|
 |
|
|
"Gündüzleri ev yemekleri geceleri kulüp havası"
Altı yıldır Nişantaşı'nda bulunan Niş isminin yanına "eaterie"yi ekleyerek sıcak atmosfer, hızlı servis, iyi yemek ve ambiyans vaat ediyor
MELİS ALPHAN
Nişantaşı mekanlarından biri olan Niş bu yıl yenilenerek İstanbul'u "eaterie" konseptiyle tanıştırıyor.
Yıllardır mekanı tek başına götüren Kaya Demirer bu yıl Niş'in işletmesini Salomanje'nin yaratıcısı Ayşegül İlsever'e bırakıyor. Kendisi de ortadan kaybolmuyor tabii.
Demirer ile İlsever iki yıldır TURYİD'in (Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği); kendi deyimleriyle "restoran ve gece kulüpleri derneği"nin yönetim kurulunda birlikte çalışıyordu. İlsever, Salomanje'de ortaklığı bittikten sonra yeni bir yer arayışına girdi. O sırada Demirer de Niş'i yeniliyordu: "'Neden olmasın?' dedik ve bir birlikteliğe soyunduk."
Mekanın sahibi Demirer özellikle Londra'da son dönemde moda olan "eaterie" konseptini şöyle açıklıyor: "Eaterie'nin açılımında sıcak atmosfer, hızlı, dinamik yemek ve servis var. 'Geçerken uğradık' mantığıyla gidilen yer var. İyi ambiyans ve iyi yemek bir arada yani..."
Yeni Niş Eaterie'de bir ev sıcaklığını yakalayabiliyorsunuz. Duvar kağıtlarının ve ahşap mobilyaların bundaki payı büyük. İki katlı mekanda 130 kişilik oturma yeri var; sabit oturma gruplarının yanında bir de uzun masa yer alıyor. Bar ise alt katta yer alıyor.
Niş'in bu yıla kadar restoran ve kulüp ağırlıklı bir yer olduğunu belirten Ayşegül İlsever, burayı gündüze de yönelik, rahat girilebilecek, her saate uygun yemeklerin bulunabildiği, insanların keyif yapabileceği bir yer haline getirdiklerini söylüyor.
Hem Demirer hem de İlsever yemekleri konusunda iddialı. Zaten mekanın sloganı da "Good Food & Mood" (İyi yemek ve ruh hali)... Demirer sloganlarını şöyle açıklıyor: "Hedefimiz müşterilere iyi yemek vermek, kaliteye göre makul fiyatla buradan ayrılmalarını ve iyi hissetmelerini sağlamak. Bu iyi ruh halini de müzikle yakalamaları mümkün olacak. Günün her saatinde DJ ile takviye edilen, hep bir müziğin ritmini hissettiğiniz, hareketli bir mekan yarattık. Akşamları, hava karardıktan sonra da Niş eski bar ve kulüp havasını kaybetmedi, bilakis bu özelliğini pekiştirerek yoluna devam ediyor."
Ev yapımı makarnalar
Gelelim yemeklere... Kendi yaptıkları ekmekler; ev yapımı fettucine, tagliatelle ve spagetti gibi makarna çeşitleri; pizzalar var. Tüm meyve suları taze sıkılmış. Bol aromalı çay seçeneği bulunuyor ve poşet çayın esamesi okunmuyor. Her güne özel günün çorbası, günün zeytinyağlısı ve günün yemeği çıkıyor. Özellikle bekar ve evinde yemek yapmayanlar buraya uğrayıp ev yemekleriyle karınlarını doyurabilir.
Demirer'e Niş Eaterie'nin bölgedeki diğer mekanlardan farkını sorduğumda şöyle yanıtlıyor: "Aslında Nişantaşı'nda, kolay gidilebilen, hızlı yemek yenilebilen, dinamik ve sıcak atmosferli mekan çok var. Biz Nişantaşı dinamiklerine uygun bir yer yapmak istedik. Ben altı yıldır Niş'i yaşatırken zaman içerisinde gördüm ki 'fine-dining' dediğimiz, beyaz masa örtülü restoran tarzı Nişantaşı'ndan yavaş yavaş uzaklaştı. Uzaklaşmasıyla beraber o tarz müşterinin de gece bölgeye bakış açısı değişti. O zaman biz de bölgedeki talebe karşılık ihtiyaca cevap verelim dedik."
Niş Eaterie'de içki hariç ortalama kişi başı fiyat gündüz 20-25, gece 40-50 YTL civarında.
Sürahide Çamlıca gazozlu kokteyl
Önceden akşamüzerleri caz müzik olduğu için akıllara biraz da caz bar gibi kazınan Niş'in hayatından caz bütünüyle de çıkmıyor aslında. Salı ve cuma akşamları 22.00'den sonra yapılacak Can Hatipoğlu'nun DJ performansına saksofon, perküsyon ve çello gibi caz enstrümanları da katkıda bulunacak. Öğle saatlerinde gelen DJ'in çaldığı şarkıların klipleri de mekandaki ekranlarda dönecek.
Demirer, Can Hatipoğlu'nun performansını tekila markası Olmeca ile yapmayı planladıklarını söylüyor: "Bunun için o günlere özel içkiler hazırlıyoruz; Olmeca Satsuma ve Olmeca Çamlıca gazozu..."
Niş'te bilinen kokteyllerin de hepsi var. Burada bir fark yaratılmış; kokteylleri isterseniz bardakta isterseniz değişik boy sürahilerde paylaşmak üzere alabiliyorsunuz.
|
|
|

|