
Meral TAMER
Madencilik yabancı sermayenin yeni gözdesi
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD'ın 2007 Dünya Raporu'nun verilerinden yola çıkarak dün kaldığım yerden devam ediyorum.
Türkiye'de son yıllarda önemli şikâyet konularından biri, işsizlik bu denli yaygınken işadamlarımızın yurtdışında yatırım yapmalarıdır. Hatta daha 5-6 yıl önce, ülkemize doğrudan yabancı sermaye girişinin yılda 1 milyar doların üzerine bir türlü çıkamadığı dönemde, Türkiye'ye doğrudan yatırım için giren ve çıkan sermayenin eşitlendiği yıllar bile olmuştur.
İşadamlarımızın yurtdışındaki yatırımlarının yıllara göre seyri şöyledir:
| 1998: | 367 milyon $ |
| 1999: | 645 milyon $ |
| 2000: | 497 milyon $ |
| 2001: | 870 milyon $ |
| 2002: | 175 milyon $ |
| 2003: | 499 milyon $ |
| 2004: | 859 milyon $ |
| 2005: | 1078 milyon $ |
| 2006: | 934 milyon $ |
Gördüğünüz gibi bizim işadamlarının yurtdışında yatırım yapma iştahı, 2005'te 1 milyar 78 milyon dolarla tavan yaptıktan sonra geçen yıl 934 milyon dolara gerilemiş bulunuyor. Umarız Türk işadamı için kendi ülkesinde yatırım yapmanın cazibesi yeniden artar.
Yeni yatırıma gelmiyor
Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED'in Genel Sekreteri Mustafa Alper'in dikkat çektiği önemli bir husus, Türkiye'ye geçen yıl gelen doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının, sıfırdan yepyeni yatırımlara maalesef itibar etmemiş olmasıdır; ki işsizliğin bu denli yüksek boyutlarda olduğu ülkemizde, bu da çok ciddi bir sorundur.
UNCTAD Raporu'na göre geçen yıl Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla 84 yeni tesis kurulurken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde bu rakam 282, Suudi Arabistan'da 97, Brezilya'da 145, Bulgaristan'da 286, Romanya'da 362, Hindistan'da 981, Çin'de 1378.
Bu konuda Çin ve Hindistan'la rekabet etmek elbette mümkün değil, ama Alper'in de işaret ettiği gibi çevremizdeki ülkelerden Suudi Arabistan, BAE, Bulgaristan ve Romanya'nın gerisinde kalmamız da dikkat çekici.
Doğal kaynağa hücum
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise, Doğu ve Güney Asya'nın hızla büyüyen ekonomilerinin doğal kaynaklara aşırı talebi sonucu, madencilik şirketlerine olan yoğun ilgi.
Geçen yıl dünyadaki en büyük sınır ötesi birleşme ve satın almalarda ilk 5 içinde 2 madencilik şirketinin bulunması da herhalde tesadüf değil.
Biliyorsunuz geçen yılın sınır ötesi satın alma rekoru, Arcelor'u 32.2 milyar dolara satın alan Hintli çelik devi Mittal'e ait. Afrika ve Latin Amerika'da bakır, nikel ve kok kömürü alanlarında faaliyet gösteren 2 Kanadalı madencilik devinden Falconbridge 17.4 milyar dolara İsviçreli bir şirket, Inco da 17.1 milyar dolara Brezilyalı bir şirket tarafından satın alındı ve sıralamada 4. ve 5. oldu.
Finansbank 24'üncü
Geçen yılın en büyük satın almaları arasında ilk kez Türk şirketleri de üst sıralarda. Yunanlıların satın aldığı Finansbank 5.1 milyar dolarla 24. sıraya yerleşirken, Vodafone'a satılan Telsim, 34. sırada.
Tek başına bu sıralama bile, Alper'in de belirttiği gibi doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla ilgili göstergelerde Türkiye'nin artık uluslararası ölçekte karşılaştırılabilir noktalara geldiğini gösteriyor.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe