MEB, AİHM'ye itiraz için kararı bekliyor
BAHAR ATAKAN Ankara
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Alevi bir babanın kızı adına zorunlu din dersine karşı açtığı davayı karara bağlayan AİHM'nin "dersin tarafsız olmadığı, dini ve felsefi inançlara saygı kriterlerini karşılamadığı" yönündeki görüşünü Türk hukukçulara incelettireceğini açıkladı. MEB yetkilileri ise karara itiraz edileceğini belirterek, bu karar çerçevesinde Alevi öğrencilerin dersten muaf sayılmalarının söz konusu olmadığını kaydetti.
AİHM'nin, zorunlu din dersiyle ilgili kararını Milliyet'e değerlendiren Çelik, "Hukukçular bu konunun ne olduğunu, ne olmadığını tespit etsinler. Ondan sonra açıklama yapacağız. Şu anda hiçbir şey söyleyemiyorum. Önce bir kere mahkemenin verdiği kararı görmemiz lazım" dedi.
Üst düzey MEB yetkilileri ise AİHM kararına itiraz edileceğini açıkladı. Mahkemenin davayla ilgili olarak MEB'den 7. sınıf ders kitabını istediğini belirten yetkililer, "Ancak, 7. sınıf ders programı dava sürerken yenilendi. Dolayısıyla mahkeme önceki yıllarda okutulan din dersi kitaplarını inceledi. Yenilenen müfredat programlarını mahkemeye götürdük, ancak incelemeye alınmamış olabilir" dedi.
'Vahim değil'
Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, AİHM'nin zorunlu din dersleri müfredatının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğuna yönelik kararı için, "Vahim bir karar değil. Zaten değişiklik yapılacak. Bekliyorduk. Zorunluluğu muhafaza edip de isteyenlerin kapsam dışı kalması bir seçenek. İsteyen (zorunluluğun) dışında kaldıktan sonra neyin davasını açacak? O zaman gürültü çıkarmak olur" dedi.10 SORU 10 CEVAP
Zorunlu derste yalnız İslam anlatılmayacakGökçer Tahincioğlu - Ankara
1 Din derslerinin Anayasa ile zorunlu tutulması konusu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) nasıl taşındı?
Hasan Zengin adlı Alevi vatandaş, 2001'de kızı E.Z.'nin "Aleviliğin öğretilmediği zorunlu din derslerinden muaf tutulması için" önce İstanbul Valiliği'ne, sonra da mahkemelere başvuruda bulundu. Olumsuz yanıt alan Zengin, 2 Ocak 2004'te konuyu AİHM'ye taşıdı.
2 Başvuru karara bağlandı mı?
Evet. AİHM, önceki gün açıkladığı kararında, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) eğitim hakkını düzenleyen 1. protokolünün 2. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.
3 AİHM, zorunlu din dersi uygulamasını kararında nasıl yorumladı?
AİHM, mevcut haliyle zorunlu din derslerinin tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı kriterleriyle örtüşmediğini vurguladı.
4 Kararda, Türkiye'ye ne önerildi?
Uygulamadaki haliyle zorunlu din dersi müfredatının çocukların fikirlerini etkileyebileceği uyarısında bulunan AİHM, öğrencilerin dini eğitim ile ebeveynlerin dini inançları arasında kalmalarının engellenmesi gerektiğini vurguladı. AİHM, laiklik ilkesi gereğince devletin tüm inançlara karşı nötr olma yükümlülüğünün altını çizdi. Kararda, "Dini toplulukları tek bir çatı altında toplamak için önlem alma gerekliliği yoktur. Hıristiyan ve Musevi öğrencilerin zorunlu derslerden muaf tutulmak için farklı bir dine mensup olduğunu bildirmesi din ve vicdan özgürlüğüyle çelişir" denildi. Bu ifadeyle, gayrimüslimleri dini inançlarını açıklamak zorunda bırakan muafiyet uygulaması da eleştirildi. AİHM 2. Daire'nin verdiği karar, Türkiye itiraz ederse AİHM'nin en üst organı olan Büyük Daire'de kesinleşecek. Ancak bu aşamada da kararın değişme olasılığı çok düşük görülüyor.
5 Türkiye, kesinleşmesi halinde kararı uygulamak zorunda mı?
Evet. AİHS'ye kendi isteğiyle imza koyan, AB'ye üyelik müzakerelerini sürdüren Türkiye'nin kararı uygulamaması, çok sayıda olumsuz sonuç doğurabilecek. Türkiye, binlerce Alevinin açacağı olası davalarda yüksek tazminatlar ödemeye mahkûm edilebilecek. AİHM kararlarının uygulanmasını takiple sorumlu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye'nin konsey üyeliğini askıya almaktan sonlandırmaya kadar birçok yaptırım uygulayabilecek.
6 Karar, din derslerini zorunlu hale getiren Anayasa'da değişiklik gerektiriyor mu?
Hayır. Çünkü AİHM, zorunlu olsun veya olmasın din derslerinin "tarafsızlık, çoğulculuk, dini ve felsefi inançlara saygı" kriterlerini içerecek şekilde verilmesi gerektiğine işaret ediyor. Yani "farklı din ve kültürlerin öğretileceği" zorunlu bir derse karşı çıkmıyor, ancak Türkiye'deki uygulamanın bu kriterleri karşılamadığını vurguluyor.
7 Türkiye'nin kararı uygulama yolunda nasıl bir sistem kurması gerekiyor?
Ağırlıklı olarak İslam dininin, özellikle Sünni inanışın öğretildiği eleştirilerine hedef olan mevcut zorunlu din derslerinde müfredatın değiştirilmesi gerekiyor.
8 Kararın tek sonucu bu mu?
Hayır, gayrimüslimleri inançlarını açıklamak zorunda bırakan "muafiyet" uygulamasının da değiştirilmesi gerekecek. Bu çerçevede, zorunlu ya da seçmeli, din dersini görmek istemeyenlerin değil isteyenlerin bildirimde bulunmasına yönelik bir sistem kurulması gerekecek.
9 Karara göre, Alevi öğrenciler din derslerine girmeme hakkı kazandı mı?
Hayır. Okul yönetimleri, sistem değişikliğine gidilmediği müddetçe devamsız Alevi öğrencilere sınıfta bırakmaya kadar varan yaptırımlar uygulayabilir. Ancak AİHM kararı kesinleştikten sonra MEB'in bir kararı bulunmaksızın derslere girmeyen ve bu nedenle sınıfta bırakılan öğrenci, hakkını mahkemelerde arayabilecek. Anayasa'nın 90. maddesi, uluslararası sözleşmelerle yasaların çeliştiği anlarda, sözleşmenin uygulanmasını emrediyor. Bu nedenle mahkemelerin "uluslararası sözleşme" niteliğinde sayılan AİHM kararına dayanarak hüküm kurması gerekiyor. Davacıları Türkiye'de de haklı bulunması, içeriği değiştirilmeyen mevcut zorunlu dersin fiilen uygulanamaması sonucunu doğurabilecek.
10 Hükümet ne yapacak?
Alevi örgütleriyle süren davalarda "zorunlu din dersinin gerekliliği ve bu derslerde Alevi inancının da öğretildiği" savunmasını yapan MEB ve hükümet yeni bir formül üzerinde duruyor. Anayasa değişikliği tartışmasında gündeme gelen bu formül, bütün inançların ele alınacağı zorunlu bir "din kültürü" dersi ile sadece İslam dininin öğretileceği "seçmeli" bir din dersi içeriğini taşıyor.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

Cafe