
|
|
|
 |
|
|
Sadece Digitürk mü?
Digitürk açıkladı Euro 2008 maçları sadece bizde diye. Aklıma şu soru takıldı. Bu maçları neden açık kanal yayınlamaz? Hatta bazı taraftar sitelerine girdim baktım bu konuda milletin kafası karışık. Sonra "UEFA Euro 2008 Broadcast Rights Sales Process" olayına baktım; ATV (Yayıncı kuruluş) yazıyor.
UEFA Euro 2008 maçlarının yayın haklarını bir açık kanal bir de şifreli kanal olarak iki yayıncı kuruluşa satmış. Yani biri ATV diğeri Digitürk. Ama böyle duyurulmadı.
Digitürk niye girdi?
Efendim UEFA'nın maçlarını pazarlama işleri ile uğraşan Mösyö Le Floch, Türkiye'ye gelirken pek de umutlu değildi diye düşünüyorum. Ama Mösyö Le Floch'un atladığı bir olay vardı. Türkiye'de iki "platform" arasındaki rekabet.
Digitürk D-Smart'tan çekiniyor. Bu doğal, sonuçta rakip. Ama öyle bir rakam söylediler ki, Mösyö Le Floch "tecrübeli bir yayın ortağı kazandım" diye neredeyse göbek atmıştır; 2 milyon 750 bin euro. Yani yaklaşık 4,5 milyon dolar.
D-Smart'ın da katıldığı yarışta Digitürk bu parayı vererek Euro 2008 "Pay TV" yayın haklarını aldı. Bu parayı veren Avrupa'da başka
"Pay TV"ci çıkmış mıdır? Zannetmiyorum. Büyük para yani. Peki niye bu kadar para verildi? İşte rekabet!
30 milyon dolar gitti
2010 Dünya Kupası da, Türkiye'nin altı takım ile Türkiye'de yapacağı maçların yayın hakkı da ATV'de Bunu da bilgi notu olarak vereyim.
2006'da katılacağımıza o kadar inanılmıştı ki... Ciner Grubu bastırdı parayı. Hatta o sırada Kanal 1'i de bu sayede pazarlamayı düşünmüşlerdi. Olmadı, biz gidemedik.
Duyduğum 30 milyon dolarlık reklam gelirinden de olunmuş. Peki şimdi? İş yine zor. Euro 2008'e gidemezsek reklam kaybı 100 milyon dolara yaklaşır. Memleket meselesinin yanı sıra bir de işin bu tarafı var yani.
Aşk ve kaymak
İlhan Mansız dizi oyunculuğundan sonra şimdi de buzda kayacak. Yarışma başlamadan aşk dedikoduları çıktı bile. Bir de kaymaya başlarsa! Yani yeni yarışmanın kaderi belli oldu gibi; Mansız aşkları!
Göksu'yu çıldırttılar
ATV Moldova - Türkiye maçını verdi. Akın Göksu anlatıyor, yorumcumuz Ömer Üründül. Moldova maçı başladı, bizimkilere basıyor. Takım şaşkın. Arda topu alıyor, etrafı arı sürüsü gibi sarılıyor. Bu durum Akın Göksu'yu çok etkiliyor.
Aklı fikri Moldova ne zaman dağılacak? Maç boyu "Dağılmıyorlar", "Şimdi dağılabilirler", "Yine dağılmıyorlar" diyerek geçiyor. Ömer Üründül ; "Bir topa üç kişi giriyorlar" diye yorum yapmaz mı? Akın Göksu zaten bu konuda istim üstünde; "Peki ne yapılır? Ne yapmalıyız?" diye çaresiz bir ses çıkıyor. Neyse ikinci yarı oluyor Ümit Karan golü atıyor. Akın Göksu biraz rahatlıyor; "Artık şimdi dağılırlar" diyor. Valla sanki golü yememişler, daha bir önde basmaya başlıyor namussuzlar!
Artık Akın Göksu'nun yapacak bir şeyi kalmıyor. Pes ediyor. Gece rüyalarına girmiştir: "Dağıldı, dağılmadı"
Televizyonda düğün
Ana haber bültenlerinde Abdullah Gül'ün kızının AA imzalı düğün görüntüleri vardı. Büyük bir çadırda davetliler koltuklarda, sahnede düğün alayı. Bir nevi gösteri mahiyeti taşıyordu düğünden çok. Sanki seyirciler oynanan bir oyunu izliyor gibiydiler. Böyle hissettim.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|