Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Ekim 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Terör ve referandum

Görüş / Engin Önen

BU köşede, gazetemizin yapısı gereği genellikle yerel içerikli konulara yönelik yorumlar yapıyoruz. Ama bazen, öyle konular olur ki, geneldir ama aynı zamanda yereldir. Bu nitelikte iki önemli olayı ard arda yaşadık. Terör ve referandum.
Terörün yükselişi ve verilen kayıpların artışı, doğal olarak, toplumda bir öfke kabarmasına yol açıyor. Bu öfkeyi engellemek mümkün değil, bir arada yaşama kültürümüze yara açmayacak şekilde yönetmek önem kazanıyor.
Terörün neden olduğu can kayıpları arttıkça, toplumumuzda sınır ötesi operasyon beklentisi artıyor. Bu da son derece normal. Ancak, kamuoyunda, ordunun Kuzey Irak’a girişiyle terörün kökünün kazınacağı umudu, büyük bir hayal kırıklığı potansiyelini de içinde barındırmaktadır.
Çünkü terör, Kuzey Irak’tan güç almaktadır, ama kaynağı içimizdedir.
Bu koşullarda tartışmak kolay değil. Ancak, unutmamak gerekir ki, acı arttıkça, akıl geriler.
* * *
GÜNDEMİMİZDEKİ diğer önemli bir konu da referandum idi. Aslına bakarsanız, referandum, toplumun gündeminde önemli bir yer tutmuyordu. Nitekim son günlere kadar, seçmenlerin birçoğunun referandumdan haberdar olmadığına tanık olduk, hatta son iki gün sürekli anons edilen para cezası uygulaması tehdidi olmasa, belki de katılım daha da düşük kalacaktı.
Bu referandum, bu güne kadar yapılanlar arasında en düşük katılımlı olanı oldu.
Daha üç ay önce sandık başına giden seçmenlerden milyonlarcası, bu defa oy vermekten uzak durdu.
Teknik ve etik bakımdan çok sorunlu bir seçim niteliği taşıyan bu referanduma katılımın çok düşük kalmasında, anlamsızlaşması etkili oldu. Çünkü bu referandum kararı, 367 krizi ile başlayan Cumhurbaşkanlığı seçememe durumundan kaynaklanmıştı. Ancak, 22 Temmuz seçimlerinde seçmen tepkisini göstermişti ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte, bu referandum anlamını yitirmiş oldu.
Üstelik yeni bir anayasa taslağı üzerinde tartışmaların başladığı bir dönemde, böyle bir referandum ne kadar anlamlı olabilir ki?
Nitekim, üç ay önce, AKP’ye oy veren milyonlarca kişinin, ya sandığa gitmediği ya da ''evet'' oyu vermediği anlaşılıyor.
Referandum, halkın iradesini yansıtan demokratik bir araçtır. Ama çok hoyrat bir şekilde kullanılmaması gerekir.
Referandumu, siyasi bir mücadele aracı olarak kullanan AKP, bunu egemenliği halkla paylaşmak anlamında haklılaştırmaya çalışıyor.
Peki, ''Milletvekili ve belediye başkan adaylarının belirlenme yönteminin nasıl olması gerektiğini'' halka sormaya ne dersiniz?

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Sokak kötü durumda ama ilgilenen yok
Terör ve referandum
Operasyon tek başına yeterli değil
Altay yarışa yeni başlıyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet