11 Ekim 2007 / Perşembe - 10:30
İhaneti kendime yaptım
Ali'ce / Ali Eyüboğlu
"Sessiz Gemiler"in 'kötü gelini' Yeşim Salkım, artık polemiklerden uzak durmasını şöyle açıklıyor: "Başka bir kadına döndüğümü gördüm ekranda. Orada gördüğüm insanı da hiç sevmedim."
Onca yazıdan sonra "Cafe Sohbetleri"ne Yeşim Salkım'ı konuk etmem, birçok insanın aklına haklı olarak "Şov dünyasının bütün yıldızları bitti mi ki?" sorusunu getirebilir.
Yeşim Salkım'la söyleşi benim de aklıma en son gelecek şeydi.
Çünkü FOX'taki "Dobra Dobra"da banka hesaplarına yüklü miktarda para yatırıp zengin ettikleri medyacıların olduğunu iddia edip, isimlerini vermeyen Salkım'a o isimleri açıkla diye çağrı yapıyordum.
Onca çağrıya rağmen o isimleri açıklamayan Salkım'la başrolünü oynadığı "Sessiz Gemiler"in ön gösteriminde karşılaşınca konu haliyle bu olaya geldi. Salkım, Swissotel'deki ayaküstü sohbetimizde o isimleri açıklayacağı kitabı da yazmaktan vazgeçtiğini söylemesin mi? Nedenini sordum, "Bir Cafe Sohbeti yaparız, o zaman söylerim" deyince bu söyleşi gündeme geldi.
"Sessiz Gemiler" dizisindeki performansınız çok beğenildi. Ancak dizideki gelin, eşinin ailesinin pek sempatiyle bakmadığı bir gelin?
Evet ama onun neden öyle olduğunu ileride göreceğiz işte.
Rolü kendinize yakın buldunuz mu?
Bulmadım, çünkü normal hayatımda öyle bir gelin hiç olmadım. Belki de, bu rol bana iyi gelecek. Normal hayatımda yapmadıklarımı bu dizide yapacağım.
"Yuvarlanan Taşlar" isimli single çalışmanızla amaçladığınız satış ve çıkışı yakaladınız mı?
Hayır. Çünkü müzikte kendi adıma bir kan kaybım var uzun süredir. Son albümden sonra kendimi yenilemeyi başka bir proje yaparak sağlamam gerektiğini çok daha iyi gördüm. Artık eskiden yaptığım gibi kendime ait şarkılar söylemeliyim. Daha önce söylenmiş şarkıların cover'larını okumak artık doğru değil.
Öyle bir proje yapmalıyım ki, hem sosyal sorumluluk taşısın, hem de ilk çıktığımdaki gibi sesi, bakışları biraz insanlara dokunan, naif şarkıcı o kadını yeniden yaşatmam gerekiyor. Rumelili Arnavut kızı olduğum için kendi kökenimden yola çıkarak bir şeyler yapmak istiyorum. Albümümde türkü de, yeniden yapılandırılmış Rumeli türküleri de seslendirmek istiyorum. Yeniden Deli Mavi gibi bir şarkı da yakalamak istiyorum. Geçmişte panikleyip bir albüm hazırlayıp iki üç günde de onun stüdyo kayıtlarını yapıyordum. Bu hataları bir daha yapmak istemiyorum.
Sizden önce Candan Erçetin, Rumeli Türküleri albümü yapmıştı
Yoo, ben öyle düşünmüyorum. Candan, Boşnak göçmeni, ben Arnavut göçmeniyim. O oralı olduğu için o albümü yaptı. Albümümün içinde bir renk bulunsun istiyorum. . Ne bileyim, Neşet Ertaş türküsü de söyleyebileyim. Ayrıca çok fazla para vermek çok kaliteli bir albüm yapmak demek değil, bunu da gördüm. Yüreğini koymadıkça ve karşındaki insanlar da yüreğini o işe katmayınca hiçbir iş başarılı olmuyor ve tutmuyor. Zamanında hatasını yaptım ve ceremesini çok çektim.
Alaturka tarzında albüm
Peki kafanızdaki bu albüm projesi ne zaman hayata geçer?
Bunu herhalde en geç mayıs ayına kadar yetiştiririm.
Tartınız aynı, repertuvar ve projede de mi değişiklik olacak?
Türk müziği entrümanlarının ağırlıkta olacağı, alaturkaya yönelik olacak. Bizim çok güzel motiflerimiz ve renklerimiz var. Orada bir Trabzon yöresinden güzel bir türküyü de modernize ederek söylemek isterim. Bu o bölgeden birinin bana 'Ben de böyle bir türkü ya da ağıt var, albümünüze koyar mısınız?' diye gönderdiği eseri de olabilir.
Peki bu sosyal sorumluluk projesinden kastettiğiniz nedir?
Savaştan sonra çok zor şartlarda yaşayan çocuklar var. Bu bizim komşu ülkelerimizde var, ayrıca ülkemizde de Doğu'nun içerisinde de var. Bunun bir sosyal sorumluluk haline tam olarak dönüşebilmesi için doğru çalışan dernek ve vakıflarla bir araya gelip bunun geliri ne kadar olursa, onu bu çocuklara bağışlamak istiyorum. 10 senedir çalıştığım Geleceğimizin Çocukları Vakfı'nda yaklaşık 70 çocuk var ve ikisinin de sırf manevi annesiyim. Diğerlerine de annelik yapmaya çalışıyorum. Dört okul yaptırdık. Bir avukat çıktı, bir doktor o çocukların arasından. Avukat olan gencimiz, benim avukatımın yanında staj yapıyor.
'Dilime hakim olamadım'
"Bir Dilek Tut" yarışmasındaki olay çıkışlarınız gündeme geldi. Sonra "Artık polemiğe girmeyeceğim" dediniz. Böyle bir karar almanızın nedenleri neler?
Şunu fark ediyorum. Çok televizyon seyrettim ve kendimden çıkıp başka bir kadına döndüğümü gördüm ekranda. Orada gördüğüm insanı da hiç sevmedim. Çünkü ben normal yaşamımda böyle bir insan değilim. Normal yaşamımda insanlar fikir teatilerinde bulunurum. Tartışırsın ama işi hakaret boyutuna taşıdığında çirkinleşiyor. Dilime hakim olamadığımı fark ettim.
Emrah'la aranızda bir elektrilenme oldu mu?
Yok olmadı, o format elektriklenmesiydi. Tamamen kurmacaydı.
Zengin aile çocuğuyla birlikte olmak günah mı?
Ufukta yeni bir evlilik var mı, yoksa bundan önceki dört evlilik sizi yordu mu?
Evet çok yordu. Unumu eledim, eleğimi astım. Hep kızımla birlikte yaşadım. Gizem hep benimle aynı evde yaşadı. Türk geleneklerine göre yaşamak için evlendim. Diğerlerinin evliliklerine de bakarsan benim evliliklerim daha uzun sürdü.
Eşleriniz kadar sevgilileriniz de hep zenginlerdi. Ve nedense hep istenmeyen gelin ya da gelin adayı oldunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Ama Türkiye'de hep böyle bir sorun var biliyorsun. Zengin aileler çocuklarını kendi istedikleri gibi yönetir. Hiçbir zaman kendi istedikleri meslekleri seçmelerine izin vermezler ve o çocuk daima o aileye bağlı yaşar. O aile çocuğa isterse para verir, isterse ev alır. İstemezse almaz. Son ilişkimde biliyorsun sıradan bir kuaför salonu olan biriyle birlikte oldum. Onda bile yazacak bir şey buldular.
Böyle bir imajınız var ama.
Tamam, böyle bir imajım olduğuna katılıyorum. Zengin ailelerin çocuklarıyla birlikte olmak günah mı? Orta halli bir aileden gelen ama iyi aile terbiye görmüş, eğitim almış bir insanım. Zengin erkek, fakir kız filmleriyle büyümedik mi? Bunun neresi ters? Bana denk geldi. Oturdum Türk filmlerine konsantre oldum (Gülüyor). "Bunu yaşadığına memnun musun" diye sorarsan da, evet derim. Çünkü tecrübe kazandım.
Yüzde 80 anneyim
İyi ki yapmışım, hiç yapmasaydım ya da keşke yapmasaydım dediğiniz üç şey ne?
Her şart altında, her şeyi göze alarak iyi ki Gizem'i doğurmuşum. Evlilik dışı dahi olsa onu dünyaya getirmeyi göze aldım. Keşke yapmasaydım dediğim şey, evliliklerimi keşke aceleye getirmeseydim. Çünkü fazla aceleci davrandığımı düşünüyorum. Hiç yapmamayı istediğim şey de, kızımdan sonra belki de hiçbir zaman evlenmemeliydim.
Gizem'le anne- kız ilişkiniz nasıl?
Yüzde 80 anneyim.
Şu anda 17 yaşında, yakında ABD'ye okumaya gidecek bir genç kız evladınız var. O sizin evliliklerinize, polemiklere ne diyor?
Çok samimi söylüyorum. Diyor ki, "Ben olsam çıkar daha çok şey anlatırdım". "Çık döv şunları" demiyor elbette. Evde gördüğü ağlayan, yere düşen bayılan bir anne var ya... İşte o nedenle, kendimi ifade edemediğim, konuşamadığım şeylere karşı daha çok şey anlatmam gerektiğini düşünüyor.
Günlüğünü sadece kızına okutacak
Sizinle aramızda sorun teşkil eden son dönemde bir açıklamanız var. Dediniz ki, "Banka dekontları elimde bulunan zengin ettiğim medyacılar var." Seni tenzih ediyorum.
Ben kendimi biliyorum da varsa öyle satılmış kalemler onları da öğrenmek istiyorum. Bunun için niye yazacağınız kitabı bekleyelim, hemen niye açıklamıyorsunuz?
Kitap yazmaktan vazgeçtim.
Ondan da mı vazgeçtiniz. Neden?
Hayatımı deklare etmemin kimseyi mutlu etmeyeceğini düşünüyorum.
Ne zaman bu kararı aldınız?
Bu açıklamadan bir hafta sonra annemle oturup konuştuk. Yeğenlerime ve kızıma böyle bir mirasın kalmasını istemiyorum. O açıklamamdan dolayı senden de özür diliyorum.
Kafanızda ama ismini zikretmediğiniz kişiler kaç kişi ve dönen paralar ne kadar?
5 - 6 kişi. Yaşamlarına baktığınız zaman bu insanların artık herhangi bir gazetede yer almadığını ve sorumlu bir kişi olmadığını, kazandığı gelirle kendilerine farklı farklı yaşamlar sağladıklarını görüyorsunuz. Villada yaşıyorlar, altlarında son model otomobilleri ve yazlıkları var.
Yıllarca tuttuğunuz ve halkla paylaşmayı düşündüğünüz günlük şimdi çöpe mi gitti?
Halkla paylaşmayacağım. Kızım belli bir yaşa gelince sadece ona okutacağım. Orada herkese okutamayacağınız kendime kızdığım ve hakaret ettiğim yazılar var. Ben işimi çok ikinci plana attım. Benim kadar bu işte salak davranan bir kadın daha Türkiye Cumhuriyeti'ne gelmedi. Ben kendime ihanet ettim. Başka birinin canını yakmaya kalkmak ne diye? Geçen gün Mevlana'nın doğum günü kutlamalarını izledim. 'Herkes kendi kabı kadar alır' diyor ve ben de artık kabım kadar almak ve insanlara kapları kadar vermek istiyorum. Biliyorum ki, ben insanların canını yaktığımda bu bana geri dönecek ve benim canım iki katı yanacak. Böyle bir anne ve insan profili olmayacağını ve gittikçe de meslekte batacağını gördüm.
Düellodan çekildim diyorsunuz yani.
Evet, çekildim. Sen takipçisi ol sözlerimi tutup tutmayacağımın.
10 ismin çağrıştırdıkları
Gizem İmre: Hayatım Dursun Salkım: Kanım Cenk Eren: Çok iyi bir dost Hakan Uzan: Geçmiş İlker İnanoğlu: Yakın geçmiş Arben İçli: Huzur ve mutluluk Sezen Aksu: Yüreği çok güzel bir insan Osman Yağmurdereli: Osman Abi Tayyip Erdoğan: Seviyor ve takdir ediyorum Gülben Ergen: Allah yolunu açık etsin
| ||||||||
|
|
|
|