Artık dönüş yok...
Hakan'ın bu defansa karşı attığı dört gol ve Moldova savunmasının Hakan psikolojisi avantajdı. Ama hem Hakan yoktu hem de kanatları kullanamadıkHakikaten ne yazayım bilemiyorum, çünkü bu tablo karşısında zorlanıyorum.
Bunlar artık bizim sırat köprüsündeki oyunlarımız. Sahaya sürdüğümüz kadroyla, tercih ettiğimiz oyun şekli örtüşmüyor. Eğer sahaya tek forvetle çıkıyorsanız burada en önemli konu çok çabuk ve iyi toplarla hem orta sahadan hem geriden rakip defansın arasına sızmaktır. Veya uzaktan şutlarla defansı aşmayı denemektir.
Selçuk sanıyorum ikinci düşünceyle 11'de oyuna başladı. Ama bütün bunlara hiç gerek yoktu. Birincisi Moldova kırılgan bir takım. Nasıl kırılgan olduklarını Frankfurt'ta oynadığımız ilk maçta gördük. O maçta başka bir şey daha görmüştük. İlk maçı gözümüzün önüne getirelim. Gollerin dördü kanatlardan getirilen toplarla olmuştu. Bir golümüzü defanstan ve kaleciden seken topta Hakan Şükür boş kaleye attı. Bir diğeri penaltı. Ya diğer üçü... İki Hakan, bir Tuncay golü daha vardı. Bu golleri, kanatlardan etkili taşıdığımız topları etkili kafa vuruşları yaparak atmıştık.
Şu bir gerçek ki Moldova defansı karşıdan gelen ataklarda fazla hata yapmıyor. Ama kanat toplarında bocalıyorlar. Dün kanatlardan etkili toplar kullanamadık. Sadece Mehmet Topuz'un kestiği topta, Ümit Karan'ın kafa vuruşu golü getirdi. Duran toplarda ise Gökhan Ünal'ın vurduğu, vuramadığı, yine Gökhan Zan'ın vurduğu vuramadığı pozisyonlar vardı.
Kanatlar çalışmadı
Moldova açık bir şekilde, "Bu toplarda benim zaafım var diyor" ama biz 45 dakikayı işte böyle geçiriyoruz. Halbuki bu oyunda sonucu lehimize çevirebilecek kadro başlangıçları mutlaka mümkün. Hakan Şükür'ü hem ben hem Fatih Hoca çok iyi tanıyoruz. Hakan böyle dönemlerinde özellikle dış saha maçlarında futbola dönüş yapan bir oyuncudur.İlk maçta bu defansa karşı attığı dört gol ve Moldova savunmasının Hakan psikolojisi bizim için avantajdı. Hakan - Gökhan, Hakan - Ümit ve Hakan - Necati ikilileri kanat toplarını gole ve skora çevirecek ikililerdir. Ama dün kanat toplarını etkili getirme şansına sahip olamadık. İbrahim'in sonuçsuz bindirmeleri, Tuncay ve Arda'nın etkin olamamaları kanatların çalışmamasında başrolü oynadı. Sadece Mehmet Topuz zaman zaman etkili toplar getirebildi. Ne öndeki fazla adamla neticeye gitmek için deneme yapıldı ne de başka alternatifler aradık.
Oyunun son 10 dakikasını riske edecek taraf bizdik. Bu riski dışarıdan yeni bir adamı sahaya sürerek yapamayacağımıza göre içerinden yapacağımız değişiklikle alacaktık. Burada Gökhan Zan veya Servet'ten birini ileri çıkartmalıydık. Hatta ikisini de ileriye sürmeliydik. Çünkü oyun bizim için tamamen uzun toplara dönmüştü.
Şimdi ne oldu, bundan sonra ne olacak?
İnanılmaz derecedeki avantajımızı, "Biz artık finallere gideriz" diyen belki de ilk insandım Türkiye'de, benim düşüncelerimi de rakiplerimizin korkularını da bir yerde ortadan kaldırdık. Artık bizim için dönüş yok... Şimdi her maçı kazanırsak ümiş ışığı olacak. İnşallah başarırız...
rdilmen@milliyet.com.tr

Cafe