
|
|
|
 |
|
|
Bu sessizlik doğru değil
Satır Arası / Deniz Sipahi
Beş yaşındaki Serhat’ın İstanbul’un Kıraç beldesinde bir sokak köpeği tarafından ısırıldıktan 13 gün sonra kuduzdan öldüğü haberini hep birlikte okuduk.
Serhat’ın fotoğrafına baktığınızda içiniz sızlamıştır değil mi?
Suçsuz, hiçbir şeyden haberi olmayan, tek isteği arkadaşlarıyla biraz daha fazla evlerinin önünde oynamak isteyen Serhat’ın bir sokak köpeği tarafından ısırılmasını 2000’li yıllarda normal karşılıyor musunuz?
Böyle bir olaya dünyanın herhangi bir yerinde izin verilebileceğini düşünüyor musunuz?
İnanın bu sadece Türkiye’de olur.
Peki Türkiye’deki hayvan dernekleri Fransa’da, Almanya’da, ABD’de yok mu?
Emin olun, gelişmiş Batı ülkelerinde hayvan derneklerinin siyasiler üzerindeki etkisi çok daha fazladır. Bizde de son 20 yılda bu derneklerin epeyce mesafe aldıklarını söyleyebiliriz.
Ben de diğer meslektaşlarım gibi yazılarımla, verdiğimiz haberlerle onlara destek olmaya çalıştım. İnsan hakkı kadar hayvan haklarının da savunucusu olmalıyız.
Gelelim o masum evladımız Serhat’ın talihsiz ölümüne... Ne yazık ki; Serhat’ı köpek beyne yakın bir bölgeden ısırıyor.
Sonrasındaki müdahale hataları ayrı bir yazı konusudur. Ama aşının yüzde 100 garanti olmadığını da herkes iyi biliyor.
Özellikle de ısırma beyne yakınsa...
Serhat bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu bir skandaldır.
* * *
Özellikle olayın üzerinden birkaç gün geçmesini bekledim. Hiçbir hayvan derneğinden bir açıklama duymadım, okumadım.
Sanki bu sadece belediyelerin ve sağlık bakanlığının sorunuymuş gibi sesleri çıkmıyor.
Benim sütunumu takip edenler bu konuda ne kadar samimi olduğumu bilirler.
Hayvanları çok severim, en az dernek üyeleri kadar da bu konuda hassas davranırım.
Çok açık söylüyorum.
Son çıkan hayvan hakları yasası Türkiye’ye uygun bir yasa değildir.
''İthal'' bir yasadır.
Bu ülkenin gerçekleri göz önünde bulundurulmadan, neredeyse Fransa’dan, Almanya’dan Türkçe’ye kelime kelimesine tercüme edilerek getirilmiştir. İşin özüne baktığımızda da Türkiye’ye uymamıştır. Sokak hayvanları için en fazla kısırlaştırma yaparak yine bulundukları ortama bırakılmaları istenmektedir.
* * *
İsterseniz hayvan derneklerini de alarak bir İzmir turu yapalım.
Paris ya da Berlin sokaklarında bir köpek sürüsüne rastlar mısınız?
Ya da hayvan haklarının en fazla ilerlediği ABD’de?..
Bir kuduz vakasından sonra hayvan derneklerinin bu kadar sessiz kaldığına şahitlik eder misiniz?
Edemezsiniz...
Belediyeler gelecek tepkiler nedeniyle sinmiş durumdadır.
Hiç kimse kusura bakmasın.
Türkiye bu gerçekle yüzleşmek ve çözüm üretmek zorundadır. Hayatım boyunca köpekler en yakın dostlarım oldu.
Ama bu sevgiyi hissedenler bile sokakta yürüyemez, gezinemez olduysa bir yerde yanlış var demektir.
Hayvan derneklerine bu konuda çok önemli görevler düşüyor.
Belediyelerle işbirliğine giderek ve Meclis’te yeni bir yasa için çalışma başlatarak ilk adım atılmalıdır.
Yine ortak geliştirilecek Avrupa Birliği projeleriyle kaynak yaratılarak, sokak hayvanlarının doğal ortam içinde barınmalarını sağlayacak fiziki şartlar yaratılmalıdır.
Ben bu sessizliği hiç de doğru bulmadığımı söylemek istiyorum.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|