|
 |
|
|
Kaf Kaf niçin başaramadı?
Bence / Fatih Tanfer
Karşıyaka, Atatürk Stadı’nda Kocaelispor’un karşısına çıktığında kendisinin 10, rakibinin 12 puanı vardı. Maçı kazanırsa 13 puanla beşinci sıraya tırmanma şansını elde edecekti. Böylece ilk altı yarışında kendisine yer bulmanın morali içinde olacaktı. İzmir’de aniden bastıran soğuk ve yağmur, sıcak havadan bunalan oyunculara daha rahat oynama şansı verir diye düşünüyorduk. Ancak, inancımızı sık sık dile getirdiğimiz, mücadele gücünden ve kazanma arzusundan övgüyle söz ettiğimiz Karşıyaka’nın yerinde yeller estiğini gördük. Kayseri Erciyes karşısında galibiyeti uzatma dakikalarında kaçıran Karşıyaka adeta yok olmuştu. Bizler varsayımlara göre değil, gördüklerimize göre yorum yaparız. Kimsenin kişilik haklarına saldırıda bulunmadan, kırmadan mesajlar veririz. Ne yazık ki gerçekler acıdır.
K.Erciyes maçı sonrasında yazdığım ''Şansızlık mı'' başlıklı yazımda KSK’nin geri dörtlüsünün inanılmaz hatalar yaptığını ve bu sorunun çözülmesiyle başarının gelebileceğini vurgulamıştım.
Kocaelispor’un 34 yaşındaki forvet oyuncusu Taner Gülleri, bu maçın 12, 32 ve 38. dakikalarında en az 20’şer metre taşıdığı toplarla üç net gol kaçırıyor, 44. dakikada da kendisinden 10 yaş küçük defans oyuncularının yanından rüzgar gibi geçip golünü atıyor. Aynı Taner, 54. dakikada defans arkasına atılan bir topta 30 metre depar atıyor, durumu 2-0 yapıyor... Ve bu Taner tek forvet oynuyor, maalesef Kaf Kaf’ın dörtlü defansı bu tehlikeye engel olamıyor.
Kazanma azmi yoktu
Peki Kocaelispor’a karşı bu tedbirleri kim alacak? Körfez ekibi iyi analiz edilse, takımın silahları iyi bilinse çok rahat yenilebilecek bir takım olduğu net görülür. Unutulmasın ki, iki hafta önce yeşil-siyahlılara, Karşıyaka’nın deplasmanda berabere kaldığı Kayseri Erciyesspor altı gol attı. Yazık, çok yazık! Karşıyaka yine önemli bir virajı alamadı ve kritik bir noktaya geldi.
Bu maçta tespit ettiğim başlıca eksiklikleri şöyle sıralayabilirim:
Kocaelispor randevusunda, güçlü, mücadeleci ve kazanma azmi üst düzeyde olan Karşıyaka gitmiş, zihinsel ve fiziksel olarak yorulmuş bir takım almıştı. KSK’nin bu sezon en güçlü mevkii olan orta alanının yerinde yeller esiyordu. Savunma ve hücum bağlantıları yoktu. Cihan Korucuoğlu ve Cihan Yılmaz formsuzdu. Olcan ise gerektiği kadar ileri ve dik oynayamadı. Oyuncu değişikliklerinde yanlış tercihler yapıldı. Özgür ve İnanç’ın yerine çıkabilecek bir çok oyuncu vardı. Onlar takımın büyük gücüydü. Yerlerine girenleri ise oynadıkları süre içinde görmek bile mümkün olmadı! Takımın en büyük sorunu olan defansta tandem oynayan Ahmet ile Emrah, olması gereken savaşçı kimliklerinden uzaktı. Kademe anlayışı bu maçta hiç yoktu. İki kanat savunucusu Ozan ve Sezer Sezgin’in formsuzlukları yine devam etti. Sezer ayrıca yorgun ve sinirliydi. Kırmızı kart da herhalde bunun sonucu olsa gerek. Kısacası Karşıyaka’da hücum oyuncuları etkili değildi. Kenarlardan iyi top gelmedi. Orta alan hücumda çoğalamadı. Ayrıca takımın kazanma arzusu, sürati ve dayanıklılığı bu maçta yoktu. Böyle olunca bu sonuç da kaçınılmaz oldu. Avantaj kaçtı. Telafisi Ordu’da olabilir mi? Doğru strateji ile niye olmasın? Bu Karşıyaka’ya yarıştan erken kopmak yakışmaz.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|