
|
|
|
 |
|
|
Dilim varmıyor ama!
Pazar günü Kanaltürk'te bir alt yazı geçiyor, "13 askerimiz şehit oldu" diyor ve devam ediyor "Yayınlarımızı ağırlaştırıyoruz"... Kanal, saat 20.30'daki "Sümer Ezgü ile Ramazan Geceleri" programını kaldırdı. Yerine ağır bir film koydu, ardından Arjantin'deki yolsuzlukları anlatan belgeseli girdi.
Aynı saat diliminde "İbo Show"da Bengü kardeş kendinden geçmiş. "Popstar Alaturka"da "Evladım olmamış" muhabbeti vardı. Bu iki programın canlı yayınında hiç mi akıllarına gelmedi akışı ağırlaştırmak?
Gelelim "haber" kanallarına... NTV'de basketbol maçı var, 24 kanalında futbol maçı, CNN Türk'te futbol programı. Habertürk kendi aleminde, saat 00.30'da "Son Dakika" yazısını görüyorum bu kanalda.
Bir tek Erman Toroğlu'nun sesi geliyor; "Türk insanı ile dalga geçiyorlar. Amerika dalga geçiyor, herkes dalga geçiyor. Bu kadar da kolay başımız sağ olmasın". Bana gelen bilgilere göre ATA TV (Digitürk'ten yayın yapıyor) ve Ankara kanalı Kanal B duyarlı davranıyor.
Burada popülist lafları dizmek çok kolay. Bunları yazmak istemiyorum. Cumhurbaşkanı Gül'ün ve Genelkurmay Başkanı'nın şehit ve gazi ailelerine verdikleri iftar yemeklerini uzun uzun izledik haber blütenlernide. Bir yıl sonra yine iftar yemeği verecekler. Bu kez 13 şehitin aileleri de büyük olasılıkla o uzun masanın bir yanında olacaklar. Nazım Hikmet'in "Dünyanın En Tuhaf Mahluku" şiiri aklıma geldi. Dilim demeye varmıyor, demek istemiyorum artık.
Basının zaafı!
ABD'nin 38'inci Başkanı Gerald Ford iki şeyi aynı anda düşünemezmiş. TV8'de "Bunu Konuşalım" programına konuk olarak katılan gazeteci Mehmet Barlas söyledi. Yani konuşurken yürüyememek gibi bir olay. Barlas bizim basını bu örneğe benzetti. Aynı ayna birden fazla olaya odaklanamadığını söyledi. Bir Malezya lafı herkes, onun peşinde; bir başörtüsü herkes onun peşinde. Çeşitlilik olamıyor, çünkü ayağı takılıp tökezliyor basın. Mehmet Ali Birand da vardı programın konukları arasında. Birand eskiden gazeteciliğin böyle olmadığını söyledi. Sordu: "Kaç yayın organının sürekli olarak, Ortadoğu'da muhabiri var?"
Reuters var ya!
"Reuters resim de geçiyor haber de, ne gereği var para harcamanın, muhabir göndermenin" denildiğini duydum yazılı basına ilişkin. Peki sanki haber kanallarımız farklı mı? Hangi haber kanalının Ortadoğu'daki ülkelerde sürekli çalışan her akşam haber veren muhabiri var? Biz bizimle ilgili haberleri bile "Reuters", "AFP" "Daily" ile başlayan gazetelerden filan öğreniyoruz. PKK'nin Amerikan silahları bulundurduğunu mesela nereden öğrendik?
Kapan içine
Mehmet Ali Birand içimize iyice kapandığımızı söyledi. Biz dünyayı internete bağlanmak olarak algılayan, bilişim fuarında kamera, fotoğraf makinesi ile teknoloji çağını yakaladığını zanneden, plazma televizyon alarak uygarlaştığına inanan, etrafında ne olup bittiğinden habersiz bir millet olduk. Sürekli tüketen, dünya ile buluşmayı Sultanahmet Meydanı'ndan daha büyük alışveriş merkezi açmak olduğunu zanneden bir hale geldik.
"Bir elinde cımbız bir elinde ayna umurunda mı dünya" bir kadın için söylenmiştir. Şair bunu bir ülke için de söylenebileceğini sanırım hiç düşünmemiştir.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|