeri vardır. Resmi nikâhtan sonra bir dua töreni düzenleyebilirsiniz. Yapılması şart değildir, manevi katkıdır.
Yorumlar çoğulculuktur
Abdest kadar olağan bir konuda, neden açıkça yıkanır veya meshedilir diye duyurulmamış? Bir ayak yıkama konusunda bile din âlimleri değişik yorumlara varıyor.
Bunlar gramerden kaynaklanan ince farklardır sayın okurum. Hz. Peygamber, ayrıntıların kişilere bırakılmasını, kendisinden istenmemesini, yoksa onun emir olacağını, bir daha farklı davranılamayacağını söylemiştir. Farklı görüşlere açık konularda seçme imkânı tanınması bize değer verildiğini, güvenildiğini gösterir. Sorunlarımızın çoğu çoğulcu görüşlere izin vermeyişimizden kaynaklanmıyor mu zaten?
Sorularınız için:
ramazansayfasi@milliyet.com.tr
Faks: 0212 - 505 62 18
Tel: 0212 505 62 91 - 0212 505 68 41

