Koştular, coştular
Fenerbahçe yönetimi Kezman'ı vitrinde tutmak adına onun pazar değerini korumak isteyebilir. Ama lig maratonunda santrfor forması Semih'in hakkıdırFenerbahçe bu sezon ligdeki en göz alıcı ve formasına layık futbolu sergiliyordu evinde...
Konya'nın açık oyunu tercih edip Fener'in defansı üstüne düzenli atak ve pozisyonlarla sürekli yüklenmesi, futbolun karşılıklı olarak güzelleşip, seyirciyi mutlu etmesini de sağlıyordu Kadıköy'de... Önce sarı-lacivertli kadronun aylardır merak edilen santrfor kim olmalı konusunu bir irdeleyelim. Evet, Semih'in Kezman'dan daha iyi bir uç oyuncu olup olmadığını tartışacak mıyız halen? Attığı goldeki avanta pozisyonu bir kenara koyalım. Ya Alex'e kestiği ara pasındaki zamanla bilinci... İşte o andaki, o hassas noktadaki davranış zenginliği, Alex'in boş kaleye yuvarladığı gol idi maçtaki Fenerbahçe'yi üç puanla buluşturan ve farka götüren kırılma noktası... Demek istediğim odur ki, Fenerbahçe yönetimi Kezman'ı vitrinde tutmak adına onun pazar değerini korumak isteyebilir. Ama Türkiye içindeki lig maratonunda santrfor forması Semih'in hakkıdır. Ve Fenerbahçe, içinden yetişen bu öz futbolcusuna hakkını artık teslim etmelidir. Ayrıca Semih'in orta alanlarda özellikle sağ kulvardaki kanat çıkışlarında da ortaya koyduğu renkli görüntüler, bu oyuncunun önünün kesilmemesini gerektirir.
Tabii Alex'in büyük ve anlamlı futbol düşünceleri her zaman olduğu gibi dün gece de oynanan futbolun gözlere hoş gelen süsleriyle doluydu. Carlos'un oyun disiplini, Gökhan'ın, Yasin'in düz ama insanın içine emniyet veren oyun tavırları da sarı-lacivertli formanın geleceği adına sevindirici.
Deniz'in hem hücum, hem savunma adına tempolu bir grafikle yükselmesi, Fenerbahçe'nin önemli kozlarından biri olarak yücelmekte... Vederson'un attığı şık golün yanında ortaya koyduğu futbol anlayışı da her hafta zirveye doğru tırmanmakta... Onun bu olumlu yükselişi, pas yüzdelerini artırdığı gibi sol kanattaki hücum çıkışlarına da sağlıklar getiriyor. Aurelio sarı-lacivertli ekibin nazar boncuğu sanki... Hiç hatasız olarak sürdürdüğü futboluyla kendi formasından ötede Türkiye'nin sevgisini taşıyor içinde sanki...
Volkan ise hem milli formada, hem de kendi kalesinde dikkatli-sade ve çok da titiz kurtarışlarıyla 'yepyeni bir Volkan' tiplemesini yaratıyor sanki...
Özetle Fenerbahçe, Washington'un erken golünden sonra çok koştu ve sayı tabelasında da coştu. Bakalım hafta içindeki çok önemli PSV oyununda da bu futbolun benzerini seyredebilecek miyiz?..
esenay@milliyet.com.tr

Cafe