
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Başbakan doğru söylüyor da...
DİYELİM bir kahvede oturuyorsunuz, yan masada hiç hoşlanmadığınız biri var, o da sizden hoşlanmıyor, yıldızlarınız barışık değil...
Derken bir taş geldi, camı kırdı, yandaki adam "Taş atıp camı kırdılar!" diye bağırdı.
Şimdi sizin hoşlanmadığınız adam, sizden önce davranıp "Taş atıp camı kırdılar!" diye ilk tespiti yapmışsa, siz o dedi diye "Hayır taş değil, top!" diyebilir misiniz?
Herkesin gördüğü gerçeği, sırf adama inat olsun diye reddedebilir misiniz?
Diyemezsiniz, dememeniz gerekir!
* * *
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın, Kuzey Irak'a yapılacak sınır ötesi harekâttan önce söylediklerini kabul etmemenin olanağı var mı?
Ne diyor Başbakan?
"Sınır ötesi bir harekât Amerika'nın ve Avrupa'nın tepkisini çekmez mi?" sorusuna "Bu yola girdikten sonra, artık onun hesabı yapılmıştır, faturası, bedeli ne olursa olsun, bu bedel karşılanır" diyor.
"Eğer komşuda (Kuzey Irak) terör besleniyorsa, buna karşı onlar bir şey yapmıyorsa, bizim yapacağımız bir şeylerin olması lazım" diyor.
* * *
BAŞBAKAN'IN bu konuşmasına tümüyle karşı çıkmak mümkün mü?
Ya da, böyle bir harekâta soğuk bakan Amerika için "Kimsenin aklına ihtiyacımız yok, 10 binlerce kilometre uzaktan gelip Irak'ı işgal edenler, kimseden izin almadı" diyen Başbakan'a "Yanlış söylüyorsunuz!" denebilir mi?
Hele "Nereden inceldiyse, oradan kopsun!" isyanı...
* * *
BAŞBAKAN doğruyu söylüyor, yalnız haklı çıkmak için doğruyu söylemek her zaman yetmiyor.
Bırakın yetmesini, bazıları tarafından hoş da karşılanmıyor, demokrasiye de, insan haklarına da, Avrupa'ya da böyle şeyler uygun gelmiyor.
Ama, "Onlar bizim kardeşlerimiz, biz onlara terörist demeyiz, eğer terörist dersek, sizler gibi oluruz" demek uygun...
Hatta "Sakın Irak'a girmeyin, bizim arkamızda Cudi Dağı var" demek bir hak!
* * *
HELE hele "ulus devlet" lafını ağzınıza almışsanız.
Göreceksiniz, bir süre sonra, AKP'ye nasıl çatacaklar, "Biz de bunları demokrat sanmıştık!" diye...
* * *
NEYSE, başa dönelim, Başbakan Erdoğan'ın söylediklerine olumlu baksak da, yine endişemiz var...
Üstelik yıllarca önceden gelen bir endişe bu...
1974 öncesi "Kıbrıs çıkarmasından" önce sık sık Kıbrıs'a çıkardık! Mersin limanından asker yüklü gemiler kalkar, sonra geri dönerdik!!!
Üstelik böyle bir harekâta da hazır olmadığımız söylenirdi.
İşte o günlerde, Kıbrıs Türkleri, Rumların moralini bozmak için sık sık "Bir gece ansızın gelebilirim" şarkısını radyoda çalarlarmış...
Bir, üç, beş derken Rumlar da, Türkçe bir şarkıyla karşılık vermiş:
"Bekledim de gelmedin..."
Keşke savaşlar şarkılarla yapılsa...
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe