Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Ekim 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu coşkuyu seviyorum

Satır Arası / Deniz Sipahi

İzmir, önüne büyük hedefler koyduğunda bu dinamizmi yaşayan bir kent. Tarihte bunun çok örneği var.
En son yapılan üniversite oyunları (UNIVERSIADE) bunun bir kanıtı.
Dolmaz denilen statlarda yer yoktu.
Türkiye için popüler olmayan spor karşılaşmalarında bile bugüne kadar görülmemiş bir ilgi vardı.
Kim ne derse desin, bu organizasyonda İzmirliler çok başarılı bir sınav verdi.
Kısa süreli bu coşkunun bile kentin ruh halini nasıl değiştirdiğini hep birlikte yaşayarak gördük.
Beni sevindiren bir detay daha var.
Kente kazandırılan tesislerin de giderek daha verimli kullanıldığını görüyorum.
Avrupa şampiyonalarına talip oluyoruz, büyük organizasyonları yapma hevesimiz artıyor.
Belki çıtayı daha da yükselterek, dünya kamuoyunun dikkatini çekecek, büyük ödüllü turnuvaları da gelecek yıllar düşünmeliyiz.
Bunlar bir kentin gelişiminde önemli adımlardır.
Ben EXPO’ya da öyle bakıyorum.
Alırız ya da alamayız.
Bu heyecanın bile kentin gündelik hayatına büyük bir hareketlilik getirdiğine tanıklık ediyorum.
Sivil toplum örgütleri kendi içlerinde EXPO için özel toplantılar yapıyorlar, komiteler oluşturuyorlar, temsilciler belirliyorlar.
Hiçbiri EXPO’nun dışında kalmak istemiyor, kendi ölçülerinde bir katkıda bulunmayı arzu ediyorlar.
Gönüllü olma yarışı büyük bir hızla sürüyor.
* * *
Bu gelişmeleri de çok anlamlı buluyorum.
Elbette EXPO için bir yarış olacaktır; bu belki de ''rol kapma'' yarışı olarak algılanacaktır.
Ben bunu bile yıllardır üzerine ölü toprağı serpilmiş bir kent için olumsuz bulmuyorum.
Demek ki; üç milyonu geçen bir kentin gündemi artık çok daha farklı olmalı.
Bu coğrafyada zaman zaman ilkleri yaşatmış, ilkleri başarmış bir İzmir’in EXPO hedefiyle birlikte yeniden canlanacağını düşünüyorum.
Takvim ortada, 2008 Mart’ına kadar heyetler gelecek, heyetler gidecek.
Dün başlayan ilk sempozyumun ardından ikincisini de yılın ilk günlerinde yapacağız.
Bu arada BİE üyelerine İzmir raporu hazırlayacak bir ekip 5 Kasım’da gelecek.
Her ziyaretin ayrı bir önemi ve ayrı bir anlamı var.
Bu zorlu süreci en az hatayla geçmeliyiz.
Mart’a kadar İzmir adına iyi bir lobicilik yapmalıyız.
Her şeyden önemlisi de bunu bir kampanya haline getirmeliyiz.
Bunu İzmirliler yapacak, başkası değil.
* * *
Geçmişteki örnekler çok net gösteriyor ki; BIE üyelerinin en fazla önemsediği ayrıntı EXPO’yu isteyen kentlerde yaşayan insanların organizasyonun içinde olmaları.
Şirketlerimiz uluslararası tüm yazışmalarında artık ''Şirketimiz EXPO’yu destekliyor'' sözünü unutmamalı.
Bazı kurumların EXPO 2015 logosunu gönderdikleri bayram kartlarına ilave ettiklerini fark ettim ama bunun yazılı tüm evrakta kullanılması gerekiyor.
Özellikle de yurtdışı bağlantısı olan şirketlerin bunu hayata geçirmelerinde büyük fayda bulunuyor.
İzmir, EXPO’yu istiyor.
Hem de bugüne kadar hiç olmadığı kadar hevesli ve kentin geleceği için olmazsa olmaz görüyor.
Bu coşkuyu seviyorum.
Bu heyecanı alkışlıyorum.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Otobüslerin egzozları fabrika bacası gibi
Taş ocağı çilesi
Bu coşkuyu seviyorum
Ne büyük sevgi





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet