Barış gazeteciliği rehberi
Güneydoğu'da şiddetin yeniden tırmandığı ve 'sınır ötesi' harekât hazırlığı yapıldığı bu dönemde medyanın habercilik sorumluluğu da artıyor. Konuyla ilgili önemli bir çalışmayı aktarıyorum
DERYA SAZAK
BİA Haber Merkezi'nden Tolga Korkut, barış gazeteciliği üzerine çalışan ve gazetecilere eğitim veren Annabel McGoldrick ve Jake Lynch'ın "Barış Gazeteciliği, Nasıl Yapmalı?" adlı çalışmayı derlemiş.
Profesör Johan Galtung "gazeteciliğin içine barış katmanın" yollarını ararken dört odaktan söz ediyor: "Barış odaklı, gerçek odaklı, halk odaklı, çözüm odaklı bir gazetecilik yapmak."
Galtung, bir konuşmasında, "ulusal medya" ile "ulus-devlet" arasındaki ideolojik bağa da dikkati çekiyor.
Barış gazeteciliğinin kılavuzu niteliğindeki belgeden derlemeler, Güneydoğu'da şiddetin tırmandığı bir dönemde medya için yol göstericidir:
Ötekini tehdit saymak
Anlaşmazlığı tek bir hedef için yarışan iki taraftan oluşuyormuş gibi göstermekten kaçının. Bunun mantıksal çıktısı bir tarafın kaybetmesi, diğerinin kazanmasıdır. Bunun yerine, barış gazetecisi bu iki tarafı birçok hedefi olan birden çok küçük gruba ayırır, böylece bir çıktılar yelpazesi için yaratıcı bir potansiyelin önünü açar."Biz" ve "öteki" arasında kestirme ayrımları kabul etmekten kaçının. Bunlar diğer tarafın bir "tehdit" ya da uygar davranışın sınırlarından çok uzak olduğu hissini yaratmak için kullanılabilir. İkisi de şiddeti haklı çıkarmak için anahtar yollardır.
Bir şiddet eylemini yalnızca görünürdeki etkileriyle ölçmekten kaçının. Bunun yerine görünmeyen etkileri haberleştirmeye çalışın. Örneğin, travma ve psikolojik hasarın, etkilenenlerde diğer insanlara, gruplara ya da ülkelere karşı şiddet gösterme olasılığının artması gibi yarattığı uzun vadeli sonuçları. Tarafların kendilerini, liderlerin bildik açıklamalarını ya da konumlarını tekrarlayarak ifade etmelerine izin vermekten kaçının. Bunun yerine, daha derine inin.
Şiddeti haberleştirirken...
Yalnızca şiddeti haberleştirip "korkunç olanı" tarif etmekten kaçının. Diğer her şeyi dışarıda bırakırsanız şiddetin tek açıklamasının bir önceki şiddet (öç) ve tek çözümün daha fazla şiddet (baskı/cezalandırma) olduğunu önermiş olursunuz. Bunun yerine şiddetin açıklaması olarak insanların gündelik yaşamlarında nasıl engellenmiş, hüsrana uğramış ve yoksun bırakılmış olduğunu gösterin.Yalnızca bir tarafın acılarına, korkularına, dertlerine münhasıran odaklanmaktan kaçının. Bu tarafları "kötüler" ve "kurbanlar" olarak böler ve "kötüler"i bastırıp cezalandırmayı bir çözüm olarak önerir. Bunun yerine haber değeri olduğunca bütün tarafların acılarına, korkularına ve dertlerine eşit davranın.
Bize yalnızca bir grup insana ne yapıldığını ve o insanlar için ne yapılabileceğini söyleyen "zavallı", "mahvolmuş", "harap olmuş", "savunmasız", "acıklı", "dokunaklı", "trajedi" gibi "kurbanlaştırıcı" bir dil kullanmaktan kaçının. Bu, insanları güçsüzleştirir ve değişim olanaklarını sınırlar.
Bunun yerine insanlara ne yapıldığına ve insanların ne yapabileceğine dair haber yapın. Yalnızca ne hissettiklerini sormayın, hayatlarını nasıl sürdürdüklerini ve ne düşündüklerini de sorun. Herhangi bir çözüm önerebiliyorlar mı?
Sözcüklerin anlamı
İnsanların başına geleni anlatmak için heyecanlandırıcı sözcükleri muğlak biçimde kullanmayın.- "Soykırım" kelime anlamı olarak bir halkın toptan silinmesi, bugünkü BM terminolojisinde yarım milyondan fazla insanı öldürmek demektir.
- "Trajedi" bir kimsenin hatasının ya da zayıflığının kendi felaketiyle sonuçlandığı, kökeni eski Yunan olan bir drama türüdür.
- "Katliam" silahsız ya da savunmasız olduğu bilinen insanların kasten öldürülmesidir. Emin miyiz? Yoksa bu insanlar bir savaşın içinde ölmüş olabilirler mi?
- "Terörist", "aşırılıkçı", "fanatik" ya da "köktenci" gibi kötücülleştirici etiketlerden kaçının.
Tek tarafa odaklanmak
- Yalnızca tek bir tarafın insan hakları ihlallerine, cürümlerine ve haksız eylemlerine münhasıran odaklanmayın. - Bir görüşü ya da iddiayı kanıtlanmış bir doğruymuş gibi göstermekten kaçının. (Doğu Timor'daki bir katliamın sorumlusu olduğu söylenen Eurico Guiterres...) Bunun yerine okurlarınıza kimin ne dediğini söyleyin. (BM yetkilisinin Doğu Timor'da katliam emrini vermekle suçladığı Eurico Guiterres...)
- Liderlerin imzaladığı, askeri zafer veya ateşkesle sonuçlanan, bir şekilde barış getiren belgeleri kutlamaktan kaçının. Toplumdaki kalkınmaya ve yapısal ihtiyaçlara işaret etmek, bir barış kültürü yaratmak için, anlaşmazlığı şiddetsiz bir şekilde ele alıp çözecek araçları güçlendirmek için neler yapıldığını sorun.
- "Bizim" tarafımızdaki liderlerin çözüm teklif etmesini veya önermesini beklemekten kaçının. Bunun yerine barış girişimlerini -nereden gelirlerse gelsin- alıp keşfedin. Barış yaklaşımlarını tarafların gerçekten işaret ettikleri konulara dair bildiklerinizle karşılaştırarak değerlendirin. Barış yaklaşımlarını mevcut kurulu konumlarla uyuşmuyor diye görmezden gelmeyin.
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe