
|
|
|
 |
|
|
Televizyonun gücü
Televizyon kanalının gücü bir kez daha kanıtlandı. Son günlerde artan terör ve şehitler bugüne kadar olan aymazlıÇı toplum nezninde "artık yeter" noktasına getirdi. Habertürk pazar günü tarihi bir yayın yaptı. Fatih Terim'in önayak olduÇu ve toplumsal harekete dönüşen şehit ve gazilere destek kampanyası, büyük boyutlara ulaştı.
Habertürk'ün girişimi diÇer kanalların haber bültenlerinde de yerini buldu. Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç Kanal D'ye konuk oldu. Bu da televizyonlar arası bir güzel destek görüntüsüydü.
Biz kaç kişiyiz
Kanaltürk'ün başlattıÇı bir toplumsal hareket olayı da günden güne büyüyor. Ülkemizin tehlike altında olduÇunun tedirginliÇini duyan sivil toplum
örgütleri ve bireyler "bizkackisiyiz.com" sitesinde bir araya geliyor. Yabana atılmayacak bir oluşum.
Sinekli Bakkal
Bir Halide Edip Adıvar romanı ATV'de başlıyor. Pastel Film imzalı. Şirket sahibi Yaşar İrvül enteresan adam. Hande Ataizi, Meltem Cumbul ve Nurgül Yeşilçay'ı transfer etti. "Ezo Gelin"i tam 12 yıl beklemiş ve oyuncuyu bulduktan sonra diziyi çekmiş. Yani Nurgül Yeşilçay'ı. DoÇru bir karar.
Şimdi "Sinekli Bakkal"da Meltem Cumbul ile aynı başarıyı arıyor. Roman uyarlamaları kesinlikle kabulüm. Bakalım Pastel Film ikide iki yapabilecek mi?
Pazartesi sendromu
Evet, her pazartesi böyle oluyor. Ben izlerken dumura uÇruyorum. En baba dizilerin yıÇıldıÇı gün diyebilirim. Düzensizlik mutlaka düzeni getirecek. Ama bu da zaman alacak. Bu konuda özellikle reklam sektörüne büyük iş düşmekte.
Savaş reklam gelirleri üzerine olduÇuna göre düzen buradan başlayacak. Bir kere diziler ortalama 45 dakikaya inecek. Bu prodüksiyon sektörünü rahatlatacak. Senaristler, oyuncular, teknik elemanlar rahatlayacak ve daha iyi işler çıkacak.
Bu daha uzun soluklu dizileri gündeme getirecek, daha bir başlamadan yenisi devreye girmeyecek. Sakin ve dingin bir piyasa oluşacak. Ne zaman? Onu bilemem ama yukarıda söylediklerimin olduÇu bir ortam gelinecek nokta, onu biliyorum.
Babahan'a cevap
"UÇur Dündar'ın TuÇba Özay'la röportajını Hürriyet'in tepesinde görünce çok üzüldüm. Sonra röportajın içeriÇini okuyunca, 'iyi ki bu röportaj bizim gazetede çıkmamış' dedim. Çünkü, röportaj sanki Özay'ı mahkeme öncesi aklama söyleşisiydi. Özay'ın tutuklanmasına neden olan olaylarla ilgili bir tek dişe dokunur soru yoktu. Herhalde Özay'ın avukatı çok mutludur." diye yazdı Ergun Babahan köşesinde.
UÇur Dündar dün Kanal D'deki "Dobra Dobra" programına telefonla katıldı. Babahan için "TMSF icazeti ile genel yayın yönetmeni" tabirini kullandı. Ergun Babahan ile her alanda karşı karşıya olabileceÇini "Kim gazetecilik yapıyor, kim yapmıyor" konusunu tartışabileceÇini söyledi.
TuÇba Özay röportajı bir kere "aklama" söyleşisi deÇildi. İzlerken "Ay zavallı kız, ne kadar da kültürlü; yazık olmuş" diye düşünmedim. Mahkemede konuşulacak. Ama o bir manken, şöhret sahibi ve hiç ummadıÇı bir anda cezaevinde. Dündar küçük sorularla suyun akmasına izin vermiş. Bu TuÇba Özay'ı ne aklar ne suçlar.
Bir izlenim, bir hayatın kesiti. Mahkemenin soracaÇı soruların yeri bu söyleşi deÇildi. Rahatsız olmadım. Ali Kırca da yapsa röportajı
aynı şeyleri yazardım.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|