TÜSİAD: YÜKSEK BÜYÜME, İSTİHDAM VE DEZENFLASYON DEVAM ETTİRİLİRSE...
Enflasyon hedefinde biraz gecikme çok önemli değil
TÜSİAD'ın Başbakan Erdoğan'a sunduğu raporda, maliye politikasında sıkılaştırmaya devam önerilirken, para politikasında, "Bütçe disiplini ve dezenflasyon patikası veri iken, gevşetilme imkânları dikkate alınmalıdır" denildi
EKONOMİ SERVİSİ
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD), Başbakan Erdoğan'a sunduğu raporda, makroekonomik istikrarın sağlanması sayesinde enflasyonla mücadeleyi devam ettirebilmenin, geçmiş dönemde olduğu gibi gelecek dönemde de birbirini destekleyecek bir süreç olduğu konusunda bazı çekinceler bulunduğu, ancak esas önemli olanın, dezenflasyon sürecinin devam etmesi olduğu kaydedildi. Belgede, "yüzde 4 enflasyon hedefine planlanan tarihten biraz daha geç ulaşılmasının, yüksek büyümenin, istihdam yaratmanın ve dezenflasyon sürecinin devam ettirilmesi halinde çok önemli olmadığı" belirtildi.
İstanbul'da, Başbakan Erdoğan'la görüşen, dernek başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, Başbakan'a "Ekonomik Görünüm ve Politikalar" başlıklı bir belge sundu. Belgede, ekonominin görünümü, izlenen politikalar, ekonomi politikasında ihtiyaç duyulan değişiklikler ve yapılması gereken reformlara yer verildi.
'Para politikası gevşetilebilir'
Belgenin başında, Türkiye ekonomisinde 2001 yılından bu yana meydana gelen yapı değişikliğinin, uygulanmakta olan ekonomik programın da uluslararası piyasalardaki gelişmelere ve günümüzün koşullarına göre yeniden ele alınmasını gerektirdiği vurgulandı.Türk lirasında değerlenmeye dayalı bir dezenflasyon politikasının sürdürülebilirliğinin dikkatlice gözden geçirilmesi gerektiği kaydedilen belgede, şöyle denildi:
"Makroekonomik istikrarın sağlanması sayesinde enflasyonla mücadeleyi devam ettirebilmenin, geçmiş dönemde olduğu gibi gelecek dönemde de birbirini destekleyecek bir süreç olduğu konusunda bazı çekinceler mevcuttur. Eğer, literatürde eşik enflasyon olarak adlandırılan enflasyon seviyesinin altına gelinmişse, muhtemelen büyüme ile enflasyon arasında bir politika tercihi yapılması gerekecektir.
Bu durumda, enflasyonla mücadele ederken Türkiye büyümesini daha yukarı çekmekte zorlanacak ya da yüksek büyüme hızlarını devam ettirebilmek için muhtemelen enflasyon hedeflerine varış tarihini biraz ötelemek zorunda kalacaktır. Ancak, esas önemli olan, dezenflasyon sürecinin devam etmesidir. Yüzde 4 enflasyon hedefine planlanan tarihten biraz daha geç ulaşılması, yüksek büyümenin, istihdam yaratmanın ve dezenflasyon sürecinin devam ettirilmesi halinde, çok önemli değildir."
"Maliye politikası tekrar sıkılaştırılmalı" denilen belgede para politikasıyla ilgili olarak şu tespit yer aldı:
"Verimlilik artışları ile özel sektörün makine ve teçhizat yatırımları arasındaki ilişki dikkate alındığında, faiz oranlarının yatırım ortamı için elverişli seviyelerde olması önem kazanmaktadır. Bu çerçevede, para politikasının, bütçe disiplini ve dezenflasyon patikası veri iken, gevşetilme imkânları dikkate alınmalıdır."
'Çıpa belirsizliği var'
Belgede, "Türkiye ekonomisinin 2002-2005 döneminde sergilediği performansta önemli rol oynayan IMF ve AB çıpalarının gelecekte oynayacağı rol konusunda büyük bir belirsizlik mevcuttur. Bu belirsizlik, dünya piyasalarındaki huzursuzluk dikkate alındığında, yatırımcıların gözünde Türkiye için ilave risk faktörü oluşturacaktır. Bu risk faktörünü azaltmanın yolu da, IMF ve AB çapalarının etkisiyle yapılacak olan reformların gerçekleştirilebilir olmasıdır. Bu nedenle, yapısal reform sürecinin hızlandırılması ve kapsamının genişletilmesi, IMF ve AB çıpalarının etkisinin azalması karşısında hayati önem taşımaktadır" tespitinde bulunuldu.'Engellere karşı buldozer operasyonu'
Yeni bir reform atağı başlatılması gerektiği vurgulanan TÜSİAD belgesinde öncelikli reformlar şöyle sıralandı:
1. AB üyelik sürecinde müktesebat uyumu hızlandırılmalı.
2. IMF ile ilişkilerin nasıl devam ettirileceği kamuoyuna açıklanmalı.
3. Güvenilir, güncel verilere erişim sorunu çözülmeli.
4. Reel faiz oranları aşırı yüksek. Düşüş süreci, beklenti ve kurumsal itibar yönetimi ile desteklenmeli.
5. Değerlenen TL'ye dayalı bir dezenflasyon politikasının sürdürülebilirliği değerlendirilmeli.
6. Mali disiplin yeniden sağlanmalı, maliye politikası sıkılaştırılmalı.
7. Kayıtdışı ile etkin bir mücadele için eldeki tüm araçlar seferber edilmeli.
8. Özelleştirmeler hızla tamamlanmalı, gelirleri borcu azaltmakta kullanılmalı.
9. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, geri adım atılmadan, TBMM'de yeniden ele alınmalı.
10. Vergi sistemi basit ve adil olmalı. Vergi tabana yayılmalı ve oranlar düşmeli.
11. Finansal sektörden alınan vergiler aşağı çekilmeli.
12. Global piyasalardaki muhtemel gelişmeler karşısında finansal piyasalarda gözetim ve denetim etkinliği artırılmalı.
13. Tarımda müdahale bitmeli, dünya ortalamalarının üzerinde fiyat önlenmeli.
14. Düzenleyici, denetleyici kurumlarda bağımsızlık, şeffaflık garanti altına alınmalı, yönetim istikrarı korunmalı.
15. Başta enerji, ulaştırma ve telekom olmak üzere, liberalizasyon hızlanmalı.
16. Enerji arz açığı tehlikesi karşısında, piyasa mekanizmalarının etkin işleyişini sağlayacak düzenlemelere gidilmeli.
17. Enerji Sektörü Strateji ve Koordinasyon çalışma grubu yasal bir çerçeveye kavuşturulmalı.
18. Ücret dışı işgücü maliyetini yükselten vergi ve primler hafifletilmeli; zorunlu istihdam ve esnek çalışmayla ilgili yasal düzenlemeler, sosyal sigorta, sağlık, işsizlik prim oranları ile kıdem tazminatı sistemi gözden geçirilmeli.
19. Buldozer tipi bir operasyon ile yatırımların ve üretimin önündeki idari ve teknik engeller temizlenmeli.
20. Rekabet koşullarını bozmayacak bir devlet yardımları sistemi oluşturulmalı.
21. Türk Ticaret Kanunu bir an önce yasalaşmalı.

Cafe