
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Krizde 3. göz
PKK azgınlığı ve ABD kongresinden bugün geçmesi beklenen "Ermeni Kıyımı Kararı" tansiyonu daha da yükseltecek.
Kamuoyu baskısıyla AKP'nin köşeye sıkışması ve kontrolün elinden kayması mümkün.
Kolektif öfke selinin önünde Türkiye'nin maceraya savrulma riski var.
Öncelikle PKK...
PKK'nın tırmanan eylemleriyle toplumu kan tutmuş gibidir.
Bilincin yerini giderek duygular almakta.
Samuel Beckett'ın "Godot'yu Beklerken" oyunundaki gibi bir "mucize çözüm beklentisi" oluşuyor: "sınır ötesi harekât..."
"Hafıza-i beşer" dedikleri, insanoğlu hafızası, "nisyan (unutmak) ile maluldür" söylemi bir kez daha doğrulanıyor.
1980'lerin sonlarından itibaren ikinci Irak savaşına kadar TSK, çok kez sınırı aşarak Kuzey Irak'a girdi.
En zor koşullarda ilerledi.100 km ilerlediği de oldu.
Kundakçı Paşa'nın 24 saat yürüdüğü unutulmaz.
Kuzey Irak'ta PKK'nın barındığı bölgeleri, dağları hallaç pamuğu gibi attı.
Geri çekilirken orada "özel birlikler" de bıraktı.
Bunların bazılarının yöre giysileriyle o coğrafyada her yere gittikleri, bilgi topladıkları, PKK gruplarına vurdukları, baskınlar yaptıkları bilinmeyen şey değil.
Peki... Bu sınır ötesi harekâtlardan sonra PKK, Kuzey Irak'tan kazınabildi mi?
PKK'nın lojistik kaynakları ve yolları sıfırlandı mı?
"Sınır ötesine harekâtı" mucize çözüm gibi görenler bu sorunun cevabını iyi düşünmeliler.
Org. Torumtay'ın istifası
Yeni bir sınır ötesi harekâtın tezkeresi için düğmeye basıldı. Ancak bu, hemen harekât yapılacak anlamına gelmiyor.
Elbette son çare budur, ama zamanlaması çok akıllıca olmalı.
Öte yandan...
TSK'yı sınır ötesine çıkmaya zorlayan PKK'nın amacı ne?
Yoksa... Türkiye'nin Kuzey Irak Kürt yönetiminin güçleriyle, ABD birlikleriyle burun buruna gelmesi... Arap ülkeleri, ABD ve AB'nin karşısında yalnız kalması mı?
Politikacı değil, devlet adamı olmanın yaşamlarda zorlu sınavları vardır.
İki gözüyle görenlerin arasında üçüncü "bilgelik gözü"nün varlığı ya da yokluğu, milletlerin talihi ya da talihsizliğidir.
Bu ülkenin çok değerli bir komutanı vardı.
Org. Necip Torumtay, Genelkurmay Başkanlığı'ndan gene Kuzey Irak'a ciddi riskleri olan bir harekât baskıları sürecinde istifa etmişti.
Acaba neden?
Daha önce de yazdım.
Dallardan yapılmış bir çardak, ekmek pişirilen bir fırın... Hepsi bu.
Harekât başlamadan önce bütün bu kamplar boşaltılmıştı.
PKK'lılar araziye dağılmışlardı, sivil halkın arasına karışanlar da çoktu.
O nedenle... Sınır ötesi harekâtın hayal edilen bir "mucize çözüm" olduğuna inanamıyorum.
Kendi topraklarımızdakileri bile tam saptayıp yok etmek mümkün olabiliyor mu?
Elbette askerin kurmay değerlendirmeleri gene de sınır ötesi harekâtı işaretliyorsa, bilemediğim işlevler olabilir.
Fakat... Son tahlilde bunlar katkıdır. "Kesin çözüm" sanılmamalı.
Senatodan geçmesi... Başkan Bush'un onaylaması...
Erdoğan'a yakın isimlerden Egemen Bağış başkanlığında bir heyet, olası yaptırımları bildirmek için Amerika'da.
"Hiçbir hükümet, bu kamuoyu baskısı karşısında ayakta duramaz" diye bir de söylemleri oldu.
Böyle durumlarda "taç giyen baş akıllanır" deyişi hatırlanmalıdır.
Ayranları kabartanların devleti yönetme sorumluluğu yok.
Bir hükümet, kamuoyunu oluşturanların sesine elbette kulak vermelidir, ama aklın yolunda karar verme gereğinin de bilincinde olmalıdır.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe