
|
|
|
 |
|
|
Bu rallide ambulanslar yarışıyor
3. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi kapsamında yapılacak Ambulans Rallisi'ne yedisi yabancı 30 ekip katılacak. Bu yarışta sadece hız yeterli değil, hastaya müdahale becerisi de önemli
Ambulanslar olay yerine giderken ve hasta taşırken zamanla yarışıyor. Ancak 24-26 Ekim tarihleri arasında Ankara'da yapılacak Ambulans Rallisi'nde bu kez birbirleriyle yarışacaklar. 3. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi kapsamında düzenlenecek ralliye yedisi yabancı 30 ekip katılacak.
Yarış altı etaptan oluşuyor: Ambulans sürüş teknikleri, çoklu yaralanmada acil müdahale, ileri yaşam desteği, adres bulma ve hasta nakli, sedye ile hasta taşıma, alanda vakaya müdahale. Ekipler her etap için ayrı puanlamaya tabi tutulacak. Ankara'nın şehirlerarası otobüs terminali AŞTİ'deki bir yaralanma senaryosu ile Esenboğa Havaalanı'ndaki bir uçak kazası senaryosuna da müdahale edecekler.
Yarış öncesinde, ralliye katılacak ambulans ekiplerinden üçüyle üç ayrı şehirde görüştük. Onlardan meslek anılarını dinledik.
İzmir 112 Ambulans Ekibi
"Kadınlardan oluşan tek ekibiz"
Rukiye Gökgöl (Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri)
Geçen yılki rallide İzmir ekibi birinci olmuştu. Bu yılki hedefimiz yine birincilik. Yarışmacılar arasında sadece kadınlardan oluşan tek ekip biziz.
Hasta bize gelmiyor. Biz onun ayağına gidiyoruz. Her olay, her hasta farklı. Bu yüzden sağlık sektöründe en çok sevdiğim alan bu oldu.
"Şoför koltuğunda görenler şaşırıyor"
Mürvet Totuk (Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri)
Benim ambulansta iki işim var. Hem araç kullanmak hem de gerektiğinde hastaya müdahale etmek.
Ambulans kullanmak çok heyecan verici. Yolda beni görenler "Aa bayan ambulans şoförü" diye bana bakakalıyorlar.
"Her olaya hafiye gibi yaklaşıyoruz"
Ebru Solak (Doktor)
İşimizin içinde hem heyecan hem adrenalin var. Biz olaya hafiye gibi yaklaşıyoruz. Hem ortamı hem de olayı yaşayan kişiyi bir hafiye gibi değerlendiriyoruz. O yüzden tüm duyularımızın açık olması gerekiyor.
Urla'da seyir halindeyken önümüzde bir minibüs durdu. Şoför "Şimdi önümüzdeki araba aşağıya uçtu" dedi. Bir baktık araba aşağıda. İçinde anneyle kızı var. Kız yanına gittiğimizde "Ne çabuk geldiniz" diye şaşırdı. İkisini de hastaneye götürdük.
İstanbul 112 Ambulans Ekibi
"Onu yaşatacaksın' diye tehdit ediyorlar"
Tarık Balcı (Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri)
Son nöbetimde 33 yaşında kalbi duran bir hastaya gittik. Kalbi 40 dakika sonra yeniden attırmayı başardık. Hasta yakınıyla birbirimize sarılıp ağladık. Kimi zaman da hastaya müdahale ederken bıçak çekiyorlar, kafamıza silah dayayıp "Onu yaşatacaksın" diye tehdit ediyorlar.
Biri trafik kazası geçirmişti. Yüzü gözü kan içindeydi. Onu ambulansla hastaneye taşıdık. Hastaneye vardığımda kimlik bilgilerini alırken yaralının kuzenim olduğunu fark ettim.
Trafik kazalarında halkın yapacağı en iyi ilkyardım kazazedeleri kıpırdatmamak. Yanlış bir hareket insanları öldürüyor veya felç bırakıyor. Araçtan sıkışan bir hekim arkadaşımız "Ambulans gelene kadar beni araçtan çıkarmayın" demiş. Kaza şokunda diyerek onu karga tulumba çıkarmışlar. Ne yazık ki felç kaldı.
"Günde 500'den fazla vaka ihbarı geliyor"
Serap Avcı (Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri)
Günde 500'ün üzerinde vaka ihbarı geliyor. Bunlar aciliyet sırasına diziliyor. Pek çoğu sahte ihbar çıkıyor. Kimi de "Akşam ağır yedim, midem bulanıyor" diyip ambulans gelsin istiyor. Günde altı-yedi vakaya gidiyoruz. Bazen evde elektrik çarpan bir kişiye bazen trafik kazasında yaralananlara müdahale ediyoruz.
Kadın sürücüler daha insaflı. Bize daha sık yol veriyorlar.
En çok çocuk ve gençleri kaybettiğimizde etkileniyorum. Birini hayata döndürdüğümüzde yakınları bize melekmişiz gibi davranıyor, bize tapıyorlar.
"İnsanlar bize yol vermemeye başladı"
Mahmut Coşkun (Doktor)
Medyada çıkan, özel ambulanslar işadamları tarafından işe yetişmek için kiralanıyor haberlerinden sonra insanların güveni sarsıldı. Bize yol vermemeye başladılar. "Üç sağlık personeli de aracın önünde oturuyor, arkada hasta yok. Ama tepe lambaları açık, sirenleri çalıyor" diye düşünüp sinirleniyorlar. Halbuki biz o sırada hastaya ulaşmaya çalışıyoruz. Bazı arkadaşlarım benimle dalga geçiyor. "Kaça kiralanıyor bu ambulanslar? Yap bir kıyak. İşimiz var, bir yere yetişeceğiz" diye...
İnsanlar 112'yi arayıp panik halinde "Evimde kaza oldu çabuk gelin" diyor ve adresi vermeden kapatıyor telefonu. Bir ay içinde yeni bir sisteme geçiyoruz. Bizi arayan numaranın adresini öğreneceğiz. GPRS cihazı ile yerini göreceğiz. Bu, günde onlarca kez gelen sahte ihbarların önüne geçmemizi de sağlayacak.
"Geçen her saniye saatler gibi geliyor"
Şener Güler (Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri)
Ben ölen kişiden çok yakınlarına üzülüyorum. İnsanların en acı anlarına şahit oluyoruz. Yakınlarını kaybederken geçirdikleri her saniye onlara saat gibi geliyor. Bu yüzden olay yerine çok çabuk varsak bile "Çok geç kaldınız" diye bize tepki gösteriyorlar.
Ankara 112 Ambulans Ekibi
"Babam ambulansta kalp krizi geçirince 112'de çalışmaya başladım"
Fahri Arıca (Doktor)
Babam 2003'te, Salihli'den Manisa'ya giden bir 112 ambulansında kalp krizi geçirerek öldü. Bu olayın ardından 112 servisinde çalışmaya karar verdim.
Halkın temel düzeyde ilkyardım bilgisi bulunsa ambulans gelmeden pek çok kişinin hayatı kurtulur.
Ambulans rallilerinde yeni şeyler öğreniyoruz. Dünyanın diğer ülkelerinde hastalara nasıl müdahale edildiğini görüyoruz. Türkiye'de olmayan araçları, malzemeleri inceliyoruz.
|
|
|

|
|