
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Kaz avı
Ege'nin akciğeri, oksijen deposu yemyeşil Kaz Dağı, "altın arama" gerekçesiyle delik deşik edilecek.
Gerçek amaç bu ise yörenin yeşil dokusuna ve kristal gibi temiz havasına neler olabileceğini Haluk Şahin'den yansıtayım... (Radikal/15.10.07)
''Kaz Dağı'nın eteklerinde 1 trilyon ton kadar kayayı kazıp, sağa sola saçacaklar; Çanakkale ve ilçelerinin kullandığı kadar suyu yok yere tüketecekler; buralara 300-400 bin ton siyanür koklatacaklar; çıkaracakları 250-300 ton altını buradaki şirketlerinden yurtdışındaki merkezlerine ucuza satmış ve zarar etmiş gösterip vergi kaçıracaklar; bu sayede Toronto ve New York borsalarında birilerine 3-4 milyar dolar kazandıracaklar.
Bu bir sınavdır: bakalım dünyanın en kaz kafalı milleti biz miyiz?''
2B yağmasına hazırlık mı?
Ancak...
Bu konuda da kuşkuluyum.
Bin dolaylarında maden arama izni ile ormanlık alanlara ruhsat yağması yaşanmakta olduğu yolunda iddialar yoğun.
Amaç; ormanlık alanda binlerce delik açmak, ağaçları kesmek, yeşil dokuyu tahrip etmek ve bu alanları "orman vasfını kaybetmiş arazi" haline dönüştürmek olabilir mi?
2B yasası yolda...
Orman vasfını yitirmiş araziler yapılaşmaya açılacak.
O zaman... Güzelim ormanlar beton istilasına açılacak.
Oteller, moteller, villalar...
İktidar partisinin Genel Başkan Yardımcısı, yeşil alanı imara açarak rant sağlıyorsa, başkaları da "Kaz Dağı'nı yolunacak kaz mı bellemişler" diye kuşku duyulabilir.
"Böyledir" iddiasında değilim.
Fakat...
Tekrarlayayım...
Ciddi kuşkularım var.
Ruhsatlar dağıtılıyor ama denetimin nasıl yapıldığına dair "tık" yok.
Tutun ki, altın arayıcılar bunu, inanarak ve içtenlikle yapıyorlar...
Peki... Çevre Bakanlığı, çevrecilik adına o ruhsatların verilmesini samimiyetle içine sindirebiliyor mu?
Ruhsatlarla çevre politikaları arasında bir koordinasyon var mı?
Ruhsat verilen ormanlık alanların "maden arama" bahaneleriyle delik deşik edilerek, karartılarak "orman vasfını yitirmiş araziye dönüştürülmesini ve 2B yasası çıktığında betonlaşmaya açılmasını" engelleyecek hangi önlemler alındı?
Kaçaznuni raporunda özetle "Önce biz silahlandık, Ruslarla birleşerek Türkleri arkadan vurduk. Öldük. Öldürdük. Türkiye'nin tehcir kararı doğruydu" ifadesini kullanmıştı.
Bu raporu yansıtan kitabın İngilizce baskısının ABD Temsilciler Meclisi üyelerine ve senatörlere dağıtılması yolundaki çağrım üzerine çeşitli başvurular oldu.
Doğrudan sonuca ulaşabilecek olanlarını yansıtayım...
Sayın Ayduk Koray, "Türkiye için bu hizmetin yapılması amacıyla tüm giderleri karşılamaya hazır olduğunu" bildirdi.
Kitabı yayımlayan Kaynak Yayınları, bu amaç için kullanılmak koşuluyla kitap bedelini yüzde 50 indirdi.
Ünlü markalar için spor giyim üreten sanayici Sayın İbrahim Benli, geçen yıl 40 sanayici dostuyla birlikte 80 bin euro toplayarak kitabın Fransızca, Almanca ve İngilizce baskılarından 10 bin adedini İsviçre, Fransa, Almanya ve İngiltere kamuoyu önderlerine ulaştırdıklarını açıkladı. Şimdi de "Aynı kitabın 10 bin adedini ABD Temsilciler Meclisi üyelerine ve kamuoyu önderlerine ulaştıracağız" diye bir not gönderdi.
Ve işadamı Sayın Zeynel Abidin Erdem, konuyu omuzladı.
Yıllarca yönetiminde olduğu Türk Amerikan Dernekleri tarafından gerek kitapların satın alınması, gerek ABD Temsilciler Meclisi üyelerine ve senatörlerine dağıtılması için gerekenin yapılacağını söyledi.
Derneklerin başkanı Atilla Pak da Amerika'dan arayarak devreye girdi.
Onlar arasında bir koordinasyon kurularak bu hizmet gerçekleşiyor.
Çok sayıda mail'den birinde kitabın ABD'de dağıtılması için "devlet yapamıyorsa, sen yap birader" diye yazıyordu.
İşte yaptık be birader!..
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe