|
 |
|
|
Taş ocağı çilesi
Görüş / Engin Önen
Çevre sorunlarının henüz doğrudan hissedilmediği ve bu konularda yeterli duyarlılığın oluşmadığı dönemlerde maden ve taş ocaklarına, özensiz bir şekilde ruhsatlar verilmiş. Ekonomiye katkı yapacağı ve iş sahası yaratacağı düşüncesiyle, insan ve çevre sağlığı dikkate alınmadan çok sayıda işletme, olur olmaz yerde mantar gibi üremiş.
Ancak bir yandan uluslararası anlaşmaların ve yasaların getirdiği yeni düzenlemeler, öte yandan da halktaki duyarlılık artışı nedeniyle, insan ve çevre sağlığına zarar veren işletmelere, belli ölçüde çeki düzen verilmeye başlandı.
* * *
Bu çerçevede yerleşim yerlerine yakın taş ve mıcır ocaklarının büyük bölümü kapatıldı. Ama ne hikmetse, bazıları yasalara uygun olmayan pozisyonuna rağmen halen varlığını sürdürebiliyor.
Örneğin Çeşme’nin Germiyan Köyü’nde, evlerin hemen dibinde koskoca bir taş ve mıcır ocağı uzun yıllardır faaliyetini sürdürüyor. Rüzgarın yönüne göre, köyü ve tarımsal alanları toz içinde bırakarak çalışan bu ocak, insan ve çevre sağlığına meydan okuyabilecek imtiyaza sahip.
Kanser vakalarında (özellikle gırtlak ve akciğer) belirgin artış, şu ana kadar ilgilileri harekete geçirmeye yetmemiş.
Herhalde başka hiçbir yerde, bir yerleşim yerinin bu denli yakınında taş ve mıcır ocağı yoktur. Taş çıkarmak için ocakta gerçekleştirilen patlamalar, köyde sürekli deprem etkisi yapıyor. Deden veya babadan kalma yorgun binaların çoğunda, meydana gelen çatlaklar, her geçen gün artıyor.
* * *
Patlamalar, o denli yüksek ve ocak köye o denli yakın ki, önceden camii hoparlöründen anons yapılıyor. ''Dikkat, dikkat birazdan patlama olacaktır, gerekli tedbirler alınsın.'' Yani evinizden çıkın, başınıza yıkılmasın.
Germiyan Köyü, Yarımadanın zeytincilik merkezi. En güzel hurma (dalında tatlanan zeytin) burada yetişir. Zeytincilikle ilgili kanunlara göre, ''zeytinlik alanlarına 3 kilometre mesafede toz ve duman çıkaran işletmelerin kurulamayacağı'' açık hükmüne rağmen, bu ocak, resmi kuruluşlardan, zeytinliklere sadece elli metre mesafede ortalığı toza ve dumana bulayacak kadar destek görüyor.
Muhtar Şadan Kaya, Çevre Orman İl Müdürlüğü’ne, Tarım İl Müdürlüğü’ne, İl Özel İdaresi’ne ve Çevre Bakanlığı’na çeşitli şikayet dilekçeleri göndermiş. Bu nedenle teftişe gelen görevlilerin bazıları, ''Bizi bu işe karıştırmayın'' demiş, bazıları ise, önceden haber verildiği için çalışmayan taş ocağının çıkardığı tozu havada göremediğinden, rapor tutamayacağını söylemiş.
Kamu düzeni, kayırmacılık ilişkilerine göre işlediği için, bizde haklar, normal yolla değil, maalesef ya medya üzerinden ses vererek ya da mahkemeyle elde edilebiliyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|