Pazarda yumurtadan 3 bin kişilik istihdama
Çocukken komşularının yumurtalarını pazarda satan Aynur Bektaş, bugün 3 bin çalışanı olan bir tekstilci. Yılın işkadını seçilen Bektaş'a göre, tekstilin çıkış noktası 'koleksiyon'da
SONGÜL HATISARU
Yıl 1992. Bir bankadan emekli olan Aynur Bektaş, torunlarını yetiştirmek yerine mevcut iki evini ve maaşından artırarak aldığı altınlarını sermaye yaparak Şirinevler'de 500 metrekarelik bir atölye kiralar. O küçük atölye 17 yılda konsolide cirosu 250 milyon dolara ulaşmış Hey Şirketler Grubu haline gelir.
Milli Prodüktivite Merkezi'nin yılın iş kadını seçtiği, bugün 3 fabrikada 3 bin kişiyi istihdam eden Aynur Bektaş girişimcilik pratiklerine daha 6 yaşındayken, 'kadın başına pazara' gidemeyen komşuları Güdük Emine'nin yumurtalarını pazarda satarak başlamış. Bektaş şimdi yumurta yerine Türkiye'nin en büyük örme ihracatçısı olarak hazırladığı koleksiyonlarını Esprit, H&M, Dockers, Calvin Klein, Armani Junior, Tommy Hilfiger, Gap, Reebok gibi firmalara pazarlıyor. Eski TGSD Başkanı, TOBB'un bünyesinde kurulan Kadın Girişimciler Kurulu'nun başına getirilen Bektaş'la, "nasıl yaptığını" konuştuk.
Yılın iş kadını seçildiniz. Öykünüz nasıl başlıyor?
Bankadan emekli olunca Şirinevler'de 500 metrekarelik bir atölye kiraladım. 20 yıllık bankacı olarak bir yere gelmek istiyorsam ihracat yapmam gerektiğini biliyordum. O zaman tekstil en az sermaye ile kurulan işti. Üç aylık kira, çalışanların maaşı ve küçük bir parti üretimi yapacak, o günün parasıyla 240 bin liram vardı.
Bütün paramı bu atölyeye yatırıp Almanya'ya 6 bin 900 adet tayt ihraç ettim. İlk işimden 100 bin lira kazandım. İnanamadım böyle bir paraya. Şans yardım etti, ilk işimde elde ettiğim inanılmaz kazanç, cesaret verdi. Fakat tabii çok da kaybediliyormuş tekstilde, bunu da öğrendik.
Güdük Emine'nin yumurtaları
Herkes değil de neden siz başardınız?Çankırılıyım ama kendimi bildiğim dönemlerim Ankara'da geçti. Ankaralılar birinin ev aradığını duyarsa, satanı duyduğunda da kendilerine görev çıkarır, arayana haber verir. Biz özel hayatlarımızda da yardımlaşarak büyüdük. Çocukluğumun geçtiği Çankırı Çerkeş'te mahallemizde dul kalmış Güdük Emine, Esma Teyze, Yaşar Ebe lakaplı komşu teyzelerimiz vardı. Bu kadınlar çarşıya gidemezlerdi küçük yerde o zamanlar.
Bu komşularımızın yumurtasını pazara götürür satar, karşılığında şeker alırdım. Bazen de mübadele usulü yumurtaları peynirle takas ederdim. Matematiğim çocukken de çok iyiydi. Komşu kadınların bütün iktisadi işlerini ben yapardım. Bir de tekstili bankacı gibi hesap kitap işi olarak yaptım ben.
Yabancı ortaklık planları var mı?
Çalıştığımız firmalardan oluyor, bunları inceliyoruz, ama düşünsem dahi asla yüzde 20'yi geçmez. Bu yıl sonunda HC Tekstil hariç ciromuz sadece Hey Tekstil ve Hey Travel Trends olarak 170 milyon dolar olacak.
Grup şirketlerimiz HC, Hey Dış Ticaret, CBS Bilişim'le birlikte ise konsolide ciromuz 250 milyon doları bulacak. 2008 ciro hedefimiz 500 milyon dolar. Halka açılacağız açıkçası. 3 bin kişiyi istihdam ediyoruz. Kapadokya bölgesinde bir fabrika daha düşünüyoruz. İki yıl önce turizme girdik. 2008'de İzmir, Ankara ve İstanbul'da butik oteller açacağız. Yurtdışındaki Mercury oteller gibi olacak. Kültür turunda bir numarayız.
H&M ve Zara'ya koleksiyon satıyor
Japonya'da tasarım ofisi açacağınız doğru mu?
İngiltere, Milano, Paris, Barcelona'da tasarım ofisleri açtık. Almanya'da, Japonya'da da açıyoruz. Ciromuzu yüzde 40 artıran bu ofisler aracılığıyla artık büyük adetli işlere değil koleksiyonumuz satın alacak yüksek fiyat veren, Avrupalı marka firmalarla iş yapıyoruz. H&M'ye, Zara'ya mesela kendi koleksiyonlarımızı satıyoruz. Üreticilikten kreatif firmaya kaydık. Koleksiyon kâr marjını yüzde 50 artırıyor.
'Tekstil tasarımla öne çıkabilir'
Tekstilciler Çin'in pazara gireceğini biliyordu. Neden hep kura takılıp kaldılar ve önlem almadılar?
Sipariş boldu, herkes iş buluyordu. Kimse kotaların kalkacağına inanmıyordu. Ama sektör çabuk toparlandı, bu da bir başarıdır. Şimdi bakın, "Marka yaratılsın" diyorlar. Böyle bir şey mümkün mü, herkes bunu yapabilir mi Allah aşkına. Türkiyeli tekstilciler tasarımda öne çıkabilir. Tom Ford'un mağazası mı vardı? Bizdeki tasarımcıların da marka olması lazım.
'Tekstil, kadınları evden sokağa çıkarıyor'
Tekstil sektörünün geleceği için nasıl bir model öneriyorsunuz?
Gelişen ülkeler tekstilden çıktı deniyor. Tekstilden çıkmışlar ama sektörlerini daha da büyütmüşler. Koleksiyon üretmişler, markalar yaratmışlar. Hollanda'nın Mexx dışında bilinen markası var mı? Hollanda'nın markaları yok, üretimi hiç yok ama koleksiyon satarak 10 milyar dolarları bulan ihracat yapıyorlar. Türkiye neden yapmasın? Bunu yapacağız çünkü işsizimiz çok. Tekstil kadını sokağa çıkaran bir sektördür. Erkekler eşlerinin, kızlarının tekstil fabrikalarında çalışmasına izin veriyor.Yeni ekonomi bakanımız Sayın Mehmet Şimşek'e de bunu anlatacağım.
Tarımdan kaçan işçi de tekstile gelir. Tarım işçisini eğitiyoruz, tekstil bu yönüyle bir kalkınma projesidir. Sektör olarak kendi koleksiyonumuzu satacağız bunu da götürüp Anadolu'da ürettireceğiz. Yabancı firmaların inanılmaz büyük tasarım giderleri var. Tasarımlarına talip olacağız.
'TOBB, kadınları fuara götürecek'
TOBB'da kadın girişimciler olarak ne yapacaksınız?
TOBB'un örgütlü olduğu 81 ilde kadın girişim merkezleri açılacak. Anadolu'daki kadın girişimcilere başarılı kadınlar koçluk yapacak. Kadınlara staj imkânı sağlayacağız. Geçen yıl İtalyanlar bizim nazar boncuğumuzdan kol saatleri yapıp moda yarattı. İğne oyaları artık şekil değiştirmeli. Kadınları yurtdışında seramik, çanta, ayakkabı, mobilya, süsleme fuarlarına götüreceğiz.
'Enflasyonda düşük hedef hatalıydı'
Tekstilin içinde bulunduğu durumun ne kadarı kurdan, ne kadarı Çin'den kaynaklanıyor?
Kurun bulunduğu düzeyde karlar çok eridi. Ama Merkez Bankası'nın tek başına günahı yok bence. Merkez enflasyonda yüzde 4 hedefi tutturabilmek için mecburen yüksek faize devam ediyor. Bir günah keçisi aranıyorsa bu hem hükümet, hem Merkez hem de IMF'dir. İstihdam üzerindeki kamu maliyetlerinin derhal düşürülmesini istiyoruz.

Cafe