Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ekim 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mezeler o kadar güzeldi ki balık yiyemedik

Bodrum'daki balık lokantalarının çoğu boşken Gemibaşı dolup taşıyor. Müşteriler ailece neden buraya geliyorlar? Cevap basit: Taze ve güzel şeyleri uygun fiyatla yiyebiliyorlar da ondan

vmilorster@gmail.com

Tanıdığım birçok kişi bu yaz Yunan adalarını ziyaret etti. Yedikleri muhteşem taze deniz ürünlerini, özellikle kabukluları, içtikleri enfes şarapları anlata anlata bitiremiyorlar. Özellikle de fiyatların çok makul olduğunu vurguluyorlar.
Benim, aramızdaki bazı sorunlar çözülmeden Yunanistan'da para harcamanın doğru olup olmayacağı konusunda belki biraz tutucu ve modası geçmiş fikirlerim var ama işin o tarafını bir kenara bırakalım. Haksız mı arkadaşlarım, tanışlarım? Yunanlılar denizci ulus. Denize sevgi ve saygıyla yaklaşıyorlar. Sadece bugünü değil, yarını ve öbür günü düşünüyorlar. "Yiğidi öldür ama hakkını ver" demişler. Ne güzel söylemişler.
Ya biz? Genel bir denizcilik politikamız olmadığını, balık avlamada kullanılan trollerin bir nevi "soykırım" olduğu gibi can sıkıcı konuları geçelim. Güvendiğiniz, her zaman taze balık ve meze bulabileceğiniz, ayrıca kazıklanma korkusu olmadan yemek yiyebileceğiniz kaç balık lokantası biliyorsunuz?
Herkes bana soruyor, "Evi ipotek etmeden nerede güzel deniz ürünü yenir?" diye. Benim şansım senede bir-iki defa yaver gidiyor. Nedense genellikle Ege taraflarında. İşte o zamanlar Tanrıma şükredip, mükemmel deniz ziyafeti için Yunan adalarına gitmeye gerek olmadığını düşünüyorum.
Geçenlerde benim listeye bir lokanta daha eklendi: Bodrum'daki Gemibaşı.

Soğukların hepsi taze
Marinaya giden yolda, sahilin karşısındaki sıra sıra lokantalardan biri bu mütevazı yer. Dıştan baktığınızda hiçbir özelliği yok. Bir tek şey hariç. Yolun başındaki, benim gene çok sevdiğim (ama epey pahalı olan) Körfez lokantasının etrafındaki lokantalar çığırtkanlık yapıp turist avlamaya çalışıyor. Neredeyse insanları kollarından tutup içeri sürükleyecekler. Tüm turistik bölgelerde ve İstanbul'un belli semtlerinde her gün tekrarlanan bu alaturkalık acaba müşteriyi içeri çekiyor mu yoksa kaçırıyor mu?
Her neyse. Marinaya doğru yürürken bazı çok zevkli döşenmiş, bazı biraz özenti ama belli ki dekoru için para harcanmış lokantalar görüyorsunuz. Çoğu eylül ayında boş. Buna karşılık, çok mütevazı olan bir lokanta dolup taşıyor: Gemibaşı. Müşterilerin de çoğu buranın yerlisi.
Birkaçıyla yemek yerken sohbet ettiğim bu Bodrumlular neden buraya geliyor ailece? Cevap basit. Taze ve güzel şeyleri uygun fiyatla yiyebiliyorlar da ondan.
Örnek mi? Biz üç kişiyiz. Önümüze gelen soğukların hepsi taze. Süzme yoğurtlu semizotu yerken ağzınıza gerçekten hafif ekşimsi, çıtır çıtır semizotu tadı geliyor. Köpoğlu mezesinin içindeki patlıcan ve biberler de bostandan yeni koparılmış gibi. Yerel bakla ile yapılan fava o kadar lezzetli ki buraya sadece bunu yemek için gelinebilir. Üstüne konulan kavrulmuş soğan da çok yakışmış. Rakının vazgeçilmez ikilisi beyazpeynir ve kavun burada çok iyi. Bodrum'da çok iyi beyaz! Buranın sahibi Hüseyin beye sordum. Orta sert Ezine beyazpeyniri kullanıyormuş: Çıngıllıoğlu.
Rakı dedim. Kürkçü dükkanına dönen tilki misali, bütün rakıları deneyip çoğunu sevdikten sonra, yemekten çok zevk alırsam, hep Kulüp istiyorum. Tatlı değil. Yoğun. Bitim uzun ve genzi yakmıyor. Yanında lambuka adlı mevsimlik marine çiğ balıkla da öyle bir güzel gidiyor ki. Ekşisi yerinde ve karabiber taneleri ile lezzetlendirilmiş, büyük tavla zarı gibi kesilmiş bu balığın lezzeti rakı ile birleştiği zaman bütün dertlerinizi unutuyorsunuz.

Muhteşem lezzetler
Sonra sıcaklar gelmeye başlıyor azar azar. Balık çorbasına ben meraklı değilim çünkü içinde balık bulmak mucizeye bağlı. Mucize gerçekleşiyor burada. İri mezgit ve iskorpit parçalı, lezzetli bir balık çorbası. Sonra da ilk defa tattığım irmik otu sote. Isırgan otu gibi. Baharatlı.
Diğer deniz ürünleri gelmeye başlayınca o ana kadarki olumlu izlenimlerim iyice pekişiyor. Önce bir ahtapotlu pilav geliyor önümüze. İstanbul'daki hiçbir İtalyan lokantasında bu düzeyde iyi bir deniz ürünlü risotto yemedim. Demek ki isteyince, malzeme kaliteliyse ve sipariş sonrası pişirilirse oluyormuş.
Sonra mürekkebinde kavrulmuş, tazenin tazesi sübye. Arkasından hafif soya soslu ve zeytinyağıyla kavrulmuş sübye yumurtası. Sırf bu iki değişik, muhteşem lezzeti bu lokantada yemek için Bodrum'a gidilir bence.
Ondan sonra mevsimin ilklerinden yavru kalamarlar sote olarak geliyor. Kullanılan
zeytinyağı nefis. Ah bir de tarator hazır alınmamış olsa ve kendileri iyi malzeme ile hazırlasalar!
Tereyağında, sarmısak ve kırmızı biberli Bodrum karidesi ile son veriyoruz şölenimize. Izgara etmeyi biliyorlar. Kafası yerinde. Emiyorum. Tatlı bir sandal kokusu karidesin özü bir lezzet. Dondurulmuş karideste olması mümkün değil. İstanbul'da dondurulmamış jumbo karides bulunmuyor.
Balık lokantalarında genellikle tatlı sıradan olur. Burada ev yapımı özel bir cevizli baklava var. Tavsiye ederim.
Hesap mı? Adam başına 50 YTL geliyor.
"Balıkları denemediniz" diyor Hüseyin bey. "Kabahat sizde çünkü mezeler çok güzel" diye cevaplıyorum. n
Tel: (0252) 316 12 20

DEĞERLENDİRME: * * * * *

YILDIZLAR

Değerlendirme yapılırken, sadece ve sadece yemeğin kalitesi notlanıyor.
Mekanlar bir ile beş yıldız arası değerlendiriliyor.

* Kötü
** Vasat
*** İyi
**** Çok iyi
***** Türünün en iyisi


PAZAR
Anadolu ne kadar hoşgörülü?
"Çağla benim peşimde değil, aşkının peşinde koştu"
"AKP kentli kadınların desteğini kalıcı hale getiremedi"
Evde Bach konserleri
"Beyonce'yi yedi bin dolara koruyacağız"
Bu rallide ambulanslar yarışıyor
"Gündüzleri ev yemekleri geceleri kulüp havası"
Köşe bucak caz olacak
Mübeccel Kıray ve mahalle baskısı
Gençliğimizi gazoz korkusu mahvetti
Kapitalizmin büyük krizi
Mezeler o kadar güzeldi ki balık yiyemedik
Seks hayatımızı sorgulamaya devam ediyor
Laikliğe giden anayasal süreç
Diyetiniz hafta sonu nasıl gidiyor?
Yeni doğan her bebek için "7 Ağaç"
Bayramın ağız tadı





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet