Ve yeniden hepimizin milli takımı
Basının milli takım kampından uzak tutulmasının yanlışlığına vurguyla "İstersen maça da gelmeyelim hocam" diye yazmıştım yazımı. Türkiye'nin birçok yerine bu yazı gitti.
Dün gece Fatih Terim, basına koyduğu yasağı kaldırdı.
Şimdi Milli Takım, yeniden hepimizin takımı. Teşekkürler.
Ama biz işimizi yapmaya tabii ki devam edeceğiz. Moldova maçı için bir şeyler yazmak gerekli mi bilmiyorum. Bu rakibi küçümsemek değil. Malta beraberliğinden sonra kimseyi küçümseyecek halimiz de yok.
Ama Yunanistan maçıyla karakteri açısından birbirine benzeyen iki karşılaşma olması açısından bu yazının iki maçı da kapsadığını söyleyebilirim.
Yunanistan'la asıl zor maçımızın içerideki oyun olduğu açık. Onları bundan önceki eşleşmemizde de Atina'da daha fazla tehdit etmiştik.
Sıkıntılarımız var
Yunanistan aynı bizim 2002'den sonraki durumumuz gibi, oynatmayan bir takımdan oynayan bir takım olmaya geçmekte güçlük çekti, çekiyor.Evlerinde oyun karakterini değiştirmeye ve geliştirmeye, oynayamaya çalışırken ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bundan iki Atina maçında da oyun olarak yararlandık. 2. maçta skoru da elde ettik. Ama buradaki maçı Avrupa Şampiyonu ile oynayacağız. Aynı oyun karakteri ve beraberliğin onları hiç de üzmeyeceği bir oyun. Ve sıkıntılarımız var.
1- Kadroda sadece 2 çapa var. Hüseyin ve Marco. Bu Hamit ve Emre'den birinin yine orada oynayacağına işaret.
2- Savunmacılarımızın şahsi ve takım zaafları kulüp takımlarında da giderilemedi. Bu iki unsuru yan yana koyduğunuzda sorunun derinliği artıyor.
3- Maalesef Galatasaray dışında, milli takım da dahil olmak üzere tempo yapmakta zorlanan bir ülke konumundayız. Kapalı ve kontratak oynamayı bilen bir takımı bu tempoyu yakalamadan devirmek kolay değil.
4- Savunmacılarımızın duran top sıkıntısı devam ediyor. Her korner ve serbest vuruş tehlikeli. Bunun için bir plan geliştirmeli.
5- Kapalı savunmaları açacak hücumcu oyuncu sayı ve performansımız yeterli değil. Formda olanlar geniş alan hücumcuları. Misal Hakan Şükür kariyerinin en düşük hava topu yüzdesiyle oynuyor. Avantajımız ise onun süreli durgunluğu ve artık patlama zamanının geliyor oluşu.
Güvenim tam
Ama bunlar tamir edilemeyecek çok büyük açıklar değil.Terim'in bunların üstesinden gelmesini bekleyebiliriz.
Marco'nun formdalığıyla savunmayı asla geri kaçmayan önde basan bir hat yapabilirsek tempo ve sevdiğimiz karambol topları ceza sahası içinde bulmak mümkün. Bunlar savunma maçları değil. Rakibi bozma maçları. Bu havayı yakalamak ve ilk golü bulmak bize 6 puan getirir.
Bunca handikapı saydıktan sonra bu kadar iyimser olunur mu? Evet olunur. 4 gollü bir içeri maç yenilgisi ve hiçbir maçında rahat olamayan bir rakibe karşı oynayacağız.
Terim'in iyi niyet gösterisi sonucu ortaya çıkacak sıcak atmosferde biz bu işi yapabiliriz.
Benim güvenim tam.
Sion maçını kimler izledi?
Salı günleri (en azından benim için) keyifli bir program yaptığım Lig Radyo'dan beni bulan bir futbolsever ve Galatasaray taraftarının, Ender Kuş'un mektubundan bir bölüm aktarıyorum. Sonunda da bir soruyla:
" Şu anda elimde C957483-C957485 ve C957486 seri nolu hiç kullanılmamış 3 adet GS-Sion maçına ait Kapalı Alt tribün bileti var. Nedeni ise, maçtan yaklaşık bir saat önce stada gelmek ve bu yüzden girememek. Biletix iade almıyor çünkü, işleri sadece bileti satmak. GS Kulübü seyredemediğim maçın bilet bedelini tazmin etmiyor çünkü, onların işi sadece çıkıp oynamak, güvenlik güçleri beni maça sokamıyor çünkü, görevleri sadece üst araması yapmak (bizzat polisler ile yaptığım konuşmada bana söylenen).
Bu maç için yanıp tutuşan 15 yaşındaki oğlum, arabamıza binip kös kös eve dönerken hırsından radyodan dahi maçı dinlemedi.
...eve gidip ikinci yarıyı seyrettiğimde maç tıklım tıklım, yani bizim giremediğimiz stada abartısız binlerce yanaşma girmiş, benim gibi parasını ödeyip, önce itilip kakılmış sonra da maça giremeyenler adına çılgınlar gibi seviniyor...
İşte böyle bir bataklığın içindeyiz hepimiz."
Geçen perşembe, derli toplu, takım ve futbol sevgisiyle çocuklarını alıp stada koşmuş yüzden fazla insan stada giremedi. Peki onların yerlerinde kim vardı dolu statta.
Galatasaray Yönetimi'ne ve emniyete sormalı. Kimler? Misal Fenerbahçe maçında çıkan olaylar nedeniyle ceza alan tribün gediklilerinin yarısı evlerinde otururken, diğer yarısı yine kapalının göbeğinde nasıl ayakta durabiliyorlardı? Bundan kimlerin haberi vardı? Bu organizasyonu kim yaptı? Kim yasaklıların yasağı delmesini sağladı? Ve neden?
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe