
Anoreksiya afişi Türkiye'ye geliyor
Ünlü İtalyan fotoğrafçı Oliviero Toscani'nin İtalyan markası Nolita için hazırladığı "Anoreksiyaya Hayır" kampanyasının fotoğrafları Türkiye'de de görülebilecek. Nolita dört yıldır ülkemizde Acquaverde mağazalarında satışa sunuluyor
ELİF BERKÖZ ÜNYAY
Onun imza attığı reklamların metne ihtiyacı yok. Çünkü çektiği her fotoğraf karesi çok çarpıcı. Benetton, Valentino, Chanel gibi pek çok marka için afişler tasarladı. Hazırladığı kampanyalar hep ses getirdi, tartışıldı.
Ünlü İtalyan fotoğrafçı Oliviero Toscani bu defa İtalyan markası Nolita için hazırladığı, anoreksiyaya (zayıflama hastalığı) karşı kampanyasıyla konuşuluyor. Kampanya "No Anorexia / Anoreksiyaya Hayır" adını taşıyor. Toscani "31 kiloluk bir kadının fotoğrafını çekerek daha önce çok iyi bildiğim bir gerçeği, anoreksiyayı gözler önüne serdim. Kampanyanın amacı insanları bu hastalık üzerine düşünmeye itmek" diyor.
Türkiye'de dört yıldır Acquaverde mağazalarında satışa sunulan markanın kampanya afişlerinde anoreksiya hastası olan eski Fransız model ve aktris Isabella Caro'nun çırılçıplak bir fotoğrafı yer alıyor. 27 yaşındaki Caro 15 yıldır anoreksik. Hastalığı nedeniyle sadece 31 kilo kalmış. Verdiği pozlarla ilgili olarak Vanity Fair dergisinin İtalyan baskısına "Önceleri kendimi bütün gözlerden gizlemek isterdim. Ama artık ne korkunç bir hale geldiğimi, bu hastalığın ne kadar feci olduğunu göstermek istiyorum" diye konuştu. Kampanya İtalya'da sıfır beden manken tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Biz de moda dünyasında yaşananlara kayıtsız kalmadık. Kampanyayla ilgili olarak "Anoreksiyaya Hayır"ın yaratıcısı Oliverio Toscani ve Nolita'nın tasarımcısı Luisa Bertoncello ile e-posta yoluyla röportaj yaptık.
"31 kiloluk bir kadının fotoğrafını çekerek anoreksiyayı gözler önüne serdim"
Oliverio Toscani (Fotoğrafçı)
Isabella Caro'yu kampanya için düzenlenen casting'e katılan adaylar arasından seçtim. Ve onu çıplak görüntülemeye karar verdim. Eğer üzerinde kıyafet olsaydı kimse vermek istediğimiz mesajı yeterince anlamazdı.
Anoreksiya hastalığı uzun yıllardır ilgimi çekiyor. Bu kampanya için sadece işimi yaptım. Zamana, o ana şahitlik yaptım. 31 kiloluk bir kadının fotoğrafını çekerek daha önce çok iyi bildiğim bir gerçeği, anoreksiyayı gözler önüne serdim.
Kampanyanın amacı insanları düşünmeye itmek. Hedefim sadece moda endüstirisine mesaj vermek değildi. Moda endüstrisi kadar medya da sıfır beden tipini genç kızlara empoze ediyor. Eminim her iki sektör de fotoğraflarda saklı olan anlamı çıkaracak.
Nolita markasının yetkililerine "Anoreksiyaya dikkat çekmek için bir kampanya hazırlayalım. Afişlerde de anoreksik bir kadının fotoğrafını kullanalım" dediğimde hiç tereddüt etmediler. Çünkü onlar da tüm dünya gibi biliyor ki, çektiğim fotoğraflar gerçeğin gücünü, çarpıcılığını yansıtıyor.
"Bu hastalık özellikle genç kızları etkiliyor. Moda bu konuya parmak basmak için doğru adres"
Luisa Bertoncello (Nolita'nın tasarımcısı)
"No Anorexia" kampanyası Nolita markasının tavrını ortaya koyan bir kampanya. Anoreksiyaya karşı tepkimizi göstermek istedik. Bu reklam kampanyasında asıl amaç markaya dikkat çekmek değil, bu hastalık konusunda bilinci geliştirmekti. Markayı sadece bir araç olarak kullandık. Bu hastalık özellikle genç kızları ve mankenleri etkiliyor. Bu yüzden moda bu konuya parmak basmak için doğru adres.
Sıfır beden tipini moda endüstrisi yarattı. Ancak olayını bu boyutlara geleceğini düşünmedi. Zamanla iş dejenere oldu ve büyüdü. Nitekim buna karşı ilk tepkiyi yine moda dünyası gösterdi. Nolita markası olarak defilelerimizde, reklam çekimlerimizde hiç sıfır beden model kullanmadık. Koleksiyonumuzda sıfır beden giysilere de yer yok.
Kampanyanın dikkat çekmesini sağlamak kolay oldu çünkü Oliviero Toscani gibi bir dahinin elinden yine çok etkili ve şoke edici bir kampanya çıktı.
Kampanya için çekilen fotoğraflar insanın içini parçalıyor. Zayıflığın özendirici bir yanının olmadığını gösteriyor. Nitekim poz veren Isabella da böyle cesur pozları gençleri anoreksiyadan uzak tutmak için verdi. Gençlerin bu fotoğraflara baktıklarında anoreksiyanın ne kadar ciddi bir hastalık olduğunu anlamalarını diliyoruz. Bütün gayretimiz bunun içindi.
"Moda markaları manken seçerken, kızlardan anoreksik olmadıklarına dair doktor raporu istiyor"
Nino Erer (Nolita'nın Türkiye distribütörü)
"Anoreksiyaya Hayır" kampanyası medyanın ve halkın dikkatini anoreksiyaya çekmek için hazırlandı. Nolita bir moda markası olarak bu hastalığa dikkat çekmenin yanı sıra kampanya ile içinde bulunduğu moda endüstrisini de protesto ediyor.
Toscani, Nolita markasının fotoğrafçısı. Ancak sadece moda fotoğrafları çekmekle kalmadı. Kampanyasının yaratıcısı da o. "Anoreksiyaya Hayır" adlı bir kampanya yapma fikri ondan çıktı.
Moda dünyası anoreksiya nedeniyle ölen mankenlerden sonra artık manken seçimine çok daha fazla dikkat ediyor. Moda markalarının bir kısmı manken seçerken kızlardan anoreksik olmadıklarına dair doktor raporu istiyor.
Kampanya afişleri Türkiye'de de yer alacak. Yakında Nolita'nın satıldığı Acquaverde mağazalarına bu kampanyanın afişlerini asacağız.
"Kıyafetlerde 1970'li yılların havası hissediliyor"
Nolita'nın tasarımcısı Luisa Bertoncello "Nolita neşeli, çılgın, seksi ve cesur kadınlara hitap ediyor" diyor. Ardından sezon modasıyla ve koleksiyonla ilgili detaylara geçiyor: "Koleksiyonumuz bu yılın modasını yansıtıyor. Bu yıl trikolar gözde. Siyahtan yine vazgeçmedik. Gri ve lacivert sonbahar ve kış sezonunda tüm modacıların favorisi oldu. Rugan gardıropların olmazsa olmazları arasına girdi. Yüksek bel geri geldi. Skinny pantolonların yanı sıra çok geniş paçalı pantolonlar da giyilecek. Kıyafetlerde 1970'lerin havası hissediliyor. Koleksiyonumuzun öne çıkan en önemli detayı paltoların ve uzun hırkaların yakalarında kullanılan sahte kürkler. Vücuda oturan dar kalıplı jean'lerimiz kadınlara bu yıl da seksilik katacak."